ÇED’nin Analar Günü Şiir Yarışmasının Şiirleri

ÇED’nin Analar Günü Şiir Yarışmasının Şiirleri

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

  • Çukurova Edebiyatçılar Derneği Analar Günü Şiir Yarışmasında derece alan şiirler.

Çukurova Edebiyatçılar Derneği Geleneksel 9. Analar Günü Şiir Yarışması, Başkan Halise Tekbaş gözetiminde sonuçlandı…Yarışma metnimiz, derneğin kurucu üyelerinden M. Demirel Babacanoğlu katkılarıyla hazırlandı.

Yarışma koşullarında Analar Teması; işçi, şehit, mülteci, hasta, çöpçü, çiftçi, şiddet gören, köyde, şehirde oturan, şen, şakrak ve şairin kendi anası… olarak anımsatılmış; 10 Nisan’da duyurulmuş, Şiirler hece, serbest ölçüde olabilceği belirtilmiş, 14 Mayıs’a kadar (cukurovaedebiyatcılarderneği@gmail.com) ‘a gönderilmesi istenmişti.

Elden ve herhangi bir araç gereçle gönderilemez; Ödül olarak, 1.Plaket, belge kitap,/ 2., 3.’ye mansiyona belge kitap verilecek.

Çukurova Edebiyatçılar Derneği Başkanı Halise Tekbaş

Seçici Kurulu ; M. Demirel Babacanoğlu, Yaşar Yıltan, Yakup Karaca, Bekir Dağsever, Emin Doğan ve Bayram Yılmaz’dan oluşmakta.

Yarışma, Pandemi nedeniyle Mayıs 2021 sonuna kadar ertelendiği belirtilmişti.

Yarışmaya gelen şiirler genel olarak güzel şiirlerdi.

Değerlendirdi.

  • Elazığ’dan Cahit Günay, (Anne) ile Birincilik;
  • Karaman’dan İbrahim Şaşma, (Fatma Kadına Mektuplar) ile İkincilik
  • Denizli’den İsmail Gökçe (Anne); ile üçüncülük
  • Azerbaycan’dan Mensure Yusifova (Anama) ile mansiyon

kazandılar.

Ödüller, uygun bir zamanda törenle verilecektir..

Şiirlerin metinleri aşağıda sunulmuştur.

Birinci: Cahit Günay

  • ANNE -Güneş mi sakladın gözünde anne?/ Kapansa kirpiğin üşüyorum ben/ Bırakma giderken izinde anne/ Tutmasam elinden düşüyorum ben.// Sanki gökten sana bir şeyler iner/ Değdiğin gönüle cennetin siner/ Şifa mısın nesin? Her acım diner/ Duygudan duyguya taşıyorum ben// Yokluğun kor mudur? Sinemi dağlar/ Bir yanım kapanır bir yanım çağlar/ Görenler halime oturup ağlar/ Aynada kendime şaşıyorum ben// Dönersen buraya yanımda uyu// Öptüğüm nefesin bana can suyu/ Olsa da yıldızın kaybolmak huyu/ Her anımı senle yaşıyorum ben// Duana sarmala hayat çok ağır/ Tutunmam imkansız bana kör sağır/ İstersen çağırıp birde sen bağır/ Zemheride bile pişiyorum ben// Gün Ay’a gererken melek yüzünü/ Kaç abdest beliyor senin sözünü/ Dilinde Harik’in sönen közünü / Avcuma almaya koşuyorum ben”

İkinci: İbrahim Şaşma 

  • “FATMA KADIN’A MEKTUPLAR – Yüreğim yangın yeri, hem közüm külüm anne./ Ayrılığın kastı ne, bu nasıl zulüm anne?/ Bak yine dudaklarım, kurur anne dedikçe./ Aldığım her nefese, bir diyet ödedikçe./ Dün gece düşte gördüm, ben yürüdüm sen kaçtın./ Bir avuç yüreğime, binlerce delik açtın. / Öpseydim ellerini, ölür müydün sarılsam./ Bilmem ki kendime mi, yoksa sana darılsam. / Firkate diş bilerdim, ben seni savunurdum./ Bir sarılsan düşümde, yıllarca avunurdum/ Yüreğim yangın yeri, yüreğim yangın yeri./ Bir katre suyum yoktur, gittiğin günden beri./ Mürekkebi gözyaşım, mektubum pulsuz benim./ Yüreğimle yazarım, hem elsiz, kolsuz benim./…/ Sen gittin ya ansızın, uyup ilahi emre. / Ne bahar kaldı anne, ne düşecek bir cemre./ Hüsnü Yusuflar artık, açmam diye söylenir./ Gülistanlar neylenir, gülü sensiz neylenir./ Duvarlar haykırıyor, yokluğunu inatla./ Gitti diyorlar gitti, gökyüzüne kanatla./ Kırık gözlüğün bende, kara lastiğin bir de./ Ne zaman dokunursam, sararlar beni derde./ Abdest aldığın seki, uyukladığın eşik./ Bu mazi vurdu beni, yüreğim delik deşik. / Firkat hücum eyler de, bozguna uğramışım./ Anne derken ruhumu, kırk yerden doğramışım./ Sen üzülme yine de, yanar yanar sönerim./ Bir kere gel düşüme, durgun suya dönerim/…/ Mayam hicrandır benim, beni böyle yoğurdun/ Sen beni ardın sıra, yanmam için doğurdun./ Yandım anne kabulüm, içten içeydi hem de./ Alev aldım parladım, anne dediğim demde./ Yürürüm sana doğru, her an göç halindeyim./ Kinim ayrılığadır, pusuda öç halindeyim./ Yüreğimin dal ucu, tutukludur hazanda./ Ne olur tut elimi, uzaklardan uzan da./ Acı bir tebessümdür, içinde çok şey saklar / Söylesene düşümde kim öpmeni yasaklar / Yara kabuk bağlasın, kabuğun altı kanar./ Anne hasreti çekse, inan su bile yanar. / Yanarım Fatma Kadın, her zerrem her karışım./ Cennette mektubumdur, bu aciz yakarışım. /…/ On beş sene geçmiş de, on beş gün olmuş gibi. / Gönül bahçemin gülü, bu sabah solmuş gibi./ Acı neden tazedir, neden hala dirisin./ Köprüsüz bir yakadan, bana bakan birisin/ Git desem gitmiyorsun, gel desem gelmiyorsun./ Üstüne toprak attım, ne garip ölmüyorsun./ Anne ben susamışım, su içmeye elinden. / Kör kuyudan çıkarım tutunsam saç telinden./ Ben bir ses duyuyorum, ayak izlerinin sesi./ Bak eskidi kalbimde, hicranın elbisesi./ Giydir ruhumu anne, varlığının rengiyle./ Kimler galip gelmiş ki, o hasretin cengiyle? / Yüreğimin müebbet, sevda yanı, yâr yanı/ Ben çok değiştim anne, beni aşkımdan tanı./…/ Kıldan ince bir köprü, iki zıt ucundayız./ Anne hangi vuslatın, ilk gün orucundayız?/ Nereye gidersen git, ben seni bulacağım./ Kıyamet koparken de, evladın olacağım. / Peşin sıra yürürüm, çıplak ayak yayayım,/ Dünyada doymadım ki, ben mahşerde doyayım./ Gözlerinde her vakit gün dönümü gördüğüm./ Söyle ey Fatma Kadın, neden her şey kördüğüm./ Yüreğim yangın yeri ve tutuşur aşiyan/ Anlamadım ben anne, kim ölü kim yaşayan./ Pulum hasret yangını, hicran közüyle anne./ Sana yine yeniden, yazma sözü/ Yazdığım yazacağım, ahvalimden beyandır/ Bir sabah beni anne, dizlerinde uyandır / Yazdığım yazacağım, ahvalimden beyandır./ Bir sabah beni anne, dizlerinde uyandır.”

Üçüncü: İsmail Gökçe

  • ANNE – Yıllar var hasretin gözümde tüter./ Sen beni bırakıp gittin be anne./ Evimiz üstünde baykuşlar öter./ Sen beni perişan ettin be anne.// Hatırlarım seni yüreğim yanar./ Gönlüm seni ister her zaman anar./ Bilmem bu acılar ne zaman diner.// Sen benim dünyamı yıktın be anne./ Sığmazdın dünyaya toprağa yattın./ Akan gözyaşıma selleri kattın./ Öksüz koydun beni bırakıp gittin./ Sen beni yaslara saldın be anne.// Hayalin karşımda dikilir durur./ İncebir sızıdır kalbimden vurur./ Sensizlik özlemi beni kavurur./ Sensiz bu dünyalar dar gelir anne.// Yakın mı? Uzak mı? Kavuşmak nerde./ Sen beni bıraktın onulmaz derde. / Ağlarken gözüme bak indi perde. / Dünyamı zindanlar ettin be anne./ Tabutlara girdin salından tuttum. Dünya sevdasını inan unuttum./ Sen benim dünyamda tek bir umuttun./ Umutlarım yıktın, yıktın be anne./ İsmail’im seni özler dururum./ Başımı dağlara taşa vururum./ İnşallah seni Cennette bulurum./ Umutlarım sana bağladım anne.”

Mansiyon: Mensure Yusifova

  • “ANAMA/ Neçəillərkeçdi,atamköçəndən,/ Anama hədiyyə ala bilmədim./ Matdaitirmişdisəadətini,/ Yolumu bayramdan sala bilmədim.// Bu il dəyetişdi,əli boş oldum,/ Qanadıqırılmış yetim quş oldum,/ Özüm öz-özümə darılmış oldum,/Anamın qapısın çala bilmədim./ Bizim yollar uzaq,yetəbilmədim,/ Bagında bülbül təkötəbilmədim,/ Övlad kimi ölübitəbilmədim,/ Anama hədiyyə ala bilmədim.// Ölsün Həbiboglu, üzümqarədir,/ Üzdənbilinməyir, içimyarədir,/ Ana səninoglun bir biçarədir,/ Mənsəndən kənarda qalabilmədim.// Anamın Analar həyatınyaraşıgıdır,/ Qoymaram sızlasın sazı anamın./ Nəvəsevincinə o da qoşulur,// Onlarla öyünür özü anamın./ Qoy tanrım dəyməsin övladlarına,/ Səadət diləsin hər vaxtlarına,/ Nişan məclisində toy məclisində,/Heç vaxttü kənməsin sözü anamın.// Övlad sevgisinə ehtiyacı var/ Ehtiyac çəkməsin gözü anamın,/ Qoy uzun bir həyat yaşasın bizlə,/ Heç zaman əsməsin dizi anamın.// Elməddin anadır qəlbinə hakim,/ İstərəmhər zaman qaygısın çəkim,/ Barı o sevinsin, mən candan keçim,/ Yaşına yaraşır nazı anamın.”

20 Haziran 2021, Çamlıyayla

*****

Read Previous

23 Haziran 2021 Çarşamba Günün Sergileri

Read Next

Mürüvvet Durak “Artemis’in İzinde” Sergisi

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: