İstanbul’dan Geçen bir yazar Pierre Loti 

İstanbul’dan Geçen bir yazar

Pierre Loti 

Harika Ören Yazdı

İstanbul hayranı Piyer Loti “İstanbul, halkın yaşamına dahil olduğum dünyadaki tek şehir, gürültücü, renkli, ilginç, ama geçim sıkıntısı yaşayan, yoksul, bin bir türlü küçük işle uğraşan o doğulu halkın yaşamına gerçekten dahil olduğum tek şehir”. der

Louis Marie Julien Viaud olan Fransız romancı Pierre Loti

Asıl adı Louis Marie Julien Viaud olan Fransız romancı Pierre Loti, 1870-1913 arasında Osmanlı İmparatorluğu’na sekiz kez gelir. Tutkulu bir İstanbul hayranıdır. Şehri “Aziyade (1879) ve Mutsuz Kadınlar (1906)’’ romanları ve “Doğudaki Hayalet (1892)’’ isimli duygu yüklü kitaplarıyla onurlandırır.

1921 yılında Atatürk, tüm hayatı boyunca gönlünün vatanının sadık bir savunucusu olması sebebiyle “Türklerin Büyük ve Asil Dostu” olarak tanımladığı Pierre Loti’ye minnet ve şükran duygularını ifade ettiğini görürüz.

Pierre Loti

Louis-Marie-Julien Viaud, bizim bildiğimiz adıyla Pierre Loti ( 1850-1923) Meteliksiz kalmış protestan burjuva bir ailenin, ablası Marie ve abisi Gustave’dan yıllar sonra doğan en küçük çocuğudur. Loti’nin keşfetme arzusu erken yaşta içine işlediğinden başlar.

Ağustos 1868’de Britanya ve Normandiya kıyılarında denizcilik kariyerinin ilk adımını gerçekleştirir. Eğitim çalışması için Akdeniz’e gider. Atlantik’i geçer. 1870 Savaşı onun Baltık Bölgesi’ne gitmesine neden olur. Güney Amerika (Patagonya) sonrası gittiği Paskalya adası, Polinezya onun Le Monde illustré için muhabirlik yapmasına imkân sağlar. Loti’nin Evliliği (1880)ni yazar. Loti; takma adı muhtemelen Tahiti’deki bir tür zakkum ağacından gelmektedir.

1873’de “Sipahi’nin Romanı (1881)nına ilham veren Senegalde’dir. Mayıs-Ağustos 1876’da gittiği Selânik seyahati ve ardından yaşamının belirleyici dönemi İstanbul seyahatini gerçekleştirir. (Ağustos 1876- Mart 1877). Genç Çerkez kızı Hatice ile yaşadığı aşk hikâyesi ilk romanı Aziyade’ye (1879) ilham kaynağı olur.

“İkinci vatanım’’ dediği Türkiye’ye tutkuyla bağlanır.

1883’de “Erkek kardeşim Yves’’ isimli “Breton” romanını yazar ve 1886’da “İzlanda Balıkçısı” ile edebiyat dünyasında şöhretin yanı sıra aile borçlarını kapatmasını sağlayan maddi geliri sağlar.

Pierre Loti Tepesinden Manzara

20 Ekim 1886’da Bordeaux’da Blanche Franc de Ferrière ile evlenir.

Le Figaro’da yayınlanan ve Hue Savaşı’nı eleştiren yazıları, Aralık 1883’te Fransa’ya geri çağrılmasına neden olur. Uzakdoğu’ya, Japonya’ya Mart 1885’te geri dönen Loti’nin bu seyahati bizlere “Madam Krizantem”i (1887) kazandırır.

Karadan yolculuklarıyla 1887 ve 1890 yıllarında Romanya’ya, Ekim 1887’de ve Mayıs 1890’da İstanbul’a, “Doğudaki Hayalet’’ i yazar 1890; Mart 1889’da diplomat Patenôtre ile Magrib’e, 1894’de Kutsal Topraklar’a seyahat eder.

Çöl, Kudüs, Galile dönüşünde İstanbul’a, oradan Madrid’e (1898), Berlin’e (1899) gider ve 1899-1900 arasında Hindistan’dan başlayan, Myanmar (Rangoon) ve İran’a uzanan (İngilizlersiz Hindistan, 1903; İsfahan’a Doğru, 1904) seyahatler gerçekleştirir.

Hindiçin’de Koramiral Pottier’ye yaver atanır. Firkateyn kaptanı Loti, Çin denizlerine (Pekin’in Son Günleri, 1902) ve Japon kıyılarına yelken açar. Dönüş yolunda ise (Kasım-Aralık 1901) Angkor Tapınakları’nda kendine bir gezi hediye eder (on yıl sonra yayımlanan Angkor’da Bir Hacı, 1912).

Loti, Boğaz’daki Vautour Savaş Gemisi’nin komutanlığına atanınca çok sevdiği Türkiye’deki en uzun süreli kalışını gerçekleştirir (Eylül 1903-Mart 1905) Mutsuz Kadınlar’ı yazar. (1906) Müslüman dünyasına olan ilgisi büyüktür. Ocak-Mayıs 1907’de Mısır’a davet edilir (Philae’nin Ölümü, 1909) ve Londra’ya yaptığı ziyaretin ardından 1910 yazında birkaç haftalığına kalmak üzere tekrar İstanbul’a gelir (Doğu’dan Yüce Görüşler).

Gökyüzünün Kızı’’ isimli tiyatro eseri New York’ta sahnelenince bir kez daha Atlantik’i geçer. 1913 yılında Türkiye’ye dönüş yapan Loti, Balkan Savaşı’nda Türk davasını savunduğu için bu sefer kurtarıcı olarak karşılanır. Yurtdışına son seyahatini 1917’de İtalya Venedik’e yapar. I. Dünya Savaşı ise çok sayıda vatansever hikâyesine ilham olmuştur.

Pierre Loti Kahvesi

1912 baharında yakalandığı hemipleji hastalığı, Loti’nin hayatının son dönemini oldukça sıkıntılı geçmesine sebep olur. Pierre Loti, 10 Haziran 1923 tarihinde Hendaye’deki evinde hayatını kaybeder. 16 Haziran’da gerçekleştirilen ulusal cenaze töreni bugün hâlen istirahat ettiği Saint-Pierre d’Oléron’daki “Maison des Aïeules”de gerçekleştirilir.

1891 yılında Fransız Akademisi’ne seçilen ve 7 Nisan 1892’de kabul edilen, Rusça, İngilizce, İsveççe, Japonca ve Türkçe dillerine çevrilmiş elliden fazla eser ve çok sayıda öykü ve yazının yanı sıra, 1918 yılına kadar tuttuğu günlüğün yazarı olan Pierre Loti’nin hayatı ve eserleri, günümüzde halk tarafından hak edilmiş bir coşkuyla karşılanmaktadır.

İstanbul’da eserlerini yazdığı- söylenen- Eyüpsultan‘da ki tepeye adı verilmiştir.

Anısına saygıyla.

*****

Read Previous

15 Haziran 2023 Perşembe Günün Sergisi

Read Next

16 Haziran 2023 Cuma Günün Sergisi

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Most Popular