COVİD-19 gölgesinde 1 Nisan Şakaları

COVİD-19 gölgesinde

 1 Nisan Şakaları

Harika Ören Yazdı

1 Nisan şakaları öğrencilikte hep korkulu rüyam olmuştur. Şaka sevmem. 1 Nisan şakalarından nefret ederim. Bir kez şakalandım. Sırtımda uygunsuz bir yazıyla, tahtaya kalktığımda sınıf çok eğlenmiş, hocam ise gülsün mü, ağlasın mı bilememişti.

Başkasına yapıldığında müthiş heyecan veren 1 Nisan şakalarına daha çok okul hocalarımız yakalanırdı. Oturacağı iskemlede oynak plastikten örümcekle karşılaşan hocamızı kolonyalarla zor zar kendine getirmiş; sınıfı terk etmesine sebep olmuştuk. Bir sonraki yazılıda da canımıza ot tıkayıverdi.

1 Nisan şaka geleneği nasıl başlamış? Hadi bir göz atalım.

15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu İspanya’daki Endülüs Müslümanlarının son kalesini, Gırnata’yı kuşatır. Komutan 31 Mart gecesi kalenin önüne giderek bir elinde Kur- an bir elinde İncil, kaledekilere iki kitap üzerine yemin eder. Canlarını bağışlayacaktır. 1 Nisan sabahı teslim olan Müslümanlara, Haçlı ordu komutanı ” Sözüm dün akşam içindi. Bugün için size bir sözüm yoktur” Der. Müslümanlar orada şehit edilirler.

Denir ki; 1 Nisan Hıristiyanlar arasında ‘’Hile Günü ‘’ olarak kutlanmaya başlanır.

Şaka Günü’ ne dönüşen 1 Nisan’da şaka yapmak Fransa’da beş asırlık bir gelenektir. 1 Nisan şakasıyla ilgili bazıları diğerlerine göre daha yaygın onlarca rivayet vardır.

Boston Üniversitesi Tarih profesörü Joseph Boskin’in Orta Çağ’la ilgili çalışmalar yapmaktadır. Kugel adında bir soytarının kral oluş hikayesini inandırıcı bir şekilde ortaya koyar. Bu inandırıcı hikayenin ‘’eşek şakası’’ olduğu anlaşılana kadar epey zaman geçer.

1962 1 Nisan Günü İsveç siyah- beyaz televizyon kanalına çıkan bir teknisyenin absürt şakasını da es geçmeyelim. Teknisyen, inandırıcı tavır ve dille çok basit bir yöntemle izleyicilere renkli televizyon izleyebilecekleri bildirir. Yöntem çok basittir. Sadece ekranın önüne bir naylon kadın çorabı gereceklerdir. Yüz binlerce izleyici heyecanla yatak odalarına koşup, çekmeceden aldıkları kadın çorabını ekran önüne geriverirler. Teknisyen çok eğlenir, izleyiciler hayal kırıklığına uğrar. Teknisyen sonrasında işinden olur mu? Merak ettim ama bu konuda bilgi yok.

1 Nisan Şakalarıyla ilgili en çok kabul gören teorinin Calerıdar of Diversity-Farklılıklar Takvimi’nde yer aldığını görüyoruz. Kansas Üniversitesi’nin hazırladığı bu takvime göre; 1582’de Papa XIII. Gregory zamanında, Roma İmparatoru Jül Sezar’ın hazırlattığı Jülyen takviminden Gregoryen takvimine geçilir. 25 Mart-1 Nisan arası kutlanan yeni yıl, 1 Ocak’a alınır. Kabul edenler ve edemeyenler arasında ayrılık yaşanır. Eski yılbaşı olan 1 Nisan gününde -sahte parti davetiyeleri düzenlenir, saçma hediyeler verilir, çeşitli şakalar yapılır. Fransızlarca Poisson d’Avril-Nisan Balığı- ya da April Fools’s Day-Aptallar Günü- isimleriyle gün neşeyle kutlanan bir şaka gününe dönüşür. Nisan Balığı tamlaması bu vesileyle doğar. 1 Nisan’ı yılbaşı kabul edenlerin adı artık Nisan Balığı’dır.

Hani bizimde kullandığımız bir deyim vardır. ‘’Sazan gibi atladın’’ deriz. İşte bu sazanların büyük bir bölümü de İngiltere’de uzun atlamaya geçmişler. 1957’de BBC Panorama programında 1 Nisan’da, İsviçreli köylülerin ağaçlarından görülmemiş spagetti rekoltesi elde ettiğini bildirir. Yayın son derece ciddi yapılır. Gerçek olduğunu sanan İngilizlerce kanalın telefonları kitlenir. Bahçelerinde, arazilerinde spagetti yetiştirmenin sırrını öğrenmek isterler.

Yıllar sonra takvimin ayları yerine oturup Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin bir parçası olarak görmeye başlarlar. Bir diğer teoride Fransa’da yıl içinde balık avının yasak olduğu dönemde, bazı şaka severlerin balık avcılarını kandırmak için ırmaklara ‘’Nisan Balığı’’ diye bağırarak çiroz- ringa balıkları atmalarının bu şaka kavramını ortaya çıkardığı yönündedir.

Zamanla 1 Nisan gelenekselleşir. Dünyada çeşitli ülkelerde, değişik isimlerle gittikçe süslenir. Zenginleşir. Yaygınlaşır. Fransız kökenli bu geleneğin denizi aşıp İngiltere’ye ulaşması neredeyse yaklaşık iki yüzyıl sürer. Oradan da Amerika’ya ve bütün dünyaya yayılır.

Günümüzde bu gelenek özel şakalarla, dostlar işletilerek, balık şeklinde çikolatalar yenerek, yaşatılmaktadır.

Dünya Covid -19 ile boğaz boğaza boğuşurken hüzünlü Bahar Nisan’a erdi.

Hoş geldin ‘’1 Nisan’’ diyelim.

Yeterince şakalanmış durumdayız. Ötesine kimsenin gücü yok!

*****

0 Reviews

Write a Review

Read Previous

UÇARI GÖL PARK & DENİZLİ ACIPAYAM

Read Next

OTİZMLİ REMZİ’den Sanatçı REMZİ’ye

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: