Dünya Yunus Günü

Dünya Yunus Günü

Esra Bayraktaroğlu İskender Yazdı

14 Nisan Dünya Yunus Günü kutlu olsun.

Denizlerimizin en sevimli ve akıllı canlılarından olan yunuslar, nesli tükenme gerçeğiyle karşı karşıya. 2011 yılında yapılan The Cove isimli belgesel, Japonya nın Taiji kasabasında yapılan kanlı katliamı gün yüzüne çıkararak bu korkunç olayı belgeledi. Japon balıkçılar yılda 23 bin yunusu eti için katlediyordu. Asıl amaçları da dünyanın dört bir yanında gösteri amaçlı yapılan yunus şovlar için bu güzel hayvanları büyük paralara satmaktı. Çok ses getiren bu belgesel sonucunda yunus şovlarına karşı büyük tepkiler doğarak, insanlarda farkındalık yarattı.

Yunusların yakalanarak, şovlarda eğlence amaçlı kullanılması Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası Bern sözleşmesi gereğince yasaktır. Anayasamızın 90. Maddesine göre taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olmasına karşın, Türkiye Avrupa ülkelerinin aksine yunus gösterilerinin hızla arttığı ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Türkiye bu gerekçelerle daha önce WDCS (Whale and Dolphin Conservation Society) tarafından Avrupa Konseyi’ne şikâyet edilmiş ve Avrupa Konseyi tarafından izlemeye alınmıştır. Kısa bir süre önce, sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan ikinci şikâyet üzerine, Avrupa Konseyi’nin Türkiye’ye yaptırım uygulama karaı almıştır. Bilimsel olarak henüz kabul edilmemiş yunus terapisi adı altında verilen onlarca para hem ailelerin hem yunusların aslında zarara uğradığı bir platform olup çıkıyor.  Yunusların ve insanların sömürüsü bu noktada birleşiyor.

Yunusların yakalanmasıyla başlayan süreç çok iç acıtıcı. Bir yunusun yakalanması bile, tüm sürünün yaşam stratejisini bozup ölümüne neden olabiliyor. Yakalanan yunuslar, tankerlerin, kamyonların içinde günlerce gümrüklerde bekletiliyor. Sağ kalabilenler havuzlara konuyor ve doğada asla yemeyecekleri ölü balıklarla beslenmeye çalışıyorlar. Buna direnen yunuslar önce aç kalıyor ya da kusup hastalanıyorlar. Kendi mutlu doğalarından insan eli ile uzaklaştırılan yunuslar, dayakla eğitimden sonra gösterilere çıkıp yüksek ses ve müzikten dolayı yaşam kaliteleri düşmüş bir şekilde yaşamaya çalışıyorlar. Havuzda kendi sonar sistemlerinin yankısından delirmemek için sonar sistemlerini kapatıyor ve körleşmeyi tercih ediyorlar. Tüm bunlardan sağ çıkarlarsa, ilaçlarla yaşıyor ve sonunda intihar ediyorlar. Doğada 40-45 yıl yaşayan bu güzel canlılar, insanların eğlencesi için yaşam sürelerini 4-5 yıla kadar düşürebiliyorlar.

Bu kadar acımasız olan insanoğluna, doğadaki canlılara saygı duymak, yaşam haklarına izin vermek ve empati yapmak fazla mı geliyor? Tüm bunları bilerek sırf kısa süreli bir zevk ve bir fotograf karesi almak için yunus parklarına gitmeye değer mi?

1970’lerde çekilen Flipper isimli yunusun maceralarını seyreden ve akıllı davranışlarıyla insanlarda büyük etki yaratan dizinin sıkı takipçisi olarak büyüyen bizim kuşağımızın, kendi çocuklarını da yunus sempatizanı olarak büyüttüklerini düşünmek istiyorum.

Doğal hayatı Koruma Vakfı WWF, Dünya Yunus Günün de, herkesi bir yunus evlat edinmek için çağrıda bulunuyor. Sizin de bu anlamlı paylaşıma katılmayı isteyeceğinizi düşünerek, aşağıya linki bırakıyorum.

Denizlerimizin bu sevimli, mutlu ve akıllı canlılarına yaşam haklarını elinden almadan, hayatı paylaşmak hiç de zor olmasa gerek.

*****

Read Previous

“Bab-ı Ali Ressamı” Cevat Şakir Bodrum Deniz Müzesi’nde Anılacak

Read Next

14 Nisan 2021 Çarşamba İftarda Ne Yemeli

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: