Terazinin Doğruluğu

Terazinin Doğruluğu

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Teraziyi bilmeyen yoktur. Ağırlık ölçer. Terazinin doğruluğu herkesçe önemlidir. Her alanda geçerlidir doğruluk. Ne iş yapılırsa yapılsın terazi gibi doğru olunmalıdır. Yanlışlık yapılırsa insanlar arası ilişkiler bozulur.

Her insan doğruluktan şaşmamalıdır.

Biz ailemizden, öğretmenlerimizden, devletimizden böyle öğrendik. Hiç kimsenin canına, malına göz dikilmeyecek… Bir şey bulmuşsanız, sahibini bulup vereceksiniz. Kendi malınızı, halkın malını, devletin malını koruyacaksınız.

İlkokul kitaplarımızda böyle bir konu vardı. “Ortak mallarımız” diye. Köy yolu, köy camisi, köy çeşmesi, elektrik direkleri, telefon telleri, köprüler, caddeler, sokaklar, okul binaları… Ve daha sayılamayacak kadar ortak mallarımız var. Hep birlikte korumalıyız.

Yediğimiz ekmek, içtiğimiz, su, yürüdüğümüz yol, verdiğimiz emek, kazandığımız değerler… Bizim yaşantımızın vazgeçilmez bir parçasıdır…

Çok konu var, işlenecek söylenecek… Ama başta ekmek gelir. Daha önceleri de bu konuda yazılar yazmıştım… Tarladan sofraya gelene kadar gıdanın serüvenini herkes bilmeli…

Ekmek ekmek diye bağıranlara batılı bir kraliçe ekmek yoksa pasta yesinler demiş. Oysa pasta da ekmekten yapılıyor… Böylesine yaşantımızı etkileyen ekmek bakınız nasıl israf ediliyor?

Yürüyorum sokaklarda, yollarda tellere, çitlere asılmış ekmek artıkları, çöp kutularına atılmış bayat ekmekler bana bakıyorlar. Basından okuyor, duyuyoruz, tonlarca ekmek çöpe atılmış…

Bizim geleneğimizde ekmek çöpe atılmaz, tele, çite asılmaz, alır, öper alnımıza koruz… Bayatlarsa, bir tavaya kor ısıtır yeriz. Çorbaya, ayrana, süte doğrar, pekmeze batırır, yemeğe banarız. Ekmek çorbası yapar yeriz…

Ekmeği nemli bırakmayız; küflenir. İyi pişirir, iyi kurutursanız ekmek ziyan olmaz. Ekmek bu duruma gelmişse evdeki hayvanlarımıza şölen doğmuştur…

Ekmek 175 kuruş olmuş. Ekmeğin, böylesine israf edilmesi, böylesine çöpe gitmesi aklıma gelince; ekmek 10 lira mı, 20 lira mı, 50 lira mı? Olmalı demedim değil. Ekmek bu kadar hoyratça kullanılamaz, harcanamaz. Bir gün cezasını hep birlikte çekeceğiz?!

Beş ekmek aldım, 20 lira verdim,125 kuruş verdi. 15/20 adım yürüdükten sonra aklıma geldi, 20 liranın üstünün tam verilmediği. Döndüm, durumu anlattım ekmekçiye. Kimsin sen? Buradan mı aldın ekmeği (…) demeye başladı. Yanındaki genç satıcı buradan aldığımı söyledi. Kameraya bakalım dedi. Baktık. 20 lira verdiğim açık seçik elinde, kasada görülüyor… Evirdi çevirdi üç-beş kez daha baktı. Sabrım taştı. Beni niye bekletiyorsun, her şey ortada, versene paramın kalan üstünü dedim. Getirip verdi.

05 Temmuz 2021, Çamlıyayla

*****

Read Previous

Duyu Organlarıyla Nefes Alma Sanatı

Read Next

Ünlü Amerikalı Sanatçı Della Miles Adana’da

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: