Yeni Geçişler
Haber: Eyüp Büyükbastancı

Ekim Geçidi sergileri bu yıl 1. Uluslararası Ekim Geçidi İstanbul Bienali adıyla yeni bir forma geçiş yapıyor. İkibinli yılların başından bu yana gerçekleştirilen etkinlik, bu yıl uluslararası bir boyut kazandı. 24 yılını tamamlayan sanat geçidi, bir çok ilimizde iki yılda bir, bazı illerde ise her yıl yine “temasız” olarak yapılmaya devam edecek.
Temasız bienaller, gerçeklik, kimlik ve çağdaş meseleler arasında geçişken bir diyalog yaratır. “Geçişler”, bienalin dinamik ve akışkan yapısını vurgular. Sanat dünyasında geleneksel bienal sınırlarını zorlayan ve sanatçıların yaratıcılığının önünü açan belirgin yeni bir trend temasızlık. Ekim geçidi bu yaklaşımı çeyrek asır gibi bir zamandır kesintisiz sürdürüyor; sanatı, ticari ya da ideolojik/kurumsal baskılardan uzak tutuyor ve merkezi bir tema benimsemeyerek sanatçının özgürce eserlerini sergilenmesine olanak sağlıyor.
Sanatçı Gülsüm Erbil‘in Projesi olarak hayata geçirilen “Geçişler” için GülsümErbil yaptığı yazılı açıklamada; “Özellikle 2020’lerin başından itibaren bienallerin sayısındaki patlama (dünyada 250’den fazla bienal etkinliği) ve küreselleşme baskısı nedeniyle, küratörler ve organizatörler geleneksel tek tema odaklı yaklaşımlardan uzaklaşmaya başladı.
Böylelikle bienaller daha esnek, yerel odaklı ve sanatçı merkezli hale geliyor. Örneğin, 2025’te SITE Santa FE International Bienali (“Once Within a Time” edisyonu), tek bir merkezi tema yerine yerel hikayeler, mitler ve deneyimler üzerine kurulu bir “polyphony of voices” (çok seslilik) yaklaşımı benimsedi. Yani artık bienaller “tarihsel döngüsellik” kavramından yola çıkarak temayı dayatmayan bir yapıya evriliyorlar.
Benzer şekilde Berlin Bienali 2025, itaatsizlik, kaçaklık, marjinal kimlikler ve toplumsal normlara meydan okuma kavramlarını temsil eden “tilkiler metaforu” üzerinden azınlık kimliklerini sorgulayan bir tema sunsa da, genel olarak bienallerin “kimlik etiketlerini” aşan, temayı organik olarak geliştiren yaklaşımlara kaydığı görülüyor.
Bu trend, 1990’lardan beri bienallerin çoğalmasıyla (örneğin, Havana, Sharjah gibi yerel vurgulu etkinlikler) hız kazandı ve de 2025’de Documenta veya Venedik Bienali gibi büyük etkinliklerin bile daha deneysel formlara geçtiğini görüyoruz.
Temasızlık geçişi, bienallerin “mega etkinlik” olmaktan çıkıp, daha sürdürülebilir ve kapsayıcı platformlara dönüşmesini sağlıyor. Hatta Whitney Bienali gibi geleneksel temalı etkinlikler de (örneğin, 2024 edisyonu “Even Better Than the Real Thing” ile AI (Artificial Intelligence.
Yapay Zeka) ve kimlik temalarını işlese de, son yıllarda sanatçıların bireysel seslerini ön plana çıkarıyor ve temayı zorunlu kılmıyor. Özellikle de pandemi sonrası dönemde (2020-2025), bienallerin %20-30’unda ya temayı belirsizleştiren ya da çoklu tema yaklaşımları öne çıkıyor, ki bu 2010’lara kıyasla belirgin bir artış demek.
Atatürk sanatçıyı, ”Sanatkâr, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır” diye tarif ediyor. Ekim Geçiti bu yönlendirmeyle, anlında ışığı ilk duyanların önündeki bariyerleri kaldıran, kültürel çeşitliliği teşvik eden ve böylelikle Türkiye’nin tek sürdürülebilir çağdaş sanat sergisi olmayı başaran platformu oldu.
2001 yılından bu yana 35 il ve ilçesinde eserlerini sergileyen binlerce sanatçı, bu sanat platformunda uzun çaba ve çalışmalarıyla sloganlar atmadan “gerçeklik ve özgünlük sorgulanması”na odaklandılar.
Ekim Geçidi, dünya örneklerinde olduğu gibi ticari bienallere ve sergiler arası haksız rekabete karşı yükselen bu trendin Türkiye temsilcisi olarak sanat severleri 2025’te geçiş yaptığı 1. Uluslararası Ekim Geçidi İstanbul Bienali’ne davet etmekten gurur duyuyor. “ dedi.
Sergilerin olduğu mekanlar :
Açılış ve Kokteyl: 5 Ekim Saat: 17:00 – 20:00 2025.
- Kmk Sanat /Kazım Karabekir Kültür Merkezi ,Erenköy
5 Ekim – 5 Kasım 2025. - Alan Kadıköy, Acıbadem
23 Ekim-20 Kasım 2025. - Bağlarbaşı Kültür Merkezi Üsküdar
3 Kasım- 3aralık 2025. - Erbil Kare
3 Ekim-1 Kasım 2025.
****





