“Gitarda Zafer Dilek!”

68 Kuşağı Müziğinin Adanalı Temsilcisi

“Gitarda Zafer Dilek!”

Yazan : Recai Oktan

-“Hepimizin Uzaktan Yakından Tanıdığı Müzik Dünyamızın Yıldız İsimleri Gülden  Karaböcek, Ersan  Erdura, Edip  Akbayram, Mazhar  Fuat, Sezen  Aksu, Selami  Şahin, Arif Sağ, Asu  Maralman, Ümit  Tokcan, Esmeray, Muazzez Abacı, Bülent  Ersoy, Müşerref  Akay, Zekai  Tunca, Şakir  Öner  Günhan, Selda, Merai-Zuhal, Ersen, Nejat  Alp, Atilla  Atasoy, Tugay  Merih, Coşkun  Demir, Cantekin, Huysuz  Virjin, Yeliz, Yasemin  Kutsi, Nalan  Altınörs, Işıl  German, Çetin  Alp, Urfalı  Babi, Şahin  Gültehin, Gökhan  Abur, Bedri  Ayseli, Banu, Gönül  Şenay, Ayşe  Mine, Funda, Hayri  Şahin, Lale Belkıs‘ın Ortak Noktası Var mıdır?  diye sorsam…

50 yıllık dostluk. Zafer Dilek, yazarımız Recai Oktan'la.
50 yıllık dostluk. Zafer Dilek, yazarımız Recai Oktan’la.

Ben Öğrendim, Varmış! Zafer Dilek Tümüne de 45’Lik ya da Albüm yapmış.

1970’lerde dillerden düşmeyen bir şarkı vardır: Yaşadım mı Öldüm Mü Anlayamadım

Dönemin tüm ünlü solistleri yorumlamıştı. Muhayyer Kürdi  makamının “damar” şarkılarından biriydi. Söyleyenler, bestecinin adını anmaktan kaçınmış, şarkıyı kendilerine mal etmek istemişlerdi. O şarkının anası, sözleri yazan Ülkü Aker, babası da besteyi ve düzenlemeyi yapan hemşehrimiz, kardeşimiz, konuğum Zafer Dilek‘ti.

*****

ZAFER DİLEK‘ten Yaşadım mı Öldüm Mü Anlayamadım…Dinlemek için TIKLAYINIZ

*****

Sözleri şöyledir…

Kaderimle arkadaş, dost olamadım,/Beni candan sevecek yar bulamadım,/

Ah ile vah ile geçti bu ömrüm,/Yaşadım mı öldüm mü anlayamadım,/

Gözlerim doldu taştı da ağlayamadım,/Niye seçti kader beni anlayamadım,/

Ah ile vah ile geçti bu ömrüm,/Yaşadım mı öldüm mü anlayamadım,/

Tövbe ettim sevmeye yas tutamadım,/Kötü kader peşimde hep adım adım,/

Ah ile vah ile geçti bu ömrüm,/Yaşadım mı öldüm mü anlayamadım,/

İSM örnek kapak

68 Kuşağı, bütün Dünya’ya “bir gelmiş, pir gelmişti.”

68 Kuşağı’nın müzikteki ağırlığı, genellikle elektro gitar, bas gitar, bateri, organ ve piyano gibi enstrümanlarla beraber vokal melodi taşıyan popüler müzik formu olan “rock”a getirdiği yeni anlayışla ortaya çıktı. Genç yaşta ölen gitarist Jimi Hendrix vardı. Heveslenenler, gitarı onun gibi çalabilme hayaliyle yaşardı. 68 Kuşağı’nın, dünyanın her ülkesinde, diğer sanat-kültür etkinliklerinin yanında nasıl böylesine nitelikli müzik insanları ve kalıcı müzik eserleri ürettiğinin sırrı hala araştırılıyor.

Deep Purple,Led Zeppelin gibi grupların önderliğinde ortaya çıkan hard rock grupları; Guns and Roses ve Van Halendır, Velvet Revolverda, Iron Maiden, Metallica, Dream Theater, Korn, Manowar, Megadeth, Black Sabbath, Cradle of Filth, rock’ın gelişiminde önemli rol oynamışlardır. İngiliz müzik insanlarının atağıyla, “rock müzik” tanımı yaygınlaşmıştır. “İngiliz Fethi” olarak adlandırılan bir akımla, bu müzik tarzı tekrar Amerika’da yayıldı ve hatırı sayılır bir etkiyle uluslararası fenomen haline geldi.

