SİDE & ANTİK KENT

SİDE & ANTİK KENT

Haber & Fotoğraflar Şahika Öner

Kasım ayında, TC Doğa Grubu‘yla, Antalya’dan Side’ye doğru, kültür gezimiz başlıyor. Hafif rüzgarlı, bulutların gökyüzüne kontur attığı ışıldayan bir gündeyiz. İlk durağımız, antik kent oluyor. Tarihin buram buram koktuğu bu yerde, kültür hazinelerimizin içinde dolaşıyoruz. Şimdi en renkli yeri olan çarşısındayız. Antik eserleri bozmamak için çoğu yürüyüş yerleri kalın camla kaplanmış. Buzlu cam olduğu için, içindekileri görmek imkansızlaşıyor. Kuzeydoğudaki “Büyük Kapı”dan başlayan ana cadde, Tiyatro önündeki kavis dışında hemen hemen düz bir çizgi şeklinde yarımada boyunca ilerleyerek tapınaklar yakınında büyük bir meydanla sona erer. Kentin ikinci büyük caddesi de “Büyük Kapı”dan kentin güneyine doğru uzanmaktadır. Her iki cadde de sütunlu olup, iki taraflarında korint başlıklı sütunlu portikler ve bunların gerisinde de bir sıra dükkanlar vardır.

Turistler azalmış, cadde bütün sakinliği ve renkli vitrinleriyle bizi karşılıyor.

Side, antik dönemde Pamfilya’nın en önemli liman kenti olup, 350-400 metre genişliğinde bir yarımada üzerinde kurulmuştur.

Side Tarihçesi

Side MÖ VII. yüzyılda bir yerleşim merkezi olmuştur. MÖ VI. yüzyılda tüm Pamfilya ile birlikte Lidya Krallığı‘nın egemenliğine girmiş, Lidya Krallığı’nın yıkılışından sonra Perslerin hâkimiyeti altına girmiştir. Büyük İskender’in Anadolu seferinde (MÖ 334) hiçbir direniş göstermeden kapılarını Makedonya kralına açan Side, daha sonraları İskender’in kurduğu büyük sikke basım merkezlerinden biri olmuştur. İskender’in ölümünden sonra Helenistik Dönem krallıkları arasında sürekli el değiştiren Side, MÖ III. yüzyılda, önce Ptolemaioslar’ın, MÖ 215-189 yıllarında da Seleukoslar‘ın egemenliği altındadır. Romalılar‘a karşı açtığı savaşta Side donanmasıyla, Bu savaş sonunda Seleukoslar yenik düşünce MÖ 188 yılında yapılan Apameia Barışı’na göre Pamfilya ve bu arada Side de Bergama Krallığı’na verilmiştir. Buna karşın Side bir süre sonra yeniden bağımsızlığına kavuşmuş ve tarih içerisindeki en parlak devirlerinden birini yaşamıştır

MÖ 1. yüzyılda Pisidya ve dağlık Kilikya bölgelerinde başlayan korsanlık, Pamfilya ve dolayısıyla Side’ye de atlamış, korsanlarla başa çıkamayan Sideliler liman ve pazarlarını onlara açmak zorunda kalmışlardır. Sonunda MÖ 78 yılında Romalı Konsül Publius Servilius’un bölgeyi korsanlardan temizlenmiştir. Side de Pamfilya’nın diğer kentleri gibi Roma İmparatorluğu’na bağlanmıştır. MS II. ve III. yüzyıllarda parlak bir dönem yaşayan Side, IV. yüzyılda fakirleşen bir Hıristiyan şehri görünümündedir. V. ve VI. yüzyıllarda üçüncü ve son parlak zamanını yaşayan kent, Doğu Pamfilya Metropolitliği’nin başkenti olmuştur. IX. ve X. yüzyıllarda Arap akınlarıyla iyice zayıf düşen kentten Bizans imparatoru Konstantinos Porfirogennetos (913-959) “De Thematibus’’ adlı eserinde bir “korsanlar yuvası” olarak söz etmiştir. Arap coğrafyacısı İdrisi ise (1150’ye doğru) Side’yi “Yanık Antalya” olarak adlandırmaktadır.

Olympos tapınağına doğru yürüyoruz. Keyifli bir yürüyüşten sonra, çarşı sonuna dönüp, kahve çay keyfi yapıyoruz. Önümüzde uzanan Akdeniz, adeta mavisiyle bizi sarıyor. Bulutlar bugün ressam olmuş, gökyüzünü değişik şekillerle süslüyor.

Alara Çayı’nın 150m sol kıyısında olan kaledeyiz. Tarihçesi tam bilinmese de, I.SultanAlaeddin Keykubat (1219-1236) kaldığı sanılmaktadır. Çayın kenarında, sıralanmış Cafelerden birine giriyoruz. Arkadaşlar Kaleyi keşfe çıkarken, bende soluklanıp, çektiğim fotoğraflarıma bakıyorum. Önümüzdeki Alara Çayı berrak suyuyla, akarken, bizi de adeta arkasından sürüklüyor.

Günün sonu, Side’nin güzel bir sahilinde, oturup, gün batımını bekliyoruz. Bulutlar kızıla dönerken, güneş kırmızı gökyüzü içerisinde alev topu gibi batıyor. Şiirler, şarkılar yazılır bu şahane güzelliye diyorum.

Keyifli ve dolu dolu bir gündü. Side her zaman görülmeye değer, gitmediyseniz, ileride sizlerde, buram buram tarih kokan bu şehri kaçırmayınız.

*****

Read Previous

“Sen de Bir Ateş Böceği Yak, Karanlığı Aydınlat”

Read Next

“METANOIA” Sergisi Labirent Sanat’ta Açıldı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: