Global Design Forum İstanbul’a Büyük İlgi!

Global Design Forum İstanbul’a Büyük İlgi!

Haber: Kemal Gönüleri

Global Design Forum İstanbul’un ilk edisyonu, Topkapı Sarayı Yerleşkesi’nde uluslararası ölçekte güçlü bir katılım ve dikkat çekici bir programla gerçekleşti. People Places Ideas (PPI) iş birliğiyle hayata geçirilen forum, dünyanın farklı coğrafyalarından alanında öncü isimleri bir araya getirirken, “Geçiciliğe Övgü” kürasyonu kapsamında şehre yayılan araştırma ve uygulamalarla İstanbul’u çok katmanlı bir uluslararası tasarım sahnesine dönüştürdü.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri bahçesinde gerçekleşen açılış resepsiyonunda uluslararası kültür, sanat ve tasarım camiası buluştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleşen açılış uluslararası basın ve katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü. T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy forumun, “tasarımın miras ile gelecek, yerel kimlik ile uluslararası iş birliği arasında nasıl bir köprü kurabileceğini gösterdiğini” vurgulayarak; “Kreatif ekonomilerin şehirlerin geleceğini ve kültürel diplomasiyi yeniden şekillendirdiği günümüzde İstanbul’un kültür, mimarlık ve çağdaş yaratıcı düşünce için küresel bir merkez olarak büyüyen rolünü daha da pekiştirdiğini” ifade etti ve organizasyonu İstanbul’a taşıyan ve programı şekillendiren Melek Zeynep Bulut’a teşekkür etti.

Bulut ise aylar süren titiz bir hazırlık süreciyle şekillenen forumun, bağlamı, yere özgülüğe verdiği dikkat ve küresel konumlandırması düşünülerek incelikle çalışıldığını; İstanbul’un ne istediğini ve ne istemediğini çok iyi bilen güçlü kültürel hafızaya sahip dünyanın en önemli şehirlerinden biri olduğunu ve şehrin, özellikle gençlerin ve kültür endüstrisinin bu yapıyı sahiplenmesinin forumun en ilham verici taraflarından biri olduğunu belirtti. Ben Evans forumun İstanbul’da “doğu ve batı” ikiliğinin ötesine geçerek yerel ve uluslararası, çağdaş ve tarihi olan arasında yeni alanlar keşfettiğini ve bunun kreatif endüstriler için ilham verici olduğunu belirtti.

Melek Zeynep Bulut artistik direktörlüğünde şekillenen dört günlük program, kültür, sanat ve tasarım dünyasından 30’u aşkın uluslararası sesi aynı platformda buluşturarak sürdürülebilirlik, teknoloji, kimlik, özgünlük, zanaat ve kamusal alanın geleceği gibi güncel meseleleri tartışmaya açtı. Uluslararası tasarım ajandasında yılın öne çıkan buluşmalarından biri olarak değerlendirilen forumun ana programı, Topkapı Sarayı Yerleşkesi içindeki tarihi Aya İrini Avlusu’nda gerçekleştirildi. NUN Mimarlık, Celâleddin Çelik ve People Places Ideas ortaklığı ile tasarlanan “The Red Room” yerleştirmesi ise İstanbul’a özgü aşı boyası kırmızısına referansla tarihi avluyu çağdaş bir forum mekânına dönüştürerek, geçmiş ile güncel tasarım dili arasında güçlü ve etkileyici bir atmosfer kurdu. Etkinlik uluslararası basında önemli ölçüde ses getirerek büyük övgü aldı.

Global Design Forum İstanbul tartışmaları, tasarımın yalnızca nesne üretimi değil; insan, hafıza ve yaşamla kurduğu sorumluluğu odağına alan güçlü tartışmalarla başladı. “Zamanın Dilini Tasarlamak” oturumunda Tom Dixon ve Lina Ghotmeh, çağdaş tasarımın insani ve tarihsel boyutlarını ele alırken; mimar ve sinemacı Liam Young’ın Forest Swords eşliğinde sunduğu “Planet City”, programı disiplinlerarası bir deneyime dönüştürdü. Forum, Hussein Chalayan’ın göç, kimlik ve dönüşüm üzerine gerçekleştirdiği ilk gün kapanış konuşmasıyla, tasarımı eleştirel düşünce ve kültürel araştırma alanı olarak konumlandıran vizyonunu ortaya koydu.

Forumun öne çıkanlarından; Lesley Lokko, mimarlığın sömürgeci yapılarla ilişkisini sorgulayan konuşmasıyla temsil, coğrafya ve güç meselelerini Forum’un merkezine taşıdı. “Worlds in Code” oturumunda Melike Altınışık, Roland Lamb, Ahmad Angawi, Suhair Khan ve Mehmet Mehmetalioğlu, görünmez teknolojik sistemlerin toplumsal etkilerini tartıştı. “Nothing New Under the Sun” oturumunda ise Ma Yansong, Andrew Waugh ve Han Tümertekin; yeni üretim yerine mevcut olanı dönüştürmenin ne kadar radikal bir tasarım yaklaşımı olabileceğine dair anlatılar yaptılar. “Worlds in Hands” oturumunda ise zanaat, kolektif üretim ve ekolojik gıda sistemlerini güncel tasarım tartışmalarına açarken Defne Koz, Fernando Laposse ve Boonserm Premthada’nın anlatıları forumda büyük ilgi gördü.

“Tasarlamayı Tasarlamak” adlı oturumda ise Ben Evans moderatörlüğünde, Beatrice Leanza, Dominique Petit-Frère, Justine Simons ve Sheikha Reem Al-Thani tasarımın dünya çapında etki yaratan büyük kurumlar tarafından nasıl ele alındığını, nasıl ve neden teşvik edildiğini, tasarım etkileşiminin kurgusu ve tasarım kültürünün nasıl güçlendirilip yaygınlaştırılacağına dair önemli kararların nasıl verildiğini, tasarım ekosisteminin gücünü tartıştılar.

Forumun ilk edisyonu, Aga Khan ödüllü Bangladeşli mimar Marina Tabassum ile Melek Zeynep Bulut arasında gerçekleşen iddialı söyleşiyle sona erdi. İklim, coğrafya, kimlik ve hayatta kalma ekseninde şekillenen tartışma iki gün boyunca forumda dile getirilen en temel meseleyi sahneye taşıdı: “Tasarım, ne için?”

“Geçiciliğe Övgü” kürasyonuyla gerçekleşen Global Design Forum İstanbul’un “Mekân Üretimi” programı, İstanbul’un özgün kimliğini referans alan kamusal yerleştirmelerle şehri bir açık hava düşünce alanına dönüştürdü; Aya İrini Avlusu’ndan Sultanahmet Meydanı’ndaki Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ne, Kabataş Erkek Lisesi rıhtımına uzanan enstalasyonlar kalıcılık fikrine karşı geçiciliği, dönüşümü güçlü bir mekânlaşma tavrı olarak ortaya koyan araştırmalara sahne oldu.

Waugh Thistleton Mimarlık & Ulusal Ahşap Birliği, NUN Architecture, Celâleddin Çelik, People Places Ideas, Salon Mimarlık, Alper Derinboğaz, YAKIN Kolektif, Ali Derya Dostoğlu, Uğur Özer, Candaş Şişman ve Tanrı Misafiri gibi güçlü tasarımcıların katkılarıyla şekillenen yerleştirmeler, İstanbul’u yalnızca bir sergi alanı değil, tasarım ve kültür üzerine küresel bir diyaloğun merkezi olarak konumlandırdı.

Forum İçerik Danışmanı Beatrice Galilee dünyanın farklı coğrafyalarından gelen yaratıcı pratiklerin İstanbul’da buluşmasını “olağanüstü bir paylaşım ve etkileşim alanı” olarak tanımladı. Celâleddin Çelik etkinliği, İstanbul’un çok katmanlı kültürel dokusunu tasarım bilinciyle taçlandıran tarihî bir uluslararası buluşma olarak nitelendirdi, Beral Madra ise bu anlamlı buluşmanın bıraktığı mirasın bugün artık genç kuşaklar için kıymetli bir ufuk ve güçlü bir imkân olduğunu vurguladı.

Forumun dikkat çeken isimlerinden Lina Ghotmeh: “İstanbul, mimarlığa yaklaşım biçimimle derin bir ilişki içerisinde. Geçmiş ile bugünün aynı anda, bütün yoğunluğuyla var olduğu çok katmanlı bir şehir burası; ve bu durum, benim ‘geleceğin arkeolojisi’ olarak tanımladığım düşünceyle doğal bir uyum taşıyor.” derken bir diğer güçlü isim Tom Dixon: “Küreselleşmenin hızla ivme kazanan tek tipleştirici etkisi karşısında; yerel kimliği, kültürü, gelenekleri ve bilgiyi korumak önemi artık temel bir mesele” ifadelerinde bulundu.

Dört gün süren program farklı coğrafyalardan yüzlerce tasarımcıyı İstanbul’da buluşturdu ve şehrin dinamik üretici kimliğini uluslararası kültür üretim ağına güçlü bir şekilde hatırlatarak tamamlandı. Mekân Üretimi programı enstalasyonları ise üç hafta boyunca ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

****

Read Previous

22 Mayıs 2026 Cuma Günün Konseri

Read Next

23 Mayıs 2026 Cumartesi Günün Sergileri

Most Popular