ÖĞRETMEN OLMAK

ÖĞRETMEN OLMAK

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Bizim öğretmenlerimiz, bilgileriyle, giyinişleriyle, konuşlarıyla, değerlendirmeleriyle, sevgileri saygılarıyla… örnek davranışlara sahiptiler.

Öğrencilerini nasıl dört dörtlük yetiştireceklerini düşünürler, uygularlardı. Bu konuda gecelerini gündüzlerini değerlendirmeyi bilirlerdi. Yalnızca sınıfta değil, yolda, sokakta düğünde dernekte de izlerlerdi.

Bir akşam kapımız çalındığında bakardık ki öğretmenimiz gelmiş. Velilerimiz hemen karşılarlar, buyur ederlerdi. O, bir çayınızı içmeye geldim derdi. Hal hatır soruşurlardı. Hemen çayı/kahvesi yapılır ikram edilirdi…

Çay bahaneydi, bizlerin derslere çalışıp çalışmadığımızı denetlemek için gelmişlerdi! Biz hemen vaziyet alır elini öperdik. O, çayını yudumlaya, velilerimizle konuşmayı, bir yandan da bizimle ilgilenirdi…

Kimi zamanda giyiniş değiştirir, düğünde dernekte izlerdi bizi. Bir büyüğümüz kulağımıza, öğretmenin geldiğini fısıldardı. O zaman düğünde çok durmaz eve giderdik; dersimizin başına oturur çalışırdık.

Bazen de, son dersten çıkmadan önce kendisi sınıftan ayrılır, başkana zil çalınca çıkınız derdi. Yakın köylerden gelen arkadaşlarımız vardı. Onların köylerine gideceği yolun bir yanına saklanır, izlerdi onları. Ertesi gün derste, tahtaya çıkarır ilgili sorular sorardı; bilemezlerse dün köye giderken, niye yaramazlık yaptıklarını sorardı. Öğrenci sararır bozarır bir şey diyemezdi. Kulağı çekilir, bir daha yaramazlık yapma denirdi. Bu söz yalnızca ona değil hepimize denmiş olurdu.

Hiç kimseden armağan kabul etmezdi. Derslere çalışın, soruları öğrenin, bilin; yükselmek için okuyun, benim için en büyük armağan bu derdi.

Köyü, köylüyü yakından tanırdı. Onlarla konuşur, dostluklar kurardı. Bir sorunları olursa onu çözmeye çalışırdı. Yardım edilecek bir iş varsa ona yardım ederdi. Sanki kırk yıllık akrabaymış gibi davranırdı. Hastaları ziyaret eder, düşkünlere yardımcı olurdu.

Aradan yıllar geçmişti, artık ben öğretmendim. Bir nedenle sayrılıktan dolayı Adana-Karşıyaka Devlet Hastanesi’nde yatıyordum. Nereden duymuşsa, beni ziyarete geldi. Elini öpmek için davrandım, o durdurdu beni, yüzümü saçlarımı okşadı. Geçmiş olsun dedi.

Onun öğrencileri, bir işte bir yerde görev aldılar. Dördü beşi öğretmen oldu. Biri doktor, biri bankacı, biri tacir, biri gazeteci, biri yazar. biri terzi, biri berber, biri demirci oldu…

Sevgiyle, saygıyla anıyorum onu.

Bütün öğretmenlerin öğretmenleri gününü kutluyorum.

Kutlu Mutlu Olsun Öğretmenler Günü

****

Read Previous

23 Kasım 2025 Pazar Günün Sergisi

Read Next

Devrim Demiral’ın Solo Sergisi “Romantik” Evrim Sanat’ta

Most Popular