Sanat, estetik ve toplum
Safter Çevirgen Yazdı

Taşlara kazınmış yüzlerden, taşa dönüşmüş yüzlere…
Estetik, sanat ve topluma dair kısa, protest bir yazı
Taş, aslında hem insanın en eski hatırası hem de bugünün en sert aynasıdır.
Bir zamanlar ustalar, insanların yüzlerini taşa kazırdı; çünkü kalıcılık isterdi insan.
Şimdi ise insanlar, o taş yüzlere bakarken kendi yüzlerinin de yavaş yavaş taşa döndüğünü fark etmiyor.
Estetik yorgun; güzellik artık bir tercih değil, bir zorunluluk gibi dayatılıyor.
Sanat, kalabalığın içinde nefes almaya çalışan bir çığlık. Duyuluyor ama kimse gerçekten dinlemiyor.
Toplum ise her şeye aynı yüz ifadesiyle bakan, tek bir maskeye hapsolmuş dev bir heykel.
Taşlara kazınmış yüzler bize şunu fısıldıyor:
“Biz hiç değilsek, gerçektik.”
Bugünün taşlaşmış yüzleri ise sessizce itiraf ediyor:
“Biz varız, ama hissiziz.”
Sanat, insanı taştan kurtarmanın son umudu belki de.
Çünkü taş, sadece zamana dayanır;
Ama insan, ancak hissettiği kadar yaşar.
****





