MERSİN’DE 10 KASIM RESİM SERGİSİ

MERSİN’DE 10 KASIM RESİM SERGİSİ

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Ülkenin değişik illerinden gelen ressamlar 11 Kasım günü Mersin Kongre Merkezi’nde 10 Kasım konulu resimlerini sergilediler. Büyük ilgi gördü.

Mersinli Ressam Seval Meray kapıda karşıladı bizi. Hal hatır soruştuk, çay ikram ettiler.

Sergide 70/80 kadar tablo vardı. Üç dört kez tabloların önünde durdum… Çoğunlukla sıcak renk egemendi.

Seval Meray bir Atatürk ressamı. Bakınız Kocatepe’de Atatürk fotoğrafı nasıl yorumlanmış. Fonda dağlar sıra sıra, Kocatepe yüksek, Afyon Ovası’na yönelmiş, eli çenesinde düşünüyor Atatürk… Düşmanı kovmanın planları geçiyor kafasından… Atlayacak Afyon Ovası’na. Kovulacak düşman.

Kovuluyor.

Başka bir fotoğrafta Atatürk oturmuş koltukta, ileriye bakıyor, dolaşıyor düşünceleri dünyayı, halkı nasıl götürmeli aydınlığa? Buluyor umarını!

Devrimler yapıyor…

Bir fotoğraf daha, yüzüyor Atatürk denizde, kucaklıyor sular onu… İncitmeden dalgalar…

Halk adamı Atatürk.. Al bir ata binmiş geliyor… görevinizi iyi yapın, ben yanınızdayım, içinizdeyim ölmedim diyor…

Atası’na koşuyor bütün insanlar;

Anıkkabir’de…

Mehtap Kodaman’la karşılaşıyoruz. Trakya Üniversitesi’nden gelmiş, halkbilime meraklı biri… Dikdörtgen bir tablosu önünde durduk. Mavinin, sarının tonları düzlem üstünde. Çarpının kesiştiği yerde kahve tonlarında çene ağız gibi bir biçimleme yer alıyor. Alt kenar açısında bir portre, çok düşünceli… altında mavi zemin üstünde koşan insanlar, toplu iğne başlı çizgiler… Yarı grafike edilmiş …

Yine Trakya’dan gelen bir ressam mavi yeşilimsi çizgilerle oluşturulmuş bir tablo, Ferhat İşlek kucaklıyor, beğeniyor tabloyu… “İyi bir kitap kapağı olur” diyor…

Bakınız dört tekerli, çift atlı bir araba, saltanat arabası mı ne? Kimler bindi, kimler geçti?… Sıcak soğuk renkler ve çizgiler ustalıkla kullanılmış.

Dağların önünde bir köy, köyün önünde çoban; sudan geçirilen koyunlar; keçe üstüne yapılmış motifler, ilginç bir kapı ve tokmağı, yılkı atları koşuyor… Devinimli ve canlı yaşlı, genç bayan, çocuk, yontu portreleri ve yan yana üç köylü resimleri…

El işleri de var. Hani derler ya “Göz nuru el emeği” işte öyle. Ak, kahve, pempe renkli orlonla örülmüş, çarşaf mı, halı mı, sergi mi, örtü mü desem, bilmem; güzel bir tablo olmuş…

Balıkesir-Eko Sanat Evi’nden Ekrem Ünal getirmiş el sanatları ürünlerini, ibrik, sürahi, oyuncak türleri, ahşap kesimler, biblolar…

Vakit geçmiş epeyce, dönüyorum Adana’ya

*****

About M.Demirel Babacanoglu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.