HACI BAYRAM VELİ USTAMIZ

HACI BAYRAM VELİ USTAMIZ

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Eşim’le 21 Aralık 2018 günü Ankara/Ulus’ta Hacı Bayram Veli Ustamız Camisini ziyarete gittik. Böğründe türbesi yer alıyor. Dört bir yandan gelmiş sevenler namaz kılıyor, dua ediyor. Yemen çocukları için bağış topluyorlar, kermes düzenliyorlar… Bir kitabımı hediye ettim kermese. İnsanlar şeker, lokum dağıtıyor.

Cami onarımdan geçirilmiş, Özgün görünümde olduğunu söyleyemem! Çevresi genişletilmiş, havuzlu bahçe, çeşme gibi ekler yapılmış. Ankara Kalesi bakıyor kartal gibi yüksekten.

Hacı Bayram Veli üstüne ilk bilgileri Düziçi İlköğretmen Okulu‘nda öğrenciyken almıştım. Bilgin, şair, fen, din adamı adamı olduğunu öğrenmiştim.

Söylentiye göre; hocası hacca gitmiş. Onun sevdiği yemeklerden yapınca hocanın eşi, biraz koy da hocama götüreyim demiş. Utandı yiyemedi herhalde deyip bir peştamala çıkınlayıp vermiş yiyecekleri. Hocası hacdan dönüşünde büyük toplulukla karşılayanlar arasında küçük Numan da varmış. Hocası seslenmiş; asıl hacı aranızda deyip koşmuş küçük Numan’ı kucaklamış, “Merhaba ya Hacı Bayram Veli” demiş. O günden sonra küçük Numan’ın adı Hacı Bayram veli olarak anılmış…

Hacı Bayram Veli 1352 yılında Ankara-Çubuk-Solfasol (Züfadi) Köyü’nde dünyaya geldi, 1429 yılında Ankara’da ayrıldı dünyamızdan. Asıl adı Numan bin Ahmed bin Mahmud. Küçük yaşlarda eğitim öğretime başladı. Ankara, Bursa’da bilginlerden dersler aldı. Melike Hatun‘un Ankara’da yaptırdığı Kara Medrese’de Müderris olarak göreve başladı, öğrenciler yetiştirdi.

Bilgin Din Adamı Hamideddin tarafından Kayseri’ye davet edildi. Kurban Bayramı’ydı buluştular. “İki bayramı bir yapıyoruz” diyerek “Bayram” adını verdi ona; eğitti, olgunlaştırdı. Birlikte hacca gittiler. Dönüşte Aksaray’a uğradılar. Öğretmeni, “Halifem-vekilim sensin” demesiyle Aksaray’da kaldı. Bu sıralarda Hamideddin dünyamızdan ayrıldı. Gömü işlerini tamamladı Hacı Bayram Veli, Ankara’ya döndü. Medrese görevini sürdürdü.

Artı bilimlerle eksi bilimleri birlikte yürüttü. Değişik ekinleri bir potada birleştirdi. Yerleşik düzeni yeğledi. Yapıtlarını Türkçe yazdı. Tarıma önem verdi. Halkın güvenini kazandı. Fatih‘in İstanbul’u alacağını söyledi. Ünü, Padişaha, bilim adamlarına dek duyuldu. Sultan II. Murad, onu ve öğrencilerini vergiden, askerlikten, bağışık tuttu.

Açtığı Bilim Ocağı ocağında, Damadı Eşerefoğlu Rumi, Şeyh Akbıyık, Bıçakçı Ömer Sekini, Göynüklü Uzun Selahaddin, Yazıcızade Ahmed/Mehmed kardeşler, Fatih’in öğretmen Akşemseddin ziyaretine geldiler. Bilgi aldılar ondan.

Sultan II. Murad Onu Edirne’ye davet etti, saygı, sevgi gösterdi. Eski Cami‘de vaaz etti. Kılavuz bilgiler istedi Padişah. O, şöyle seslendi: Uyruğunu tanı bil. Bilim insanlarına değer ver, sev. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş, güven ver. Kötülerden uzaklaş. Hiç kimseyi küçümseme. İnsanlıkta kusur etme. Sırrını kimseye verme. Cimrilere, alçaklara yaklaşma. Halkını eğit, bilime yönelt…

Şiirlerinden bir örnek: “GÜÇTÜR FELEĞİN YAYI- Hiç kimse çekebilmez/ Güçtür feleğin yayı/ Derdine gönül verme/ Biri götürür vayi// Oynayu gelir aldar/ Çünkü eli çabuktur/ Bir bunculayon fitne/ Kande bulur arayı// Bir fani vefasızdır/ Kavline inanma hiç/ Gah bayı eder yoksul/ Gah yoksul eder bayı// Hayran kamu alimler/ Bu maninin alında/ Kaf’tan kaf’a hükmeder/ Bilmez bu muammayı// Vahittir o vahdette/ Kesrette kani tefrik/ Hızr ermedi bu sırra/ Bildirmedi Musa’yı// Miskin Hacı Bayram sen/ Dünyaya gönül verme/ Bir ulu imarettir/ Alma başa sevdayı”

NOT:Geniş bilgi için internet ve ansiklopedilere bakınız.

*****

Read Previous

ULUS’ta İLK TBMM’sini GEZİYORUZ

Read Next

Anadoluda Uygarlığın Doğuşu ve Konferans

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: