Yerine Sevemem; Çünkü…
Harika Ören Yazdı

Gökhan Kırdar’ın anlamlı sözleri olan bir şarkısıdır bu; ‘’Senden uzakta hep bir şeyler eksik/Yerine sevemem’’… Devam eder. Bu sene 29 Ekim’de İzmit Belediyesi bilboartlarında Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi üzerinde “Yerine Sevemem’’ yazıyordu.
O kadar gerçek bir cümle ki! İçime işledi. Yerine sevemiyoruz… Neden?
Çünkü; O bir vizyoner, ileri görüşlü bir devlet adamı, devrimci, düşüncelerini halkıyla paylaşan, halkını arkasına almış siyaset adamı, yetenek ve dehasıyla insanlık tarihinde dünya ülkelerinin ‘’Lider’’ kabul ettiği bir insan Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Atatürk “Yurtta Barış, Dünyada Barış’’ doğrultusunda 9 Şubat 1934’de Türkiye, Yunanistan, Romanya, Yogoslavya arasında ‘’Balkan Antantı’’nı kurmayı başarır ve 8 Temmuz 1937’de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında ‘’Sadabat Paktı’’ imzalanır. Türkiye bir barış gölü haline gelir. Yunanistan eski başbakanı, Liberal Parti Başkanı Elefterios Venizelos, Atatürk’ün Balkan Barışı Mimarı olduğunu vurgular. Dünya tarihinde bir ilki gerçekleştirerek eski düşmanı Mustafa Kemal Atatürk’ü, bir mektup yazarak 1934’de Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterir. Bu Atatürk’e bir düşmanı tarafından duyulan saygının ölçüsüdür.

Hadi şimdi 44 yıl geriye gidelim ve hatırlayalım. UNESCO Mustafa Kemal Atatürk ‘ün doğumunun 100. Yıldönümü dolayısıyla 150’den fazla ülkenin oyuyla 1981yılını ‘’Atatürk Yılı’ ilan etmiştir. Bu nasıl olmuştur? UNESCO Sovyet delegesi 1978’de Paris’te başkanlık divanına bir önerge verir. ‘’Tarihler şimdiye kadar Atatürk gibi bir lider yetiştirmemiştir. Atatürk’ün olağanüstü niteliklerine baktığımız zaman, ilerde böylesine vasıflı bir lider gelmeyecektir. Rahatlıkla, 1981’i ‘’Atatürk Yılı’’ ilan edebilirsiniz. Dolayısıyla bu karar bugün alınmalıdır…’’ Oylamaya geçilir ve 152 ülkenin oybirliğiyle karar alınır.
UNESCO ‘’Atatürk Yılı ‘’ kararında Atatürk tanımlamasını şöyle yapar; ‘’Atatürk kimdir? Atatürk uluslar arası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün bir kişi; olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir devrimci; sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan bir önder; insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü; bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayırımı gözetmeyen eşsiz bir devlet adamı; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu.’’ UNESCO şimdiye değin hiçbir lider için böyle bir uygulama yapmamıştır.
O yıl yani Atatürk’ün doğumunun 100. Yıldönümü 152 ülke oybirliğiyle dünyaya bir kez daha “Atatürk İlke ve Devrimleri’’nin yüceliğini hatırlatmıştır.
Çünkü; bu ilkeler sadece ülkemize değil, o zaman sayıları 100 ü bulan esir uluslara da yol gösterici olmuş; dünyanın en güçlü devletlerinin bile yenilebileceğini ortaya koymuştur.

Çünkü; 1881-1938 yılları arasında yaşayan Mustafa Kemal Atatürk, yaşamı boyunca Türk ve Dünya tarihi adına önemli kazanımlar bırakmıştır. Çünkü; kendisi insanoğlunun alışılagelen hırslarından, bencil duygulardan uzak, insan ayırmadan toplumları birbirine yaklaştıran barışsever davranışlara sahip bir kişiliktir.
Çünkü; sömürgeciliğe, istilaya, düşmanlığa, iç ve dış savaşlara, din ve mezhep anlaşmazlıklarına karşıdır. Atatürk, kendi çağına kadar problemlerini akıl dışı ölçüler ve mistik yollarla çözmeye alışmış topluma, insan aklını ve bilimi tanıtır. Hedef seçilen çağdaş uygarlığa ancak aklın ve bilimin yardımıyla ulaşılacağı bilincini aşılamaya çalışır. Çünkü; Mustafa Kemal Atatürk halk yararına yapılacak reformların ancak halka dayanarak yapılacağını görmüş; kendine destek olarak Türk halkını seçmiş, halkının arasında olmuş, halkını dinlemiş, isteklerini duymuştur.

Çünkü; Türk Gençliğine büyük özen göstermiş, kadın-erkek onlara büyük bir umutla bağlanmıştır. Ülke gençlerinin özgür demokrasinin verdiği hak ve görevler çerçevesinde çalışkan, başarılı, yarınlara güvenle bakan ‘’Yurtta barış dünyada barış’’ ilkesini yaşatan gençlik olmasını arzu etmiştir. Kadın ve çocuklara değer vermiş, kadın haklarıyla Avrupa’dan önce Türk Kadını’nı çağdaşlaştırmıştır.
Kocaeli 29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Gülşen Müstecaplıoğlu, Kültür Sanat Bölümü başkanı ben ve değerli dostlarımız Sinem Demirtaş, İkramettin Karaman, Tolga Asalkan, Özcan Taras, Ali Cihan Akyüz, Necdet Meriçli, tarafından 16 Aralık 2025/15 Ocak 2026 tarihleri arasında ATATÜRK SEMPOZYUMU/ Mustafa Kemal Atatürk ‘ün 144. Doğum Günü etkinliklerini içeren bir program düzenleyerek, başarıyla gerçekleştirdik.
Amacımız; Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleriyle açtığı, akıl, bilim, yaratıcılık çığırının, ilkelerinin unutulmaması, ezberimizde kalması ve gelecek günlere egemen olmasıdır.
****





