Urla Köstem Zeytinyağı Müzesi

Urla Köstem Zeytinyağı Müzesi

Eyüp Büyükbostancı Yazdı

Köstem Zeytinyağı Müzesi 2002 yılında Dr. Levent Köstem tarafından Ali Ertan İplikçi ile birlikte planlanmış, kuruluş çabaları yıllarca sürmüştür. Uzun yıllar boyunca müze koleksiyonu zenginleştirilmeye çalışılmıştır. Müzenin kalıcılığını sağlamaya yönelik Dr. Levent Köstem, eşi Güler Köstem ve çocukları ile birlikte “Köstem Kültür, Eğitim ve Müzecilik Vakfı“nı kurmuştur.”

Bilindiği üzerine, “Zeytine Dokunuş” isimli Sergi DGSA / UESYO Grubu tarafından 26 Kasım‘da, Urla Köstem Zeytinyağı Müzesi‘nde açılmıştı.

Biz, müze ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek için, Müze Küratörü Sayın Kubilay Han Kıray‘la konuştuk.

  • Müze fikri nereden ve nasıl doğdu?

“Dr.Levent Köstem hobileri olan bir insan.

Oto tamircisi olan Babası’nın işi dolayısıyla makinelere ilgisi vardı. Daha sonra bunu, tarımla, doğayla birleştiren bu coğrafyaya uygun zeytini düşünerek bir müze fikri oluşturmuştur.”

  • Müzedeki malzemeler nasıl toplandı?

“Levent Bey eskiden beri bu malzemeleri müze yapmak amacıyla toplamamış. Hobi olarak biriktirmiş. Bunlar o kadar birikmiş ki, bir depoya gereksinim olmuş. Sonra bu binayı beğenmiş. Burada bir müze ve hobi atölyesi kurma fikri oluşmuş. Bina satılığa çıkınca hemen almış.”

  • Müzeye araç – gereç bağışları var mı?

“Evet. Müzenin adını duyan, önemini anlayan insanlar araç – gereç bağışında bulunuyorlar.”

  • Dünyada başka zeytinyağı müzeleri de var. Bu müzenin diğer müzeler arasındaki yeri, önemi nedir?

“Dünyanın en büyük zeytinyağı müzesi demek doğru olur. Çünkü alan olarak -20.000 m2- büyük, konsept olarak da içinde barındırdığı makine düzeneği, kap kaçak, alet edevat yönünden de baktığımızda zeytinyağı müzeleri arasında en büyüğü.

Benim gidip gördüğüm İtalya’daki bir kaç müzeden de büyük.

Aydın’da da müzeler var, hepsi tekbaşlarına güzeller ama, bizim müzemizin büyük ve geniş alanda, eğitici yanlarının oluşu, işlevsel makinelerinin calışıyor oluşu müzemizi ön plana çıkarıyor. Dünyada bunun örneği yok.”

  • Burası salt bir müze değil.

“Evet, burası salt bir müze değil. Restoranı, kafeteryası yar.

Sanat galeri, çocuklar için workshop alanları, atölyeleri var.

Açıkhava konser ve sinema alanları var.

Kümes hayvanlarından oluşan küçük hayvanat bahçesi…

Zeytinyağı sıkım ve paketleme fabrikası.”

  • Müzeyi kimler görmeye geliyor? Az önce İranlı bir grup buradaydı…

“Hafta sonları yabancı gruplar geliyor. Türkiye’de ve İzmir’de yaşayan yabancılar müzeye çok ilgi gösteriyorlar. Ruslar İngilizler geliyor.

Nato’daki askeri görevlilerin hepsi müzemizi gördüler.

Söyleşiyi sürdürdüğümüz şu anda ülkemizdeki bir büyük bankanın müdürleri -70, 80 kişi- müzemizi geziyor.

Çocuk grupları, sosyal projelerle ilgili gruplar için müzemiz ilgi odağı.”

  • Sizin bu müze ile tanışmanız nasıl oldu?

“Ben Alaçatı’da yaşıyordum. Bu müzeyi birkaç kez gezmiştim. Ama aileyi tanımıyordum.

Benim hobilerimi bilen İstanbul’dan arkadaşım Can;”Senin Levent Bey’le tanışman gerekir” dedi ve Levent Bey’in telefon numarasını verdi.

Levent Bey’le tanıştık. Projeler ürettik. Sonra işbirliğimiz başladı.”

  • Bize zaman ayırdığınız için teşekkürler…

“İlginize ben teşekkür ederim.”

*****

Read Previous

7 Aralık 2022 Çarşamba Günün Sergisi

Read Next

8 Aralık 2022 Perşembe Özcan Yurdalan ile Söyleşi

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: