BABA OLMAK… BABAM…
M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

On sekiz haziran babalar günü. Özellikle seçtim bu başlığı. Baba nasıl olunur? Bu konuda hiç düşündük mü? Düşünün bakalım neler çıkacak ortaya!?
Baba olmanın bir okulu yok. Aileden ne gördüysek o. Yani babamızdan ne öğrendiysek o. Ben kendi babamı düşünüyorum? Babasını hiç görmemiş. Daha bebekken babasını almış götürmüşler Irak Cephesine. Şehit olmuş. Sıbyan Mektebi (İlkokul)’ni bitirdiği yıllarda annesinin kaybetmiş; 11-12 yaşlarında çocuk. Kalmışlar iki kız kardeşle. Sıkıldıklarında Menevşe halalarının yanına gitmişler. Sonra ağaların beylerin oğlağını gütmüş, çiftini çubuğunu sürmüş; gençliğini de yaşayamamış doğru dürüst…
Yakışıklıymış. İyi giyinirmiş. Halay çekermiş , güreşirmiş düğünlerde. Yaka cebinde kırmızı ipekli mendili varmış… Kızlar bakarmış imrenerek…
Çocukluğumdan anımsıyorum; gıcırdaklı kundurası, cep ağızları, paçası, uçkurluğu örmeli şalvarı, bordo kumaş ceketi vardı. İyi giyinirdi, yakışıklıydı, sesi güzeldi; yeşil kurbağalar, makber, keklik (…) şarkısını söylerdi…

Kızlar aşık olmuşlar; istetmiş babam, ama kız babaları vermemiş. Kaçmak istemişler, onu da halası Emine Hanım engellemiş.
Babam en sonunda anamı istetmiş. Anam esmer güzeli, disiplinli bir kadındı. Anamın anası nenem eşini Çanakkale’de şehit vermiş… Zor günler yaşamışlar.
“O keleş (yakışıklı) oğlan bizim kızı mı istiyor” demiş. “Heye” demişler dünürcüler. Nenem yiğit kadın, yiğitleri sever. “Verdim gitti” demiş. On bir çocuğu olmuş , yedisini küçük yaşta kaybetmiş.
Ne acı değil mi?
Kolay mı? Baba acısını, ana acısını, çocuk ecısını çekmek? Acının ne menem bir şey olduğunu bilirsiniz. Acıklı türkülerde, şarkılarda tutamazdı kendini babam, ağlardı.
En çok Keklik şarkısını söylerdi:
“Keklik gibi kanadımı süzmedim /Murad alıp doya doya gezmedim/ Bu kara yazıyı kendim yazmadım/ Alnıma yazılmış bu kara yazı/ Ağlarım bazı/ Gönül eyyy… sebep ey…”
Şimdi zurnanın “zırt dediği” yere geldik. Bu karmaşa yaşantı içinde babam, nasıl öğrenecekti baba olmayı? Hangi baba öğrenebilir?
El yordamıyla, göz yordamıyla, akıl yordamıyla baba oldu. 1972 yılında 57 yaşında toprağa verdik…
Babamı her düşündüğümde benim de aklım allak-bullak olur!!! Tanrı rahmet etsin, mekanı cennet olsun… Gözlerim dolu dolu anıyorum…
Sevgiyle saygıyla…
13 Haziran 2023, Çamlıyayla
*****





