Atila Yüksel ile “Beyindeki ateşi tutuşturmak”

Atila Yüksel ile

“Beyindeki ateşi tutuşturmak”

Haber ve Fotograflar : Harika Ören

Hitit Üniversitesi’nde Rekreasyon araştırmaları Kongresinde Prof.Dr. Atila Yüksel‘in Rekreasyon Eğitimi ve Farkındalık Atölyesi’ndeyiz. Sempatik, sözünü sakınmayan, şeffaf, yerinde duramayan enerjik bir kişilikle karşı karşıyayız.

Hemen sahne önüne içimde Sek-sek oynama isteği uyandıran kutucuklar çiziliyor. Atila hocanın isteğiyle boş beyaz kağıtlar, makarna ve plastik şeker paketleri sahne kenarında yerini alıyor. Karmaşa gibi gözüken planlanmış bir etkinliğin başlangıcına hummalı bir hazırlıktır gidiyor.

Atila Yüksel kendini tanıtıyor ve ‘’Bizler 80-90 lı yılların gençliğini yaşayanlar tam anlamıyla çevremizdeki kişileri memnun etme üzerine kodlandık. Oysa hayat hızla akıyor. Belli bir yaşam sürecimiz var. Yavaşlayıp, fark edip, bağ kurarak, kendimi anlatma sürecine geçişi yaşamayı seçtim. Buradayım. Karşınızda.’’ diyor ‘’Kelimeler donuktur. Onlara can veren kişinin kendidir. Hadi başlayalım, var mısınız? Alın şu beyaz kağıtlardan. Ellerinizi havaya kaldırın. Gözlerinizi kapayın. Açmak yokkk! Ben ne dersem onu yapıyorsunuz. ‘’ komutlarını veriyor.

İlk farkındalık deneyiyle salonunda yer alan bizlerin 23 Nisan Çocuk ve Egemenlik Bayramı’mız başlıyor. İkinci deneyim resimle teması verilen resmi çizmek, üçüncü deneyim spagetti makarna ve lokumlarla yaratı, üçüncüsü kısıtlı objelerle istenilen formda bir duvar panosu yapma üzerine. Onarlı gruplar halinde kafa yorduğumuz yaratılarla çocukluğumuza geri dönüş yaşarken; bakmakla görmek arasındaki farkı bir kez daha hatırlıyoruz.

Atila Yüksel, eğlendirerek farkındalık yaratmanın anlamlı örnekleriyle, kendisini izlemeye gelen anne ve babasını da etkinliklere dahil ederek, bizlere unutulmaz bir 23 Nisan armağan ediyor. Zaman darlığından yere çizilen kutucuklar deneyini uygulayamadık. Kendisinden bunun kişinin kendi kalıplarının dışına çıkabilmesiyle ilgili bir deney olduğunu öğreniyorum. 5. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi’ne Ali İzzet Yılmaz ve Özkan Tütüncü’nün davetiyle Katılan Atila hocayla ‘’3 Sorun 4 Çözüm ‘’temalı farkındalık atölyesinde muhteşem anılar biriktiriyoruz. Sorular soruyoruz. Anlamaya çalışıyoruz. Anlatma çabasındayız. Paylaşıyoruz. Ortaya atılan fikirleri tartışıyoruz. Birlikte en iyiyi, doğruyu bulmaya odaklanıyoruz. Eğleniyoruz. Espriler yapıyoruz. Gülüyoruz. Düşünüyoruz. Danışıyoruz. İnsanca duyguları keyifle yaşıyoruz.

Merak ediyorum. Atila Yüksel kimdir? Fırsat yaratıyoruz ve o anlatıyor ben dinliyorum. Konuşma sırasında farkında olmanın dayanılmaz hafifliğinden olsa gerek, eğleniyoruz da.

Yüksel, Türkiye’nin en genç Profesörü. Dört kitap yazmış. Son kitabı Fent’i ‘’ Hayat bir sahnedir, biz kadınlar ve erkekler ise birer oyuncu. Kimin hangi rolü oynayacağı, ne zaman sahneye gireceği ve çıkacağı ya da kaç perde oyunda kalacağı müphem! Ancak, perdeler hayatın tersini gösterecek kadar kısa ve bu oyunda maalesef bazıları için her şey mubah. Oynayanlar farklı olsa da oyunun değişmez bir döngüsü var: Zalim kurbanını arar, kurban ise kurtarıcısını. Ama aşıkla maşuk gibi kurban zalime, zalim kurbana dönüşüverir.’’ diye anlatıyor.

Babamın Mevsim’lerindeyse “Baba kimdir? Babadan çocuğa en kıymetli miras nedir?’’sorularının cevabını ararken tek cevabı buluyor . “Mevsimlerdir!”

Androgoloji ve İş Dünyası, Nitel Araştırma, isimli iki kitabı daha bulunuyor.

İnsan olmanın nasıl bir şey olduğunun hesabını veriyor. İrrasyonelliğini seviyor. ‘’Beynim ve zihnim tam da merolojik yanılmanın içinde. Zavallı beyin, zihne köle. Zihin (bence tam bir sabotajcı) çok ilginç. Kendini yaşatma, zarardan koruma, rahatından olmama, haklı çıkma adına neler üretiyor neler… İlgiyle takip ediyorum kendisini. Şirin komik şey ihtimale üretmekle kalmıyor ürettiği ihtimali besliyor. Nasıl eğiyor, büküyor olayları. Sadece olmayan geçmişi değil olacak olanları da olmuşcasına yaşatıyor. Bir reyon dolusu olasılık sunuyor. Kabine sokup çıkarıp bende yeni yeni görüntüler, sonuçlar üretiyor. Sanki olmamış deneyimleri beynime ekmeye kalkıyor. Zekice, ilgi duyacağım detayları bulup, abartıp beni kandırabileceğini sanıyor. Hani bazen acaba demiyor da değilim ama yemezler canım. Ne olduğunun gayet farkındayım ve ne olmadığını biliyorum. Rahata ermek için bilgimin kısmi olduğunu kabul ediyorum, o kadar.’’

Yeni nesil öğrenenler ne istiyor? sorusunu; ‘’Öğrenene değer veren, ihtiyaçlarını, bireysel özelliklerini gözeten, mekan sınırı olmayan sınıfta öğreneni aktif kılan uygulamalara yer veren rehberin davranışının devamsızlığı azaltma yönünde etkiye sahip olduğu söylenebilir mi? Mesele devam ve oranı değil. Önemli olan beyindeki ateşi tutuşturmak’’diye cevaplıyor.

Atila Yüksel’in Farkındalık Atölyesi, anlamak, anlaşılmak ve anlatılmak üçgeninde ciddi ciddi düşündürüyor.

*****

About Harika Ören

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.