Sedir Araştırma Ormanları&Elmalı

Sedir Araştırma Ormanları&Elmalı

Haber & Fotoğraflar Şahika Öner

Bu gün, Antalya batısında bulunan Likya bölgesine, merkezi Beydağları olan bölümüne gidiyoruz. Ülkemizde koruma altında olan, dünyada tek sedir araştırma ormanında, baharın uyanışına merhaba diyeceğiz.

Beydağlarımızın en güzel ve bakir yerlerinden olan, Elmalı ilçesi sınırlarında bulunan sedir araştırma ormanına gidip, burada yaşlı olan şah ardıç ışık beli-koç sedir ağaçlarını göreceğiz. Avlan gölünü panoramik seyredip, Çamkuyusu yaylasına giderek 36 cins çiçek ve endemik olan bitki çeşitliliği ile fazlalık sunan ayrıca 16 çeşit yaban hayatı olan orman halkının yaşadığı orman yollarında yaklaşık 9.km yürüyeceğiz.

Puslu ve soğuk bir Pazar günü yola çıkıyoruz. Elmalıya doğru güneş yüzünü gösteriyor. Bize eşlik eden Kohu, Akdağlar, Salur, Bulanık, Aksivri dağları üzerinde kalan kar zebra çizgileri bırakmış. Bu sene Akdeniz yöresine doğru dürüst kar yağmadı. Uzaktan bile seyretmek biz tadını çıkaramayanlar için çok önemli oluyor.

Sedir araştırma Ormanına geldiğimizde, hava bayağı soğuk ve arada çok sert esiyordu. Bekçi kulübesinden sonra ileride, yürüyüş yapacak olan arkadaşlar inip, ormanda gözden kayboluyorlar. Biz 6 kişi, vasıtayla yola devam ederken, sedir ağaçları arasında bir grup yılkı atı görüp fotoğraflarını çekiyoruz. Yolun sununda bütün ihtişamıyla Kızlarsivrisi dağı bizi karşılıyor. Dağcıların zirve yapmayı çok sevdiği bu dağ, üstündeki karlarıyla adeta kıymetli bir taş gibi parıltılar saçıyor. Yüksek irtifalı ve zor dağlara çıkmadan önce Kızlar Sivrisi yaz-kış kolaylıkla zirvesine çıkabileceğiniz bir dağdır. Batı Torosların en yüksek noktası olan Kızlar Sivrisi 3070metre yüksekliğinde, Elmalı ilçesinin güneybatısında kalmaktadır. Yılın 300 günü havanın açık olduğu dağa bir günde zirve yapılabilmektedir.

Gölgede kalmış karlar arasında kardelen arasak da, çiğdemler boy göstermiş. Kısa bir yürüyüşle grubu bekleyeceğimiz Orman Müdürlüğü bulunduğu Çamkuyu yaylasına geliyoruz. Konakladığımız yerdeki mesire yerinin önünde bir grup yılkı atları otlanıyorlar. Rüzgar tersten estiği için kokumu götürmez umuduyla, elimden geldiğince sinsi bir sansar gibi yaklaşıyorum. Bir tek öndeki boz at pür dikkat beni izliyor. Adeta bir heykel halinde gözünü benden ayırmadan, ‘’çok yaklaşırsan niyetimi bozarım’’ hissi veriyor. Aralarında küçük bir tayın bulunduğu atlar, çam ağaçları tablosuna doğallığın imzasını atıyor.

Kaptan şoförün demlediği çayı yudumlarken, yürüyüşçü arkadaşları beklerken, temiz havanın, kuşların, sessizliğin huzuruna varıyorum. Dönüş yolunda durarak, tepeden 850 hektarlık arazi boyutunda olan Avlan Gölünü panoramik seyrediyoruz. Avlan Gölü  Elmalı dağı ile Bey dağları arasına doğru engebeli bir şekilde uzanıyor. Gölün tam olarak bulunduğu alan kalkerli özelliğe sahip bulunuyor. Avlan gölü Elmalı polyesinin en çukur alanında hızlı bir şekilde oluşmaya başlamış. Göl çoğu dönemlerde kurumaya başladığından dolayı önlem alınmamıştır. Bazı raporlara göre 1970 yıllarında gölün kurutulmasına karar verilmiştir. Bu yıllardan sonra göl kurutulmuş, Avlan gölü içerisine kanal açılarak suları yakın civarda bulunan Başgöz çayına akıtılmıştır. Tabi bu işlemden sonra çok büyük zarar görülmüş. 2001 senesinde göl kapakları düzgün bir şekilde kapatılarak su biriktirmeye başlanmıştır. Avlan gölü tekrardan kazanıldıktan hemen sonra göle sazan balıkları atılmıştır.

Elmalı bölgesi gerek tabiatıyla, gerekse gölleri ile bahar aylarında beni büyülüyor.

Antalya’ya dönerken, tatlı yorgunluk içerisinde güzel bir günü bitirmenin huzuruyla çektiğim fotoğraflara bakıyorum.

*****

About Kemal Gönüleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.