Zafer Dilek-1969
Zafer Dilek-1969

Anadolu rock

İkinci Dünya Savaşı yıllarında dünyaya gelmiş 68 kuşağı müzisyenleri, 60’lı ve 70’li yıllarda en ünlüleri İngiltere ve Amerika’dan çıkmak üzere müzik piyasasını kasıp kavururken, Türkiye de gelişen akımlardan nasibini alıyordu. Yurtdışında ilk dönemlerde Beatles, daha sonraları Rolling Stones, Led Zeppelin, Yes, King Crimson, Pink Floyd, Shadows ve bu listenin uzayıp gidebileceği daha bir dolu gruplar rock müziğinin temsilcilerinden olmuşlardır.

Bu grupların patlamasından sonra 1967-1968 yıllarında, Türkiye’de de başta Erkin Koray, Cem Karaca, Barış Manço ve Moğollar olmak üzere birçok grup ve müzisyen kendilerini yurt çapında üne kavuşturacak ilk 45’liklerini çıkarmışlardı ve Moğollar‘ın ilk dönem klavyecisi Murat Ses‘in öncülük ettiği bir akım olan Anadolu Rock’ın temelleri de yine aynı senelerde böylece atılmış oluyordu.Türkiye bu akıma ısınmıştı

*****

ZAFER DİLEK’ten Bahriyeli Çifte Tellisi Dinlemek için TIKLAYINIZ

*****

 

Bu müzisyenler yurtdışındaki akımları yakından takip ediyorlardı ve farkında oldukları bir şey, Türkiye’deki rock müziğinin aslında çok köklü bir geçmişe sahip olduğu ve de en önemlisi altmışlı yılların ikinci yarısında temelleri Amerika Birleşik Devletleri’nde atılmış olan psychedelic rock akımının aslında Türkiye’nin müziğinin özünde bulunduğuydu. Batının ’68 kuşağı hippileri de doğu mistisizmine bol miktarda meraklıydı ve bu konuda bolca araştırma yapıyorlardı. Türkiye’de yaşayan müzisyenlerin zaten bu olayın içinde doğup büyümüş olmaları, avantajdı ve bunu çok iyi değerlendirmesini bilip, hem batıdaki dünyayı sallamış grupların çalışmalarından, hem de kendi ülkelerinin yerel müziğinden yararlanarak çok sağlam doğu batı sentezleri ortaya çıkarmasını bildiler. Bu da anadolu rock müziğini ortaya çıkardı.

Zafer Dilek
Zafer Dilek ve Gitarı

Mandolinle ve ödünç gitarla müziğe başlangıç

1960’lı yılların başında, müziğin değişik alanlarında o güne değin bireysel çok sayıda müzik insanı doğuran Adana, belki de ilk kez bir grubun doğumunu yaşayacaktı. Zafer Dilek kendi yaşamı ve Mavi Gölgeler‘in doğumunu şöyle anlattı bana…

“Ben 30 Ağustos 1944 Çarşamba günü, Adana Zafer Bayramı kutlamaları sırasında doğmuşum. Bu nedenle ailem adımı “Zafer” olarak beklirlemiş.

Milli Mensucat İlkokulu, İstiklal Ortaokulu ve Adana Erkek Lisesi’nde öğrenim gördüm. İlkokulu bitirdiğimde babam bana mandolin hediye etti. Dayım öğretmendi ve iyi mandolin çalardı. Bende müziğe heves, binbeşyüz… Her türlüsünü seviyorum, dinliyorum. Evimizde lambalı radyo var. Ben evde olduğumda, müzik hiç susmuyor. Dayımla mandolin çalışırken, ailem de ben de yeteneğimi keşfettik.

Liseye başladığım yıllarda, mahalle arkadaşlarımdan biri için, babası yurt dışından gitar getirdi. Adana’da gitar sahibi olmak değil, görmek bile şanstı. Arkadaşımın gitarını bazı günler ödünç aldım ve gitara başladım.”

*****

ZAFER DİLEK’ten Çiçek Dağı Dinlemek için TIKLAYINIZ

*****

 

Mavi Gölgeler geliyor…

“Yine lise yıllarındaydım. Okul arkadaşım Kamil Erginöz (kendisi bateri çalıyordu) bana Okan Dinçer‘den söz etti. Okan piyanoyla ilgileniyordu ve Çukurova Koleji‘nde okuyordu. Babası Tepebağ Ortaokulu‘nun efsane öğretmenlerinden Mahmut Dinçer (Bakkal Mahmut)‘di. Annesi piyano öğretmeniydi. Biraraya geldik, kardeşim Mehmet Can‘ı da solist olarak aramıza aldık ve “Mavi Gölgeler”i kurduk.

Yüzevler’de 99 Kulüp adlı bir mekan vardı. İşletmecisi Süreyya (Recai Oktan’ın Notu: Adana’nın ünlü simalarından Kepçekulak Süreyya) beyden izin alıyor, kulübün boş zamanlarında enstrümanlardan faydalanarak, çalışıyorduk. Ben gitaristim, gitarım yoktu. Kamil bateristti, baterisi yoktu. Okan piyanistti, piyanosu yoktu.

Bizim hevesimizi gören Süreyya bey, beklemediğimiz bir teklif attı ortaya : ‘Çocuklar gelin, haftada bir gün bizim kulüpte program yapın. Size onar kağıt (10’ar lira) vereyim.’ Havalarda uçtuk! 99 Kulüp, Mavi Gölgeler‘in doğduğu mekandır.”

1962 yılında aldığı ilk gitarıyla
1962 yılında aldığı ilk gitarıyla

İlk sevgilisi, gitarı!

Zafer Dilek, bir yolunu bulup, 1962 yılında taksitle ilk gitarına sahip oluyor. Müziğin önde ülkeleri İngiltere ve ABD’nde, gençlerin çerez gibi sahip olduğu bu enstrüman, Türkiye’de hala lükstür. Bu nedenle Zafer için “ilk sevgili” kadar hatta daha değerlidir. Gitar almıştır ama malzeme sıkıntısı vardır. Gitar teli bulamadığında, bağlama teli takmış, büyük sıkıntılara katlanmıştır.  Grubun diğer elemanı Okan Dinçer de aynı yıl İncirlik Havaalanı‘ndan Hammond org alıyor. Bu enstrüman Türkiye’de ilk kez Mavi Gölgeler‘de kullanılıyor. Gerisini yine Zafer Dilek‘ten dinleyelim…

“1962 yılında yarı profesyonel şekilde çalışmaya başladık. Beğeniliyorduk. Bir süre sonra kardeşim Mehmet Can, eğitiminin zorunlulukları nedeniyle gruptan ayrıldı. Yerine Okan Dinçer‘in Çukurova Koleji’nden arkadaşı İzzet Bici’yi aldık. O da solist olarak yetenekliydi. Mehmet Can’ı aratmadı.”

Mavi Gölgeler-1964 Soldan...Kamil Erginöz, İzzet Bici, Okan Dinçer, Zafer Dilek
Mavi Gölgeler-1964 Soldan…Kamil Erginöz, İzzet Bici, Okan Dinçer, Zafer Dilek

Mavi Gölgeler, Adana sahnelerine sığmaz oluyor

Değerli okurlar ben, gruba yakın olanlardandım. Kamil Erginöz, Okan Dinçer ve İzzet Bici‘yle, Tepebağ Ortaokulu‘nda aynı sınıftaydık. Mustafa Yılmaz , Çukurova Koleji‘ni açmasaydı, hep birlikte Adana Erkek Lisesi’ne gidecektik. Olmadı. Okan’la İzzet, büyük bölümü yatılı olan Atatürk Parkı içindeki Çukurova Koleji’ni seçti. Kamil ve İstiklal Ortaokulu’ndan gelen Zafer’le Adana Erkek Lisesi’nde 3 yıl daha arkadaşlığımız oldu.

Ben sözü yine Zafer Dilek‘e bırakayım…

“Adana’nın o günlerdeki klas mekanları olan Santral Palas, Kristal Palas, Ağba Oteli, Borsa Kulübü, Yüzevler’deki 99 Kulüp, daha sonra Sipahi Ocağı, İncirlik Havaalanı’ndaki Subay Kulübü‘nde sahneye çıktık. İncirlik’teki Amerikalılar bizi, kendi ülkelerinden gelen bir grup sanıyorlarmış. Adana’nın yerlisi olduğumuzu öğrenince şaşırıyorlardı.  Adana sahnelerine sığmaz olmuştuk. İlçelerden ve çevre illerden davet alıyorduk. Profesyonelce çalışmaya başlamıştık.”

Okan Dinçer, Zafer Dilek ve İzzet Bici'nin önderliğindeki grup
Okan Dinçer, Zafer Dilek ve İzzet Bici’nin önderliğindeki grup

İstanbul’da grup yenileniyor

Aynı kuşaktan çoğumuzun ilk kez merkezi sistemle yapılan üniversite sınavlarına girdiğimiz yıl olan 1965‘de Zafer Dilek‘le Kamil Erginöz Adana Erkek Lisesi’nden, Okan Dinçer‘le İzzet Bici Çukurova Koleji’nden mezun oldu ve grup ikinci kez yenilendi. Nasıl mı? Zafer anlatıyor…

“Liseden mezun olunca, Kamil müziği bıraktı. Okan ve İzzet’le yüksek öğrenim için İstanbul’a yerleştik. Onlar mimarlık, ben işletme okuyacaktım.

İstanbul’a gelirken önyargılıydık. Ünlenmiş gruplar, solistler vardı. İstanbul’daki müzik insanlarının bizden daha iyi olduğunu düşünüyorduk. İstanbul’a alışıp, müzik piyasasını pratikte görüp, izleyince, yanıldığımızı anladık. Onların bizden üstün yanı yoktu. Bizim hevesimiz ve enerjimiz onlardan fazlaydı. Cesaretimiz arttı. Okan’ın annesi, Kayseri’nin tanınmış ailelerinden Haslar’la akrabaydı. Kadir Has‘ın oğulları Mete ve Mustafa, İstanbul gece hayatının müdavimleriydi. Üst düzey gece kulüplerinin sahiplerini ve işletmecilerini tanıyorlardı. Onların desteğiyle Osmanbey’de yeni açılan Kulüp Batı‘da çalışmaya başladık. Büyük ilgi gördük. ve İstanbul’un müzik alemine zorluk çekmeden girdik. Performansımızla göz doldurduk. İstanbul’un en ünlü gece kulüplerinde sahne aldık. Bu çalışmalarımız 1968 yılının sonuna kadar devam etti.”

Okan Dinçer ve Kontrastları-1966
Okan Dinçer ve Kontrastları-1966

Okan Dinçer’in aşk tutulması ve ölümü

O yıllarda ben İstanbul’da Hukuk Fakültesi’nde okuyordum. Okan Dinçer‘le Şişli Perihan sokakta karşılıklı evlerde oturuyorduk. Sık görüşüyorduk. Okan gece program yaptığı kulüplerden birine şova gelen İsveçli güzel bir revü kızına aşık olmuştu. Bir süre sonra onunla evlenip, İsveç‘e gitti. 1976 yılında aldığımız üzücü haberde, Okan’ın kansere yaklandığını ve öldüğünü öğrendik. Işıklar içinde yatsın. Türk rock müziğinin en önemli klavyecilerindendi. Müziği çok severdi. Yurt dışına giden karma orkestralarda mutlaka olurdu.

Önder Bali Orkestrası
Önder Bali Orkestrası

Yine Zafer’in anlattıklarına dönelim…

Okan Dinçer gruptan ayrılınca, onun yerine Uğur Dikmen‘i aldık. 1969 yılı sonuna kadar birlikte çalıştık. Grup dağılınca ben Faruk Akel Orketrası‘na katıldım. Bas çalıyorum. Solistimiz Başar Tamer‘di.

Zafer Dilek ve Önder Bali Orkestrası İstanbul Hilton'da
Zafer Dilek ve Önder Bali Orkestrası İstanbul Hilton’da

1970 yılında orkestra İstanbul dışından teklif aldı. İstanbul dışına çıkmam mümkün olmadığı için yeni bir ayrılık yaşadım. Bu kez Önder Bali ve orkestrası ile İstanbul Hilton‘da çalışmaya başladık. Bu dönem 2 yıl sürdü.”

1972 yılında kurduğu Zafer Dilek 4 dlı grubuyla
1972 yılında kurduğu Zafer Dilek 4 Grubu

“Zafer Dilek 4” kuruluyor

1972 yılında Zafer Dilek 4 adıyla kendi grubumu kurdum. Hümeyra‘nın yıldızı parlıyordu. Onunla Anadolu turnesine çıktık. Kafilede Fikret Kızılok da vardı. 1973 yılında da Özdemir Erdoğan ile Büyükada Anadolu Kulübü‘nde yaz sezonu boyunca çalıştık. Bir yıl sonra Doruk Onatkut Orkestrası‘na katıldım. 1974-1982 yılları arasında aralıksız olarak Fenerbahçe Sosyal Tesisleri‘nde müzik yaptım.”

90'lı yıllarda Bodrum Sea Garden'da
90’lı yıllarda Bodrum Sea Garden’da

Aranjörlük-yönetmenlik

Zafer müzik piyasasında sahne çalışmaları kadar gerçekleştirdiği aranjörlük ve yönetmenliklerle de tanınıyor. Kendisinden dinliyoruz…

“Aranjörlüğe 1972 yılında başladım. Yönetmenlik de yaptım.

1986 yılına kadar 6 albüm çıkardım. (Zafer Dilek – Oyun Havaları 1Zafer-Banu-Hülya – Oyun Havaları 2Zafer Dilek-Nostalgic OldiesHer Gece)

Aranjör olarak o yılların tanınmış sanatçılarının albümlerini hazırladım. Öğrencilik nedeniyle ertelediğim askerlik görevimi bitirip, Doruk Onatkut‘la yeniden ve 1989’a kadar süren çalışmam oldu. 1989-2002 yılları arasında diş hekimi ve solist Cantekin‘le ikili oluşturup, sahne aldık.

Cantekin’le çalışmalarımdan sonra 2006 yılına kadar dönemin popüler bayan sanatçılarıyla müziğimi icra ettim.”

Zafer Dilek 1960 yılında Adana Küçük Saat Meydsanında
Zafer Dilek 1960 yılında Adana Küçük Saat Meydsanında

Besteleri, sahne hayatını bırakışı

“Müzik hayatımda aktif sahne ve aranjörlük çalışmalarım yoğunluk teşkil ettiği için, beste yapmaya pek vaktim olmadı. Beste yapmak ilham meselesi , Konsantre olmak, vakit ayırmak gerekiyor. Buna rağmen yedi bestem var. bunlardan üçü yayınlandı

1-Ah ile vah ile geçti bu ömrüm , yaşadım mı öldüm mü anlayamadım...  (EmelSayın, Ahmet Özhan, Neşe Karaböcek , Müslüm Gürses, Metin Şentürk, Ömür Göksel, Hayri Şahin ve başka bir çok snatçı tarafından yorumlandı.)

2-Geçen Yaz ( Bu parçayı 1972’de enstrümental yaptım. Daha sonraları sözler yazıldı ve Ersan Erdura tarafından 1986’da plağa okundu.

3-Önce Bir Merhaba (Bu parça da, 1986 yılında yaptığım bir albümde yorumlandı. )

1988 yılında, İzmir Fuarında Cubana Gece Kulübü
1968 yılında, İzmir Fuarında Cubana Gece Kulübü

Meslek hayatım boyunca aranjör ve yönetmen olarak 45 lik ve albümlerini Yaptığım sanatcılar: Gülden  Karaböcek, Ersan  Erdura, Edip  Akbayram, Mazhar  Fuat, Sezen  Aksu, Selami  Şahin, Arif Sağ, Asu  Maralman, Ümit  Tokcan, Esmeray, Muazzez Abacı, Bülent  Ersoy, Müşerref  Akay, Zekai  Tunca, Şakir  Öner  Günhan, Selda, Merai-Zuhal, Ersen, Nejat  Alp, Atilla  Atasoy, Tugay  Merih, Coşkun  Demir, Cantekin, Huysuz  Virjin, Yeliz, Yasemin  Kutsi, Nalan  Altınörs, Işıl  German, Çetin  Alp, Urfalı  Babi, Şahin  Gültehin, Gökhan  Abur, Bedri  Ayseli, Banu, Gönül  Şenay, Ayşe  Mine, Funda, Hayri  Şahin, Lale Belkıs.

2006 yılında müziği değil ama aktif sahne hayatımı noktaladım. Artık mesleğimi aranjör ve yönetmen olarak sürdürüyorum.

About Kemal Gönüleri

One thought on ““Gitarda Zafer Dilek!”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir