Leonardo da Vinci’nin 500.Ölüm Yılı Etkinlikleri

Leonardo da Vinci’nin

500.Ölüm Yılı Etkinlikleri

Haber ve Fotograflar : Nihal Güres

Leonardo Da Vinci farklı sanat disiplinleri arasında çeşitli sergi ve etkinliklerle anılıyor. 2014 yılında Giancarlo Padovini tarafından kurulan sanat platformunda 6 yıldır düzenlenen çeşitli etkinliklerde, bu yıl Türkiye’den İstanbul Sanat Magazin Köşe yazarı Ressam Nihal Güres ile Derya Avcı‘nın çalışmaları da yer alıyor.

TraXpo 2019‘un 6.Yılında fotoğraf sanatçısı Roberta Savolini‘nin düzenlediği Posta sanatı projesinde dünyanın pek çok yerinden gelen kartpostal büyüklüğünde değişik çalışmalar yer alıyor.

Rönesansın dahi ismi Leonardo da Vinci bitiremedigi resimleri, deneysel boyama teknikleri nedeniyle solan, boyası dökülen ve defalarca restorasyon gören eserleri ile, sanat dünyasının en gizemli isimlerinden biri. Geriye kalan resimlerinin hepsi birer başyapıt. Ayrıca 13.000 sayfa kadar not defterleri ki bazı sayfalarının da Kayıp olduğu düşünülüyor.

En popüler eserleri arasında ‘Mona Lisa’ ve ‘Son Aksam Yemegi’ tabloları yer alıyor. Her iki eserde hem sosyal medya ortamında hem de yeniden üretilme konusunda popülerliklerini başka hiç bir esere bırakmıyorlar.
Defalarca çizilen eserler, ayrıca kaldırım resimleri, duvar resimleri olarak da bol bol kullanılıyor.

Mona Lisa üzerinde en son makyaj teknikleri deneniyor, neredeyse yok denecek kaşları, son moda trendlerine uyarak son derece vurgulayıcı bir şekilde yeniden betimleniyor. Ayrıca dudakları ve yanakları, Botoks vs. gibi popüler uygulamalardan da nasipleniyor.

Mona Lisa süpürge odasında

Muhteşem bir peyzajda oturarak bizi yıllardır seyreden Mona Lisa, zarif plili elbisesi ile zerafetine halel getirecek derecede maceralı günler geçirmiş. Esrarengiz tebessümü ile kılını kıpırdatmıyor gibi görünse de, sinsi Müze görevlisi Vincenzo Peruggia tarafından Louvre müzesindeki yerinden çıkarılıp, süpürge odasında bir gece geçirdiğini herhalde hiç unutmamıştır. 1913 yılında, bir sabah bir müze ziyaretçisi, Mona Lisa’nın yerinde olmadığını görür. . İnanılmaz bir durum, uçmadı ya bu? Hemen bir soruşturma açılır, araştırma sürerken , Floransalı bir sanat Tüccarı ile temasa geçmeye çalışan müze görevlisi Peruggia suç üstü yakalanır.

O asil kadını yerinden çıkarmış, bir gece süpürge odasında tutmuş, ertesi sabah da kolunun altına kıstırıp müzeden çıkarmış. Neymiş efendim, asil hanımefendi memleketi İtalya’ya dönsünmüş.

Mona Lisa‘nın kayboluşu ve bulunuşu uluslarası ortamda yeri yerinden oynatır. Louvre müzesi yıllardır sıradan bir eser muamelesi yaptığı tabloya bundan sonra özel güvenlikli ve korumalı, hava kontrollü, kurşun geçirmez özel bir bölme yaptırır. Dünyanın her yerinden gelen yılda ortalama 10 milyon civarında izleyici Mona Lisa tablosunu ziyaret etmek için saatlerce müze kapısında sıra bekliyor. Mona Lisa‘yı seyrettikten sonra canlı Mona Lisa performans sanatçıları, tıpatıp giyimleri ve çerçeveleri ile kapıda sizi bekliyor. Onlarla da ister hatıra fotoğrafı ister selfie çekersiniz.

Mona Lisa’nın kaşları var mı?

Eseri müzede, ya da fotoğrafta görenler kaşları göremiyorlar, fakat sanat tarihçisi Giorgio Vasari, 1547 deki bir anlatımında kaşları anlata anlata bitiremiyor. Amanın da ne güzelmiş, her bir tüy parçası kalplere saplanan bir ok…
Oysa biz o müstesna güzelliği göremiyoruz. Kimi sanat tarihçileri, o dönem kadınların kaşsız güzelliği tercih ettiğini iddia etse de, diğer portreledeki “kalbi delen” kaşların varlığı bu tezi haklı çıkaramıyor. Muhtemelen kaşlar, ya yoktu ya da çeşitli restorasyonlar sonucu silindi.

Giorgio Vasari‘nin ise hiç görmemiş olduğu düşünülüyor, büyük bir ihtimalle bitmemiş kopyasını gördüğü düşünülüyor, ya da ona anlatan birinden dinlediği varsayılıyor. Miş miş de miş miş…

Çağdaş doktorlar da Mona Lisa‘nın göz muayenesini yapmak istiyorlar. Sadece tabloya dayanarak ona, tiroid bezesinin büyümesi, şaşı göz, yüz felci, DİŞ gıcırdatmayı alışkanlık haline getirmek gibi teşhislerde bulundular. Bu kadar hastalığı varsa, yüzyıllardır o eşsiz tebessümü ile bize bakması ve gülümsemesi bile bir mucize..

Leonardo da Vinci’nin en sinir bozucu huylarından birisi, aldığı siparişleri bir türlü bitirememesiydi. ‘Son Akşam yemeği’ tablosunu bir türlü bitirememesinin nedeni aradığı modeli bir türlü bulamamasıydı.

Santa Maria Delle Grazie Kilisesi‘nde başrahip, yemek odası duvarına yapılan freskonun bir türlü bitmemesinden son derece rahatsız oluyordu, ve Leonardo‘yu Milano Dük’üne şikayet etti. Leonardo Yehuda‘ya uyacak kötü yüzü bulamadığını Dük hazretlerine anlattı. Fakat çok ısrar ederlerse rahibin yüzünü kullanabileceğini söyledi. Neyse ki sabırsız rahip başka şikayette bulunmadı.

Leonardo da Vinci‘nin dehasından ötürü devamlı yeni fikirler üretmekten, başladığı işlere olan ilgisini zaman zaman kaybettiği, bir projeden başka bir projeye geçtiği ve bunun sonucu olarak dehasına tanıklık eden az esere sahip olduğumuz söyleniyor.

Acaba onun yaşadığı çağda şimdi bizim yaşadığımız çağ kadar kafa karıştırıcı mıydı? Sürekli ilgisini çeken yeni şeyler olduğuna göre , çok neşeli yaşadığını düşünmeyi arzu ediyorum.

Biz de şimdi hızlıca yaşıyoruz. Yapmayı arzu ettiğimiz şeyler çok fazla ve cezbedici. Sergilere gitmek, sosyal medyada sevdiğimiz şeyleri takip etmek, bir kaç oyun oynamak, güzel bir kahve içip sohbet etmek..yapılacak o kadar çok şey varken , bitmeyen ve tamamlanmayan da çok şey kalıyor. Neyse ki kendimizi Leonardo da Vinci gibi görüp, onun dehasının kanatları altına sığınıp kendimize haklı bir bahane üretebiliriz.

Şaheserleri izlemek de ayrı bir deha değil mi, onları izlemek, onların içinden kendimizi, ruhumuzu neşelendirip yeni oyun alanları açıp , renkli dünyalara karışmak, katılmak…

Serginin açılacağı Moby Dick ‘Kütüphanesi Faenza’ Via Settmbre ‘de yer alıyor. Eylül caddesi..

Eylül caddesinde hiç sergiye katılmamıştım, ilk defa bir eylül caddesinde eserlerim sergilenecek. Çok mutluyum.
Bir dehanın ardından 500 yıl geçmiş. İnsan ruhu hep aynı, güzelliğin, renklerin peşinden gidiyor. Mona Lisa harika peyzajından gelip gizemli tebessümünü tüm sırları ile beraber bize yeniden hatırlatıyor. Arasında oturduğu kayalar kadar yaşlı ruhu nedense hep genç görünüyor.

Sergi düzenleyen Roberta Savolini , Serginin Küratörleri ise Giancarlo Padovani ve Monalisa Valmori.

02-05 Mayıs 2019

TraXpo 2019

Libreria Moby Dick Via XX Settembre 3 B 48018-Faenza-Ravenna İTALYA

*****

About Nihal Güres

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.