Cemile’nin Sabunları Gümüşlük’te

Cemile’nin Sabunları Gümüşlük’te

Haber: Erol Ünal

Cemile Uygur, Gümüşlük‘te senelerdir Sabun üretimi yapıyor, yaptığı ”Hand Made” sabunlar doğal malzemelerle yapılıyor. Cemile’nin kendi el emeği ile ürettiği bıttım sabunu’ndan, ısırgan sabunu’na, eşek sütlü avokadolu sabunu’ndan, mandalina sabunu’na, kantaron, devedikeni, adaçaylı, aloa veralı, defneli, kakaolu, bademyağlı, lavantalı çeşitli sabunları ile cilt sorunları yaşayanlara yardımcı olurken, ayrıca bebeklere özel saf zeytinyağından yapılmış sabunlar da annelerin tercihi oluyor.

Cilt problemleri, sedef hastalığı, akne, egzama, sivilce, kızarıklık, kaşıntı ve cilt lekelerine iyi gelen, saç derisi ile saç bakımında kullanılan, doğal ürünlerden yapılan sabunların bulunduğu ve çeşitli sergiler, seminer ve atölyelerin yapıldığı mekanda yine temel sabun üretimine dair eğitimlerde verilmekte… Birbirinden doğal çeşit çeşit sabunun yanı sıra doğal bitki özlerinden nemlendirici kremler ile sağlık bakanlığına kayıtlı olarak ürün yelpazesini genişletmekte olan Cemile’nin sabunları ayrıca 30’dan fazla ürünle internette’de satışa sunulmuş.

Saç bakımında en çok tercih edilen Bıttım sabunu hakkında bilgi veren Cemile Uygur; “Diğer bir adı da menengiç olan bıttım ülkemizde Akdeniz Bölgesi’nde, Ege’nin sahil kesimlerinde, Orta Anadolu’da ve Güneydoğu Anadolu’nun bereketli topraklarında yetişmekte… Cemile’nin Bıttım Sabun’u saçların daha sağlıklı ve gürleşerek uzamasına yardımcı oluyor. Kıl köklerini besleyip yenileyerek uzayışına ve çoğalışına yardım ediyor. Saçın formunu koruyan ve doğal parlaklık kazandıran Cemile’nin Bıttım Sabun’u, özellikle saç bakımına önem verenlerin deneyebilecekleri bir ürün… Gümüşlük’teki mağaza hayatın bana hediyesi. Burada üretim yapıp paylaşmaktan çok büyük mutluluk duyuyorum. Ürünlerim ile tanışmanız ve memnun kalmanız, paradan daha değerli benim için. Hepsi kullanıcılara şifa olsun” dedi.

Cemile Uygur, sabun serüveninine başlamasını şöyle anlatıyor; “1969 yılında Nazilli’den İzmir’e taşınıncaya kadar bütün çocukluğum ağaçların tepesinde, doğada kırsalda geçti. Annemin bitkiler konusunda bilgisi her fırsatta paylaşması. Şehir yaşamında bile bunu sürdürmesi. Babamın yaşı ilerleyince İzmir de aldığımız ev apartmanın zemin katıydı. Babam rahat etsin diye. Bu yüzden apartmanın bahçesinin bizim tarafta olan kısmı annemin elinde küçük bir tarla olmuştu. Çekirdeksiz üzüm asmasından taze soğana, mevsim sebzelerine kadar.

1992 yılının mart ayında Bodrum’a gelip yerleşince kendimi yine kırsalın rahatlığı içinde buldum. Ruhum yeniden serpildi. İzmir de geçen gençliğimden çok memnunum, bu güne inanılmaz katkısı var ama Bodrum da tam bir çocukluk ve gençliğimin sentezini yaşıyorum. Elim doğada… Ağaçtan iki erik kopararak güne başlamak, tavukları yemlemek aynı zamanda teknoloji ile yan yana olmak. Kentsel yaşamın içinde üreterek yaşayıp dönüşmek dönüştürmek. Sabun üretimi de işte tam bu noktada hayatımın merkezinde yer alıyor. 1997 yılıydı galiba… Feride (Feride Gürsoy) ile tanıştığımızda artistik ve doğal olan her şeye karşı sonsuz bir merakı ve üretme heyecanını paylaştık. Sabunda bunlardan biriydi.. Sonrasında hayat bizi oradan oraya savursa da ne sabun ne Feride benim hayatımdan hiç çıkmadı.”

https://www.cemileninsabunlari.com/

*****

Read Previous

Deniz Büyücüsü Bodrum Deniz Müzesinde

Read Next

Negatif Duyguların Pozitif Gücü

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: