Çağlar Akarca ile “Mürekkebin Duası” Sergisi Üzerine Söyleşi

Çağlar Akarca ile

“Mürekkebin Duası” Sergisi Üzerine Söyleşi

Röportaj: Kemal Gönüleri

Tecrübeli galerist ve “Desen-i Kadim” projesinin kurucusu Çağlar Akarca ile; Luna Grande Art & Coffee Company‘de 24-29 Ocak 2026 tarihleri arasında sergilenen “Mürekkebin Duası” sergisinin arkasındaki düşünsel zemini ve geleneksel sanatların geleceğine dair vizyonuna dair görüşlerini aldığımız kısa bir söyleşi yaptık. Değerli İstanbul Sanat Magazin okurlarının ilgisine sunuyoruz.

“Geleneksel sanatlar yalnızca korunacak bir miras değil, yaşatılması gereken canlı bir kültürdür.”

Sergi fikri nasıl doğdu?

Geleneksel sanatlar yüzyılların estetik birikimini taşıyor. Ancak onları sadece geçmişe ait değerler olarak görmek büyük bir eksiklik olur. “Mürekkebin Duası”, bu disiplinlerin bugün de üretilebilen, gelişebilen ve çağdaş bir bakışla yeniden yorumlanabilen güçlü ifade alanları olduğunu göstermek amacıyla ortaya çıktı. Amacımız, geleneği bugünün izleyicisiyle yeniden buluşturmak.

Kavramsal çerçevede neyi öne çıkardınız?

Çizginin hafızasını ve emeğin görünmeyen gücünü… Hat, tezhip ya da minyatür gibi sanatlar sabır ve derinlik ister. Küratoryal yaklaşımımızda bu ruhu koruyan ama çağdaş estetikle diyalog kuran eserleri bir araya getirmeye özen gösterdik.

Yoğun ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Binlerce ziyaretçi ve gerçekleşen satışlar, geleneksel sanatlara duyulan ilginin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Bu ilgi aynı zamanda bize sorumluluk yüklüyor: Sanatçılar için doğru platformları oluşturmak ve bu kültürel mirası sürdürülebilir kılmak.

Desen-i Kadim’in vizyonu nedir?

Desen-i Kadim’i yalnızca sergi düzenleyen bir yapı değil, geleneksel sanatların görünürlüğünü artıran bir kültür platformu olarak konumlandırıyoruz. Ulusal ve uluslararası projelerle bu sanatların çağdaş sahnede daha fazla yer bulmasını hedefliyoruz.

Geleneksel sanatların geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Oldukça umutluyum. Çünkü bu sanatlar yalnızca teknik beceriye değil, derin bir düşünce geleneğine dayanır. Günümüz sanatçılarının bu mirası yeni biçimlerle yorumlaması, geleneğin donmuş değil yaşayan bir yapı olduğunu gösteriyor.

“Sanat, geçmiş ile gelecek arasında kurulan en zarif köprüdür.”

Çağlar Akarca’nın bu yaklaşımı, “Mürekkebin Duası”nın neden böylesine güçlü bir etki yarattığını açıkça ortaya koyuyor. Geleneksel sanatların zamansız dili, doğru vizyonla buluştuğunda yalnızca hatırlanan değil; yeniden üretilen ve paylaşılan bir kültüre dönüşüyor.”

****

Read Previous

7 Şubat  2026 Cumartesi Tiyatro Rehberi

Read Next

Aslı Aksüt, Pastel Boya Resim Sergisi

Most Popular