Umay Art Hub Dibeklihan’da
Hazer Coşgun Sergisi ile açılıyor
Haber: Erol Ünal
Umay Art Hub Dibeklihan’da 16 Mayıs’ta açılışı yapılacak Hazer Coşgun Kırkpınar’ın “Güneşe Uyandım” isimli sergisi ile sanatseverleri taş duvarlara, serin gölgelere, yavaş akan zamana dokunan saydam formlarını izlemeye davet ediyor.
Sezonda Hazer Coşgun Kırkpınar, Yiğit Yazıcı, Nihan Yardımcı Çetinkaya, Candan Arıcı, Payam Latifi’nin sergileri açılacak.
-
- 21 Haziran-20 Temmuz tarihleri arasında “Sanatçının yaptığı en iyi şey farklı bir açıdan bakmak” diyerek çocuk gözünden bakışı odağına alan yeni sergisi ile Yiğit Yazıcı yer alacak.
- 22 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında çakra çalışmaları ile Nihan Yardımcı Çetinkaya yer alacak.
- 12 Ağustos-31 Ağustos tarihleri arasında heykellerine “İçimden Geçen Balıklar”, “Sanırım Uçuyorum”, “Kantarın Topuzu”, “12’den”, “Kırdığımız Cevizler” gibi isimler veren heykel sanatçısı Candan Arıcı yer alacak.
- 2 Eylül-30 Eylül tarihleri arasında “Seyrüsefer” isimli sergisi ile “Yolu değiştirebilirsin, evine dönmek için başka yollar da var, yolu değiştirirken evi kaybedecek diye bir şey yok” diyen Payam Latifi yer alacak.
Dibeklihan’ın vadiye bakan üst setinde konumlanan Umay Art Hub kapalı alandaki galeri salonunda sergiler düzenleyerek Bodrum’da kültürel ve sanatsal üretime katkıda bulunmayı hedefliyor.
Hazer Coşgun Hakkında:
1982 yılında İstanbul’da doğdu.
Nişantaşı’nda Lassalle College’dan sonra eğitimine Avustralya’da devam ederek Sidney’de üç yıl boyunca tasarım alanında çeşitli programlara katıldı. Kısa süre sonra İtalya’ya taşınarak Milano’da kendi moda markasını kurdu ve burada ilk kez kağıt elbiseler sergisini gerçekleştirdi.
“Just Proud Of” yarışmasında birincilik kazandı ve koleksiyonu Japonya, Amerika, Fransa ve İtalya gibi birçok ülkede sergilenerek satışa sunuldu. Aynı dönemde İtalya’da serbest stilistlik ve sanat direktörlüğü yaptı.
2015’de Bodrum’da Enver Camdal Cam Atölyesi’nde çalışmaya başladı. Altı yıl boyunca farklı atölyelerde deneyim kazandıktan sonra, 2021’de kendi cam füzyon atölyesini kurdu. 2023’de Beykoz Cam Ocağı’nda sıcak cam çalışmalarına başladı.
Sanatçı, eserlerinde Anadolu’nun en eski medeniyetlerinden biri olan Luvileri, “ışık insanları” serisiyle ele almıştır. Bilge ve şifacı bir topluluk olan Luviler, birbirlerine destek olma ve yol gösterme kültürüne sahipti.
Güneşe taparak yaşamlarını güneşin döngüsüne göre şekillendirirlerdi. Sanatçı, eserlerinde bu güneşi yuvarlak camlarla simgelerken, üfleme camla yapılmış merkezdeki cam aracılığıyla izleyiciye içsel gözlem yapma imkanı sunar. Meleki Tavus Serisinde ise tavus kuşları, Luvilerin barışçıl felsefesini günümüze taşır ve şiddetten uzak bir yaşamın önemine vurgu yapar.
Sanatçının, farklı renk ve formların bir araya gelerek oluşturduğu serisi, birlik bilincini sembolize eder. Anadolu’da farklı kültürlerin uyum içinde bir arada yaşaması gibi, bu eserler de çeşitlilik içinde bütünlüğü ifade eder.
****





