Arif Cengiz Erman & Cengiz Han’ın Tatar Kağanlığı

Arif Cengiz Erman & Cengiz Han’ın Tatar Kağanlığı

Haber : Kemal Gönüleri

Ünlü Yazar Arif Cengiz Erman‘ın Cengiz Han’ın Tatar Kağanlığı isimli yeni kitabı Sarmal Kitabevi‘nden yayınlandı.

Tarihçiler Cengiz Han`ın Moğol olduğunu ve kurduğu kağanlığın bir Moğol kağanlığı olduğunu öne sürerler. Bu resmî tarihe göre küçük bir azınlık olan Moğollar, kendilerinden sayıca çok daha kalabalık olan Türkleri egemenlikleri altına alarak büyük bir imparatorluk kurmuşlardır. Ancak bu tarihçilerin hiç biri, Cengiz Han`dan önce Moğol adlı bir halkın tarihteki varlığını her hangi bir tarihi kaynağa dayandırarak açıklayamazlar. Moğollar, Cengiz Han`la birlikte sanki gökten düşmüş gibi birden bire tarih sahnesine çıkmışlardır. Bu tarihçilerin, Tarihi kaynak olarak ortaya sürdükleri tek belge ise, Çince yazılmış olan *Yuan Hanedanlığı`nın Gizli Tarihi* adlı metindir. Gerçekte bir destandan başka bir şey olmayan bu metin, artık *Moğolların Gizli Tarihi olarak* biliniyor.

Yalnızca çok değerli bir sözlük olarak değil, ama aynı zamanda çok değerli bir tarihî belge olarak da büyük bir önem taşıyan Kaşgarlı Mahmud`un 11. yüzyıl sonunda yazdığı Divanî Lugat el Türk adlı eserinde, Moğollar ile ilgi hiç bir bilgi bulunmaz. Kaşgarlı Mahmud eserinde, adlarını yazdığı bütün Türk boylarının yanında Farslardan, Tibetlilerden ve hatta Japonlardan bile söz eder, ancak Moğollardan bir tek söz bile etmez.

Anayurdu Orta Asya`yı çok iyi tanıyan Kaşgarlı Mahmud acaba Moğolları dikkate mi almamış, yoksa Orta Asya`da hiç bir Moğola mı rastlamamış? Kaşgarlı eserinde, olmayan bir halkın varlığından nasıl söz edebilirdi? Ancak Çinli ve Batılı tarihçilere ve dahi onları hiç sorgulamadan tekrar eden Türk tarihçilere göre Moğollar, tarih boyu Türklerle bir arada yaşamış. Kaşgarlı Mahmud da bir arada yaşadığı bu Moğolları hiç fark etmemiş meğer! 16. yüzyılda yazılmış olan ve Türk tarihi açısından çok değerli bir tarihî kaynak olma niteliği taşıyan Tevarihî Güzideî Nusret Nâme`de ise, Moğol olarak adlandırılan halkın aslında Tatarlar olduklarını yazar. Ancak Moğolların Türklerden ayrı bir halk olduğunu savunan tarihçilere göre bu eserlerin hiç bir önemi yoktur anlaşılan.

Cengiz Han’ın Tatar Kağanlığı’nın Künyesi

  • Yazar : Arif Cengiz Erman
  • Yayınevi : Sarmal Kitabevi
  • Hamur Tipi : 1. Hamur
  • Sayfa Sayısı : 214
  • İlk Baskı Yılı : 2021
  • Baskı Sayısı : 1. Basım
  • Dil : Türkçe
  • Barkod : 9786257647595
Arif Cengiz Erman

Arif Cengiz Erman, Cengiz Han’ın Tatar Kağanlığı‘nı kendi kaleminden şöyle anlatıyor ;

“Mançular her ne kadar çökmekte olan Kıtay Kağanlığı’nı ve Tabgaç Kağanlığı’nın kuzey topraklarını ele geçirmiş olsalar da, ilk kurdukları yüz küsur yıl süren bu kağanlık döneminde (Cin Hanedanı 1115-1234), binlerce yıllık bir Türk yurdu olan Çin ve Orta Asya tarihini pek etkileyemediler.
Çünkü aynı dönemde, Çin’de Tabgaç Türkleri (Song 960-1279) ile Tangut Türklerinin (Batı Şia 1038-1227) kağanlıkları da bulunuyordu ve Türklerin etkisi büyüktü. Ardından da Tatar Kağanlığı tarafından ortadan kaldırıldılar.

Ancak ikinci kez, 1616 yılında yeniden kağanlık kurduklarında, tarih boyu Türklerin gölgesi altında kalmış olan bu küçük halk, egemenliğini sürdürebilmek için Türkleri ortadan kaldırması gerektiğini anlamıştı.
Önce 1632 yılında, kendi devletlerine ihanet eden muhalif Tatarlarla birlikte Tataristan (bugünkü Moğolistan) topraklarındaki Tatar Kağanlığı’na saldırarak onun gücünü kırdılar ve 1634 yılında Doğu ve Güney Tataristan topraklarını ele geçirdiler.

Tatar tehlikesini ortadan kaldırdıktan sonra da 1644 yılında ihanet içindeki bu muhalif Tatar boylarının, kendilerine boyun eğmiş olan Kıtayların ve kendi kağanlıklarına ihanet eden muhalif Tabgaçların yardımıyla Çin’deki Tabgaç (Ming) Kağanlığı’nı yıktılar.

1697 yılına gelindiğinde ise, Tatar Kağanlığı’nın son kalıntıları da temizlenmiş ve tüm Tataristan toprakları artık Mançuların egemenliği altına girmişti.

Mançular önce Tatarları dönüştürdüler. Tatarların Türk kimliğini ortadan kaldırarak, Moğol adında yeni bir etnos yarattılar ve dillerini Mançucayla karıştırıp, Türkçeden değişik bir dil oluşturdular.

Mançular, Çin’i yönettikleri 1636-1912 yılları arasındaki 276 yıl içinde Çin’deki Tabgaç, Kıtay ve Tangut gibi Türk halklarının kimliklerini de ortadan kaldırmayı başardılar. Moğolistan topraklarındaki Türkleri Moğollara dönüştürürken, Çin topraklarındaki Türkleri de “Han” adında yeni bir etnosa dönüştürdüler.

Mançuların, Türklerin kimliğini dönüştürmelerinin bedeli, kendi kimliklerini de yok etmek oldu. Bugün Çin’de 10 milyon dolayında Mançu olmasına karşın, bunlardan yalnızca 20 bin kadarı Mançuca bilmektedir. Ancak anadilini bilmese de her Mançu, Mançu olduğunu bilir ve kendini özenle Han Çinlisi olarak gösterir.”

*****

Read Previous

Cenk Yüksel’in Resim Sergisi “Sesim Resim” Çağdaş Sanat’ta

Read Next

Karakum Plajı / SİNOP

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: