ATATÜRK’Ü SEVMEK, İNANMAK, ANMAK YETERLİ Mİ?

ATATÜRK’Ü SEVMEK,

İNANMAK, ANMAK YETERLİ Mİ?

Recai Oktan Yazdı.

Değişmez liderimiz, önderimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ilk cumhurbaşkanımız Atatürk‘ü, ölümünün 78.yıldönümünde, bir kez daha minnet ve şükranla anıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu öncesinde, kuruluş aşamasında ve öldüğü 10 Kasım 1938 tarihine değin gerçekleştirdiği, unutulması olanaksız hizmetleriyle, devrimleriyle, ilkeleriyle oluşturduğu nesilden nesile taşınacak bağımsızlık, özgürlük, laiklik, demokratlık ve cumhuriyet meşaleleri, karşı devrimcilerin, gericilerin, faşistlerin, cuntacıların, teröristlerin tüm ihanetlerine karşın sönmeden daha da parlayarak, ülkemizi ve dünyayı aydınlatıyor.

Atatürk’ü sevenlerin, ona inananların,  her ölüm yıldönümünde ananların sayısı asla azalmıyor, yeni nesillerle daha da artıyor.

Yeterli mi? Değil!

Dünya durdukça onu seveceğiz, ona inanacağız, onu anacağız.

Daha önemlisi: Düşüncelerini de öğrenecek, anlayacak ve dünya durdukça taze ve kullanılır tutacağız.

O’nun bu manada iki unutulmaz sözü vardır.

Birincisi, “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.”

İkincisi, “Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.”

Atatürk’ü gerçekten seviyorsak, O’nu anmak için ayırdığımız zamandan daha fazlasını ilkelerini, devrimlerini ve fikirlerini taze tutmak için harcamalıyız.

*****

About Kemal Gönüleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir