Babacanoğlu’ndan Öykü Sakallı Doğan Bebek

Babacanoğlu’ndan Öykü

Sakallı Doğan Bebek

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Belki siz de duymuşsunuzdur; İngilizlerin centilmenliği söylenir durur. İşte onu anlatan bir öykü size:

Öyle mi bilmem? İngilizler birbirlerine iyi güzel davranıyorlarmış. Konuşurken, davranırken çok naziklermiş. Birbirlerinin hak hukukunu gözetirler, eşitliği bozmazlarmış…

Bu centilmenlerden bir bayan gebeymiş. Karnındaki çocuğun iyi beslenmesine dikkat edermiş. İlaçlarını vaktinde kullanır, hiç aksatmazmış. Meyvelerini, yiyeceklerini ona göre seçermiş. Bir yere giderken, bir yerden geçerken, bir araca binerken, spor yaparken incelikli, dokuncasız davranırmış… Hani derler ya, yeri incitmeden yürürlermiş.

Doğum günü yaklaşıyormuş. Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmıyormuş evden. Zaman zaman karnını okşuyor, bebeği seviyormuş…Bir de bakmışlar ki, dokuz ay on gün geçmiş gitmiş. Doğum olması gerekmiş ama, olmamış. Bebek gelmiyormuş bir türlü. Oraya gitmişler, buraya gitmişler, doktorlara, hemşirelere başvurmuşlar…Bebeğin doğmasına, doktorlar, hemşireler de bir çare bulamamış…

Öyle olmuş ki, anne baba oluruna bırakmışlar işi. Ha yarın, ha bir gün doğar diye bekliyorlarmış. Yarın da geçmiş, bir gün de geçmiş, bebek yok ortada. Derken bir yıl, iki yıl, beş yıl… geçmiş, bebek doğmamış bir türlü.

Böyle böyle otuzuncu yıla gelmişler… Annenin sancısı tutmuş sonunda. Hemen gitmişler doğum evine. Doktorlar, hemşireler toplanmışlar başına. Bebeğin doğmasını bekliyorlarmış. Üç beş gün, on gün de böyle geçmiş. Doktorlar hemşireler sonunda doğumu gerçekleştirmişler Bakmışlar ki, bebekler ikiz, saçlı sakallı, bir de konuşuyorlarmış üstelik… Hayretler içinde kalmışlar. Şoke olmuşlar… Lal olmuşlar… Sonunda içlerinden biri kendini toparlamış, çocuklara seslenmiş:

“Niçin bugüne kadar doğmadınız güzel bebekler? Niye beklettiniz bizi? İngiliz centilmenliğine sığar mı bu?”

Çocuklar yanıtlamışlar:

Kusura bakmayınız, öyle oldu. Biz de istemiyorduk ama, kardeşimle ben tam kapının ağzına geldik. Kardeşim diyor önce sen çık, ben diyorum önce sen çık.. Hiç birimiz önce çıkamadık… Bekledik bugüne kadar. Sonunda centilmenliği bıraktık, birbirimizle sürtüşmeye, atışmaya itişmeye başladık. Bu arada saçımız, sakalımız büyümüş. Ama bir türlü dışarı çıkamıyoruz. Böyle böyle günler, aylar yıllar geçti, yine çıkamadık dışarı. İçeri girip oturduk. Düşünüyoruz, karşılıklı konuşuyoruz. Sonunda karar verdik ikimiz birlikte çıkacağız. Kimsenin hakkı kimseye geçmeyecek… Geldik kapıya, durduk yan yana, ikimiz birden yürüdük. Biraz sıkıştık, biraz zorlandık ama çıkabildik…”

Anne baba sevinmişler bu sonuca. Doktorlar, hemşireler de sevinmişler.

“Çıkıp geldiniz ya, gerisi önemli değil” demişler…

Anne hoş geldin demiş. Baba hoş geldin demiş. Doktorlar hoş geldin demiş. Hemşireler hoş geldin demiş…Sevmişler sakallı koca bebekleri. 20.04.2020, Adana

Read Previous

Corona Virüs günlerinde Defne&İlkin’den Klipler

Read Next

K. Muzaffer Gençer’den, Çiçekler’le Korona’ya Mesaj

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: