Yaratıcı Yazarlık

Yaratıcı Yazarlık

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

2022 Çukurova Kitap Fuarı’nda “Yaratıcı Yazarlık” konusunu işlemiştim. Yaratıcı ne demek? Yoktan var etmek mi, vardan yok etmek mi? İkisi de değil. Bir fenci şöyle diyor: “Hiçbir madde yoktan var olmaz, vardan yok olmaz.” Peki biz yaratıcı yazarlığı nereden var edeceğiz? Bilinen şeylerden bilinmeyen şeyler oldu ilkesinden giderek bilenen verileri kullanarak bilinmeyen şeyleri bulacağız!

Alman şairi Goethe, “Seksen yıl okudum, okumayı öğrenemedim” diyor. O ki, metinleri tümce tümce okuyan bir şair, yazar. Ne demek istiyor Goethe? Okumak, yalnızca yazılan metinleri seslendirmek değildir. Anlamak, anlatmak, yorumlamak kavramlarını da içerir. Sonra, okunan sözcüklerin, tümcelerin değişim (mecaz), çağrışım anlamları da gelir…

Anlamak, anlatmak, yorumlamak öyle düz, basit şeyler değildir. Enine, boyuna, derinliğine, yüksekliğine (…) başarı ivmesi göstermek gerekir. Tümcelerin, sözcelerin gerçek anlamının dışında yeni anlamlar üstlenmesi de bilinmelidir… Yine de bu bu savlarla okumanın nitemini söyleyemez yeterince…

Çok sözcük bilmek yazma işleminin başında gelir. Deniyor ki, on bin sözcük bilmek en azından. Yaşar Kemal’in, yazılarında otuz bin sözcük kullandığını söyleniyor!… Evet çok sözcük bilmek başarının gizlerinden biridir.

Yazmaya yeni başlayanlar için şunları önerebilirim. Okumak! Çok okumak. Bin okumak, anlamak, bir yazmak… Yazılan metni dönüp dönüp okumak düzeltmek başta gelir. Oldu kararını verdiğinizde, olmadı payının var olduğunu düşünmek gerek! Başarıya götürecek etmenlerdir bunlar.

Konu seçmek? Öyle zor şeyler değildir. Evinizde kediniz varsa kediyi anlatabilirsiniz. Köpeğiniz varsa köpeği, kümesiniz varsa tavuğu… Çiçekleriniz varsa çiçekleri… Bahçeniz varsa bahçeyi. Yemek yapıyorsanız yemeği. Biriyle konuşuyorsanız konuşmayı. Geziye çıkmışsanız gezmeyi. Bir gündüzü, bir geceyi, bir düğünü bir eğlenceyi. Ekin biçmeyi, tarla dövmeyi, fide dikmeyi, domates toplamayı, okuduğunuz bir metni; telefonla konuşmayı (…) yazabilirsiniz.

Seçtiğiniz bir yazarı, ya da birkaç yazarı kendinize örnek alınız. Ben Karacaoğlan’ı almıştım. Onu taklit eden, ona öykünen yüzlerce şiir(!) yazmıştım. Hiç biri şiir değildi, hepsini attım. Kendime yön buldum. Böyle başladım şiire, yazıya… Yazacağınız şeyler en iyi bildiğiniz şeyler olmalı. Çünkü en bildiğiniz şeyler en iyi anlatacağınız şeylerdir. Kolaydan zora, yakından uzağa yöntemler kullanılmalı. Günlük tutulmalı. İlginç, ilgi çekici şeyler yazılmalı… Daha sonra bunları seçtiğiniz yazın türlerinde kullanabilirsiniz… Yazmada zaman da önemli, hangi zamanda yoğunlaşıyorsanız, o zaman not alınız, yazınız…

21 Mayıs 2022, Adana

*****

Read Previous

“Herşeye Rağmen” Resim Sergisi Açıldı.

Read Next

“Koza Lif” Sergisi Açılıyor

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: