Fincancı Katırlarını Ürkütmezsen

Fincancı Katırlarını Ürkütmezsen

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Bugün size Nasrettin Hoca Fıkrası anlatacağım. Nasrettin Hoca’yı bilmeyen, tanımayan yoktur. Herkes Nasrettin hoca’dan bir veya birkaç fıkra bilir. Onun fıkraları güldürücü, eğlendirici, düşündürücüdür, ders vericidir.

Bir gün Nasrettin Hoca elinde tahra, çıkmış bir ağaca bindiği dalı kesiyormuş. Oradan geçen bir adam görmüş, Hoca Efendi bindiğin dalı kesiyorsun, düşeceksin demiş. Hoca aldırmamış dalı kesmeyi sürdürmüş, az sonra düşmüş.

Düştüğü yerden kalkmış, adamın arkasından koşmuş, yakalamış. “Düşeceğimi bildin öleceğimi de bilirsin” demiş. Adam “Ne bileyim Hoca Efendi? Sen bindiğin dalı kesiyorsun, besbeli düşeceğin.”

Hoca diretmiş. “Benim öleceğimi de bilirsin.” Bakmış adam, Hoca’nın elinden kurtuluş yok. “Bak Hoca Efendi” demiş, “Kestiğin odunları eşeğine yükle, sür yokuşa, eşek dayanamaz yellenir. İlk yellenmede ölüm dizine gelir, ikincide beline, üçüncüde ölürsün…”demiş. Hoca da öyle yapmış, ölmüş.

Beklemiş, ne gelen var giden. Kalkmış evine gelmiş. Hanımına, “Yahu ben öldüm, sen niye gelmedin” demiş. Hanımı, “nerede öldün?” diye sormuş. Hoca “Gel” demiş, varmışlar öldüğü yere; “İşte şurada” demiş Hoca. Yeniden yatmış, ölmüş Hoca.

Hoca’nın hanımı ağlaya ağlaya Hoca’nın ölümünü duyurmuş komşulara… Komşular gelmişler, Hoca’yı getirmişler eve, teneşirin üstüne koymuşlar, yumuşlar yıkamışlar, salın üzerine koymuşlar, mezarlığa götürüyorlarmış. Yol ikiye ayrılmış. Salı götürenler, şu yoldan mı, bu yoldan mı diye başlamışlar tartışmaya.

Hoca, dayanamamış, doğrulmuş, “Ben sağlığımda şu kestirme yoldan giderdim” demiş. Salı taşıyanlar Hoca’nın dediği yoldan gitmişler, varmışlar mezarlığa. Yine tartışmaya başlamışlar. “Ne olur ne olmaz, Hoca’nın mezarına bir pencere koyalım” diye. Hoca yine karışmış işe. “İyi olur, bir pencere koyun benim mezarıma” demiş. Öyle yapmışlar. Hoca’yı koymuşlar mezara, dönmüşler evlerine…

Gece olunca fincancılar katırlarıyla gelip Hoca’nın mezarının yanına konmuşlar, yemek yemeye başlamışlar. Bu sırada Hoca pencereden başını uzatmış, “Benim de karnım acıktı, bana da yemek verin biraz” deyince, katırlar ürkmüşler, fincan yükleri düşmüş yere kırılmış.

Fincancılar, Hoca’yı çıkarmışlar mezardan, iyice bir dövmüşler. Hoca zor kurtulmuş ellerinden, gelmiş köye. Köylüler sormuşlar: Hoca Efendi öteki dünyada ne var ne yok diye sormuşlar. Hoca “Vallahi demiş, fincancı katırlarını ürkütmezsen, bir şey yok, her yer güllük gülistanlık.”

*****

Read Previous

3 Mayıs 2021 Pazartesi İftarda Ne Yemeli

Read Next

4 Mayıs 2021 Salı İftarda Ne Yemeli

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: