Adana’dan Dünyaya Kapı Açan; Aytaç Arman Öldü!

Adana’dan Dünyaya Kapı Açanlardan

AYTAÇ ARMAN ÖLDÜ!

Recai Oktan Yazdı

Sanatçı ölür mü? Ölüyor! Değerleri, çalışmaları, geride bıraktıkları yaşıyor.

Aytaç Arman (Veysel İnce) kardeşimiz denli yakın arkadaşımız, hemşehrimiz, sanatçımızdı.

Onun için hazırladığım, geçmiş yıllarda sosyal medyada yayınlanan yazıyı, bir kez daha paylaşıyorum.

Anılarıyla yaşasın./Recai Oktan


AYTAÇ ARMAN

Aytaç Arman, okunması gereken yaşam öyküsüne sahip olanlardandı… Yaşarken takdir edilmesi gerekenlerdendi…Öldü. Takdir etmek için fırsat bulamayanlar, geç kaldı.

Bugün söze yine Güney Adana’dan başlayacağım. Çünkü benim anlattıklarımın yaşandığı dönemlerde, (şaşırsanız da) Kuzey Adana yoktu.

Güney Adana’da Karasoku, Hürriyet , Şehitduran ve Sugediği mahallelerinin arasına sıkışmış Mestanzade Mahallesi, o mahallede de Askeri Deppoy dediğimiz bir bina vardı. Sonradan Askerlik Şubesi olarak hizmet verdi. Şubenin kapalı olduğu Pazar günleri, önündeki alanda sebze pazarı kurulurdu. Adana’da yaşamış 60 yaş üstü erkeklerin yolu bu binadan en az bir kez geçmiştir. Çünkü oradaki “yerli” ya da “yabancı” diye ayrılan birimlerde askerlik yoklaması, askere alma ve asker kaçağı işlemleri yapılır, belli yaşı geçenler de askerlikten düşürülürdü. Ben ilkokuldan beri orayı bilirdim. İlkokulda o binanın önünden geçerken, şimdi neredeyse torunum yaşındaki resmi kıyafetli nöbetçilere “asker amca… asker amca…” diye bağırır, selam vermeye çalışırdım.

Askeri Deppoy’un önünden eski Okat garajı’na doğru giden caddenin sağında, ortalarda Birinci İnönü İlkokulu vardı. Işıklar içinde yatsın babam Sabit Oktan bu okulda ve doğru anımsıyorsam 1965-69 yılları arasında başöğretmenlik yapmıştı. Babamın görev yaptığı yıllardan çok önceleri o okulun bir sınıfında, aynı sırada yan yana oturan 3 afacan çocuk öğrenim görüyordu: Veysel İnce, Cengiz Sezici, Mustafa Suphi Baltacı. Ne ilginçtir ki, bu afacanların üçü de büyüdüklerinde sinema ve tiyatro sanatçısı oldu. Kendi alanlarında pek güzel işler yaptı.

Bugünkü konuğumuz Veysel İnce’nin, çoğunuzun bildiği adıyla Aytaç Arman’ın doğum tarihi, kayıtlara 22 Haziran 1949 olarak geçti. Adana Erkek Sanat Enstitüsü‘nü bitirdi. 1966’da Tarsus’ta bir boya fabrikasında işçi olarak çalışmaya başladı. Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi‘nde okurken, gazete ve dergilerin açtığı sinema yıldızı yarışmalarına katılmaya başladı. Veysel İnce olan adını değiştirip, Aytaç Arman adını alması da bu döneme rastlar: İstanbul’da yayınlanan bir gazetenin ‘Sinema Kralı’ yarışmasına fotoğraflarını gönderir. Finale kalır. Nasıl ve neden olacaksa olur(!), sonuncu olacak aday birinci, Aytaç’ da ikinci yapılır. Orada birkaç gazeteciyle tanışır. Onlar Ses dergisinin yarışmasına girmesini önerir. Fotoğraf çektirip, hazırlık yaparken, Adana’daki arkadaşları, “yarışmaya Veysel adıyla katılma. Biz sana daha popüler isim bulduk. Matematik hocan var ya, Kemal Arman onun soyadını alalım, adına da Aytaç diyelim, bundan sonra senin adın Aytaç Arman olsun” önerisini getirirler. Kabul eder. Prestijli Ses Dergisi Kapak Yıldızı Yarışması’nda Tarık Akan‘ın ardından ikinci olur ve filmlerde rol almaya başlar.

*****

Aytaç, sinemadaki ilk yıllarında yakışıklı ve romantik jön rolleri oynaması, yönetmen Süreyya Duru’nun filmlerinde rol almasıyla tanınıyor. Duru ile Bedrana, Kara Çarşaflı Gelin filmleriyle başarıyı, Senaryosunu Yılmaz Güney’in yazdığı Düşman filmiyle de mesleğinde büyük çıkışı yakalıyor.

“Oyuncu olmasaydım, büyük olasılıkla siyasetçi olabilirdim. Tepkiliydim çünkü. Geldiğim yer, Çukurova. Bereketli topraklar. Verimli topraklarda emeğin sömürüsü çok olur. Kaçınılmaz olarak, emeği savunmak için politikacı olurdum. Protest bir kişiliğim var. Sanat nedir sorusunun yanıtının şöhretten ibaret olmadığını çok erken kavradım” diyen Aytaç Arman, okunması gereken yaşam öyküsüne sahip olanlardan… Yaşarken takdir edilmesi gerekenlerden…

Aytaç Arman emeğe değer veren, popüler kültürün gayrimeşru estrümanlarına teslim olmayan yanıyla önünde saygıyla eğinilmesi gereken, iyi oyuncu olmanın ötesinde ilkeli ve dürüst bir Adanalı adamdır.

Sinema emekçilerinin hakları savunduğundan, 12 Eylül döneminde yargılanıp, aforoz edilmesi bile, demokrat gönüllerde taht kurmasına yetiyor.

Uğruna mücadele ettiği sinema emekçileri(!) onu üçotuz paraya satmış olsalar da, Aytaç Arman duruşunu asla bozmuyor.

12 Eylül döneminde, ‘Devletin temeline dinamit koyma’ iddiasıyla yargılanan Aytaç Arman (Not: Benzer baskılarla yarışma arkadaşı Tarık Akan da karşı karşıya kalmıştı) , felaket günleri şöyle anlatıyor: “18 yıl hapis isteğiyle yargılandım. Askeri savcıya ifade için gittiğimde bana, ‘Devletin temeline dinamit koymak suçundan yargılanıyorsun’ dedi. Sendika denetleme kurulu başkanıydım ve kurucu üyesiydim. Türk Sineması Dergisi’ni çıkarıyordum. Derginin adının Türkiye Sineması olması için müracaat ettik. ‘Ne demekmiş Türkiye Sineması?’ diyerek yargıladılar. 10 yıl boyunca pasaport alamadım. DİSK Davası düşene kadar yargılandım. ‘Temiz adamsın, sekiz göbek öteni biliyoruz ama bu komünistlere uydun’ dediler. Fransa’dan film teklifi geldi bu yüzden gidemedim. 5 Kasım 1977’de oyuncular, sinemacılar olarak filmler sansüre takılmasın, sansür denilen şeyin kuralları hafiflesin diye Ankara’ya yürüdük. Sosyal haklarımızın verilmesini istedik. SSK primlerimiz yatırılsın istedik. Ben 29 yıllık SSK’lıydım. 1966’da Tarsus’ta bir boya fabrikasında işçi olarak çalışırken 16 yaşındayken sigortam yapılmış, primlerim yatırılmış. 52 gün sigortalı olmuşum. 1994’te bir hak verdiler, borçlanma hakkı. Emeklilik işlemlerini başlattık. O sayede emekli oldum. Sinemada çalıştığım 1970’ten 1994’e kadar 24 yılda 4 gün sigortam yatırılmış, o kadar. Ankara’ya bunun için yürüdüm ben. 12 Eylül darbesiyle 10 sene hayatımdan çalındı. Yargılandığım için hayatım mahvoldu. 12 Eylül sonrası yaşananlar hazmedilecek şeyler değildi.”

*****

Aytaç Arman, Yeşilçam’a yıllarca emek verip, bisiklet sahibi bile olamamış. Kanlıca’daki evini, Sibel Can’la oynadığı Berivan dizisinden kazandığı parayla almış. Bir de 1972 model kaplumbağa (vosvos).

Emekli maaşının tamamı kredi borçları için kesildiğinden miktarını bile bilmiyor. 3 Altın Portakal ödüllü Aytaç Arman, maişetini temin için dizilerde rol almaya devam ediyor.

Aytaç Arman için kişisel görüşlerimi daha fazla sergilemek yerine sinemada yaptığı işlere ve kazandığı ödüllere birlikte bakalım:

Günümüze kadar bir çok film ve televizyon dizisi projelerinde yer almayı başaran Aytaç Arman, Fatmagül’ün Suçu Ne, Adını Feriha Koydum, Berivan, Candan Öte, Hacı gibi popüler dizilerde rol aldı.

Aytaç Arman’ın son işi, bir TV kanalında yayınlanan Kara Para Aşk adlı dizisidir.

Adana’dan yetişen büyük sinemacı Yılmaz Güney’in “Baba” filminde de rol alan Aytaç Arman, sinemada ilk ödülünü 1981’de senaryosunu Yılmaz Güney’in yazdığı “DÜŞMAN” adlı filmle SİYAD (Sinema Yazarları Derneği;En İyi Erkek Oyuncu olarak aldı. Sinema kariyerinde, ilk dönemindeki sıradan filmlerden çok, dikkat çeken, festivallerde ödüller alan filmlerde rol aldı.

11. Antalya Altın Portakal Film Yarışması‘nda 1974’te Süreyya Duru’nun yönettiği, başrollerini Perihan Savaş’la paylaştığı, Bekir Yıldız’ın öyküsünden sinemaya uyarlanan “BEDRANA”, “En iyi 2. Film”ödülü aldı. 1977 yılında başrolünü Semra Özdamar’la paylaştığı; Süreyya Duru’nun yönettiği “KARA ÇARŞAFLI GELİN” 14. Antalya Altın Portakal Film Yarışması’nda “En İyi Film” ödülünü kazandı. 1988 Antalya Altın Portakal Film Yarışması’nda, başrolünü oynadığı, Ömer Kavur’un “GECE YOLCULUĞU” “En İyi Film” ödülünü alırken, Aytaç Arman da “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü aldı.

Bunları, sinema kariyerinde aldığı diğer ödüller takip etti. Örneğin 25. Antalya Film Şenliği – 1988, En İyi Erkek Oyuncu, Gece Yolculuğu, 40. Antalya Film Şenliği – 2003, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Gönderilmemiş Mektuplar, 25. Siyad Türk Sineması Ödülleri – 2003, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Gönderilmemiş Mektuplar, 20. Londra Türk Film Festivali – 2015, Yaşam Boyu Başarı ödülü .

Aytaç Arman’ın başarılarla dolu filmografisi şöyle:

Kara Para Aşk – 2014, Adını Feriha Koydum – 2011, Devrimden Sonra – 2011, Hacı – 2006, Candan Öte – 2006, Düşler ve Gerçekler – 2005, Deli Mavi / İşte Öyle Bir Şey – 2005, Sen Ne Dilersen – 2005, Perçem – 2004, Karşılaşma – 2002, Gönderilmemiş Mektuplar – 2002, Berivan – 2002, Öyle Bir Sevda ki – 2002, Melekler Evi – 2000, Bedel – 2000, Yüzleşme – 1999, Kıvılcım – 1999, Yılan Hikayesi – 1999, Akrebin Yolculuğu – 1997, Bir Umut – 1997, Kurtuluş – 1996, Yaban – 1996, Yer Çekimli Aşklar – 1995, Sahte Dünyalar – 1995, Buluşma –

1994, İz – 1994, Yolcu – 1994, Kurşun Adres Sormaz – 1992, Bekle Dedim Gölgeye – 1990, Gece Yarısı Vurgunu – 1990, Perili Köşk – 1990, Kantodan Tangoya – 1989, Av Zamanı – 1988, Gece Yolculuğu – 1987, Bir Avuç Gökyüzü – 1987, Biri Ve Diğerleri – 1987, Kadının Adı Yok – 1987, Uzun Bir Gece – 1986, İstek – 1986, Sıcak Tatlı Yaz – 1986, Fatmagül’ün Suçu Ne – 1986, Parmak Damgası – 1985, Adı Vasfiye – 1985, Sönmüş Ocak – 1980, Düşman – 1979, Fırat’ın Cinleri – 1977, Güneşli Bataklık – 1977, Ben Sana Mecburum – 1976,

Bu Nasıl Dünya – 1976, Ne Haber – 1976, Nereye Arkadaş – 1976, Seni Sevmekle Suçluyum – 1976, Yazgı – 1976, Ne Umduk Ne Bulduk – 1976, Kara Çarşaflı Gelin – 1975, Evde Kalmış Kızlar – 1975, Enişte – 1975, Sevgili Halam – 1975, Yarınlar Kimin – 1975, Yarın Olmaz Şimdi – 1975, Yaşamak Daha Zor – 197, Evet mi Hayır mı – 1974, Gerçek – 1974, Batak – 1974, Babalık – 1974, Bahriyeli Kemal – 1974, Bir Ana Bir Kız – 1974, Çılgın Arzular – 1974, Hostes – 1974, İstek – 1974, Tek Başına – 1974, Cici Kız – 1974, Bedrana – 1974, Yalancı / Çok Yalnızım – 1973, Babaların Günahı – 1973, Aşkın Zaferi – 1973, Bir Dost Bulamadım – 1973, Çocuğumu İstiyorum – 1973, Felek – 1973, Izdırap – 1973, Kader Çıkmazı – 1973, Oğlum Osman – 1973, Teslim Ol Baba – 1973,

Ve Onu Vurdular – 1973, Zambaklar Açarken – 1973, Anneler Günü – 1973, Vukuat Var – 1972, Ve Güneşe Kan Sıçradı – 1972, Bir Baltaya Sap Olamadım – 1972, Kahbe / Bir Kız Böyle Düştü – 1972, Yirmi Yıl Sonra – 1972, Murat İle Nazlı – 1972, Oğlum – 1972, Korkusuz Aşıklar – 1972, Aslanların Ölümü – 1972, Ekmekçi Kadın – 1972, Elveda Yavrum – 1972, Kadın Yapar – 1972, Murat İle Nazlı – 1972, Tövbekar – 1972, Hayat Cehennemi – 1971, Baba – 1971.

*****

About Recai Oktan

Sülalede 8 kız torundan sonra ilk erkek torun olarak 04. 06. 1947 tarihinde Adana'da dünyaya geldi. Eğitimini Adana'da (İnkilap İlkokulu, Tepebağ Ortaokulu, Adana Erkek Lisesi) tamamladı. Adana Demirspor ve Galatasaray taraftarıdır. Adana'da 2 süreli derginin (Başaranlar, Klas), 1 haftalık gazetenin (Hürsöz), 2 günlük gazetenin (Güney Ekstra, Klas) sahipliğini yaptı.3 evliliğinden 1 oğlu, 1 torunu var. 20 yaşında şekillendirdiği siyasi görüşü hiç değişmedi. 2000 yılında siyasi görüşü , taraftarı olduğu takımlar ve oğlu hariç her şeyi Adana'da bırakıp, gurbete çıktı . 2011 yılından beri Bodrum/Gümüşlük'te yaşıyor, kış mevsimini İstanbul'da, festivalleri Adana'da geçiriyor. Beyni ve kalbi Adana'dan asla kopmadı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.