Yalçın Gökçebağ Sergisi
“Ömrüm Sanatım” Açıldı
Haber ve Fotograflar: Çetin Çam
Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi, Yalçın Gökçebağ‘ın “Ömrüm Sanatım” isimli Retrospektif Seçkisine ev sahipliği yapıyor.
Küratörlüğünü İbrahim Karaoğlu‘nun üstlendiği ,Yalçın Gökçebağ‘ın “Ömrüm Sanatım” isimli Retrospektif Seçkisi , 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü Saat: 19.00’da Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi‘nde düzenlenen bir kokteylle Sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Açılışa ilgi oldukça yoğundu.
Yalçın Gökçebağ‘ın “Ömrüm Sanatım” isimli Retrospektif Seçkisi, 31 Ağustos‘a kadar Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi‘nde Sanatseverler tarafından ziyaret edilebilecek.
Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi
Adres: Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, No: 77, Turgutreis/Bodrum
Serginin Küratörü, Sanat Yazarı İbrahim Karaoğlu, Değerli Sanatçı Yalçın Gökçebağ‘ın “Ömrüm Sanatım” isimli Retrospektif Seçkisi için kaleme aldığı; “ÖMRÜ SANATI” başlıklı yazısında:
“Onun için resim, bir meslek, bir uğraş ya da estetik bir tercih değil; dünyayı algılama, anlamlandırma ve yeniden var etme biçimidir. Bu nedenle onun ömrü, sanatından; sanatı da ömründen ayrı düşünülemez.
Altmış yılı aşan sanat serüveni boyunca, yaşadığı coğrafyanın sessiz hafızasını taşıdı tuvaline. Anadolu’nun dağlarını, ovalarını, köylerini, tarlalarını, ağaçlarını, kuşlarını ve insanın doğayla kurduğu kadim ilişkiyi yalnızca betimlemedi; onları kendine özgü görsel dili içinde yeniden kurdu. Gördüğünü kopyalamadı; gördüğünü, yaşadığını ve belleğinde dönüştürdüğünü resmetti.
Resimlerindeki doğa, romantik bir manzara alanı değildir. Yaşanmışlığın taşıyıcısıdır. Her tepe, her ağaç, her tarla ve her yol, insan emeğinin, zamanın ve belleğin izlerini taşır. Bu nedenle Gökçebağ’ın (Yalçın Gökçebağ ) resimleri, yalnızca bakılan görüntüler değil; içine girilen, dolaşılan ve yeniden anımsanan mekânlardır.
Pitoresk duyarlık, onun resminde nostaljiye dönüşmez. Tam tersine, çağdaş resmin olanaklarıyla yeniden biçimlenir. Renk, ritim, yüzey, leke ve kurgu; doğayı olduğu gibi anlatmak için değil, doğanın içindeki yaşam enerjisini görünür kılmak için vardır. Böylece yerel olan, evrensel bir görme deneyimine dönüşür.
Yalçın Gökçebağ, resmine dışarıdan bakmaz. Dünyaya kendi resminin içinden bakar. Bu nedenle onun yapıtları, doğayı temsil etmekten çok, doğayla kurulmuş uzun bir dostluğun görsel tanıklıklarıdır. Her tablo, sanatçının yaşamıyla birlikte büyümüş, olgunlaşmış ve kendi zamanını aşmış bir bakışın ürünüdür.
Gökçebağ, yıllar boyunca kendi resminin sözlüğünü kurdu. Kimseye benzemeyen bir renk örgüsü, kimseye ödünç verilemeyecek bir mekân duygusu ve yalnızca ona ait bir görme biçimi geliştirdi. Bugün onun tablolarına baktığımızda yalnızca bir ressamın üslubunu değil, dünyayı algılayış biçimini görürüz.
“Ömrü Sanatı” adlı sergi, yalnızca uzun bir sanat yaşamının özeti değildir. Yaşamın, sanatın içinde nasıl anlam kazandığını; sanatın da yaşamı nasıl dönüştürdüğünü anlatan bir yolculuktur. Bu sergide bir ressamın geçmişi değil, ömrü boyunca kurduğu görsel dünya izleyiciyle buluşmaktadır.” dedi.
****





