Irk Ayrımıyla Mücadele

Irk Ayrımıyla Mücadele

Esra Bayraktaroğlu İskender Yazdı

21 Mart Irkçılıkla Mücadele günüdür.

İnsan onurunun korunmasında dönüm noktasını oluşturan ırk ayrımı ile mücadele gününün bugün önemini daha da anlayarak ilerliyoruz. Hukukun üstünlüğüne inanılan, temel ve hak ve özgürlüklere saygı duyulan, insan hakları ihlallerinin hiçbir şekilde yaşanmadığı, kimsenin ötekileştirilmediği, herkesin saygı sınırlarını bildiği bir dünya özlemiyle, ırk ayrımı ile mücadele günümüz kutlu olsun.

İnsan hakları ve ırk ayrımı ile mücadele, modernliğin, evrenselliğin, adaletin ve felsefenin en yüksek noktasıdır. Dünyamızda ırk ayrımı sebebiyle yaşanan birçok yıkıcı savaştan sonra 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Beyannamesi, insan onurunu hak ve hürriyetlerini korumak, hukukun üstünlüğünü kabul etmek ve herkesin eşit haklara sahip olduğunu bilmemiz, hatırlamamız ve uygulamamız için vardır. Şüphe yoktur ki bir insanın yaşama hakkı, diğerlerinin yaşama hakkına saygı göstermek görevi ile başlar.

Kişi çevresinde olup bitenle ilgili olduğu kadar, toplumsal gelişmelere ve olaylara duyarlı ve bilinçli olmalıdır. Çünkü kendi hak ve özgürlüklerinin farkında ve bilincinde olmayan insan nasıl bir düzen sorumluluk ve özgürlük içerisinde yaşayacağını bilemez. Çağa tanıklık ederken, savaş, terör ve şiddeti görürken, kişinin üzerine düşen görev, insan hakları çerçevesinde davranış ve yaklaşımlar göstermesidir. Bu yaklaşımların, genç, yaşlı, siyah, beyaz demeden dünya üzerinde yaşayan her ırk ve insan için geçerli olmak üzere birey, kurum, yöneticiler ve toplum tarafından uygulanması, insan hak ve özgürlüklerinin temel felsefesidir.

Ünlü Matematikçi ve Felsefeci Bertrand Rusell, herhangi bir konuyu incelerken, gerçeklerin ne olduğunu sorgulamayı, inanmak istediklerimizi değil, toplumun yararına olabilecek mutlak gerçeklere odaklanmamız gerektiğini söyler. Russell, hoşgörünün insan iletişimindeki önemini belirtirken de bireysel farklılığımıza işaret ediyor. Yani, hiçbir birey, tamamen diğerleri gibi düşünemez ve davranamaz. Ancak bu bireyin haklı olduğunu göstermez. Bu durum da İnsan Hakları Beyannamesi’ndeki ifade özgürlüğü maddesi devreye girer.

Tarihte insan hakları ve ırkçılık konusunda mücadele veren önemli liderlerin birkaçından bahsetmek gerekirse, Mahatma Gandhi akla ilk gelen isimlerdendir. Sömürgecilik, haksızlık ve yolsuzluk gibi birçok olumsuz düşünceye karşı başlattığı direnişiyle sevgi, saygı ve özgürlüğün değerini, şiddet göstermeden tüm dünyaya göstermeyi amaç edinen bir liderdir. “Benim mesajım yaşamımdır” diye nitelendirdiği hayatında birçok mücadele veren Gandhi, en büyük mücadelesini ırkçılığa karşı vermiştir.

Öte yandan, Amerika da yurttaş hakları lideri olarak kabul edilen ve ırkçılık karşıtlığının sembol isimlerinden olan Martin Luther King, dünya genelinde şiddet karşıtı, ırksal eşitlik görüşleri ve bu konuda yapmış olduğu mücadeleleri ile bilinmektedir “Bir hayalim var” isimli konuşması ile insan haklarının önemini vurgulamış ve söylediği sözler, slogan haline gelmiştir. 1964 yılında Nobel Barış Ödülü’nü alan Martin Luther King, insan haklarının gelişimine ve ırkçılığın yok edilmesi gerektiğine dair düşünceleriyle dünyaya öncülük etmiştir.

Ne kadar şanslı bir ulusuz ki, İnsan Hakları Beyannamesi‘nden, çok önce, ulu önderimiz Atatürk “Yurtta sulh Cihanda sulh” diyerek barışın özgürlüğün ve eşitliğin her şeyden önemli olduğunu vurgulamış ve medeniyete ışık tutmuştur. Atatürk’ün insanlık idealinde, özgürlük, bağımsızlık ve insan haklarına saygı ön planda gelir. Onun özgürlük ve bağımsızlık tutkusu, bencil değil ulusaldır. Hatta evrenseldir. Birey ve toplum olarak, toplumsal olaylara yaklaşımınızın, insan hakları bilinci ve farkındalığı ile olması çok önemlidir.

Temel felsefe olarak, insan haklarını ön planda tutan davranışlar, gelecek nesillere örnek oluşturacak, ayrıca düzen ve beraberlik içinde gelişmemize ve daha iyi bir dünyada yaşamamıza olanak sağlayacaktır.

Değerli sanatçımız Esmeray, yıllar önce yapmış olduğu şarkı ile bu gün ve gelecekte de önemini yitirmeyecek olan bu konuya dikkat çekmiş. Bu şarkı ile ırk ayrımı gününün önemini bir kere de hatırlamak amacıyla…

Barış ve mutlu bir geleceğe.

*****

Read Previous

“Mehmet Akif: Vatan Bizim Fikir Bizim”

Read Next

Nevruz ve Gelenekler

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: