AHHH AŞK !

AHHH AŞK !

Harika Ören Yazdı

AHHH AŞK !

Dünyada yeri, zamanı, saati zamanı belli olmayan, yaşa başa bakmadan gelip tokat gibi çarpan aşk, en aykırı şekilde buldu mu insanoğlunu;  bedenler yitirmenin yıkımına, ödeyecekleri ağır bedellere de boyun eğmeye, en başından sessizce razı gelirler.

Aşkın tek sığınağı düşlerdir. Aşık olan dünyalı içten beden duvarını yumruklayan sessiz çığlıklara yeniktir. Umutlar sonsuzdur. Suretler dümdüz yaşamaktan vazgeçer, inleyen ruhların arasına karışır. Aşık, gözü açık kör olur. Gözü kapalı,  yarınlara taşımak istediği umutlarına teslimdir.

Aşık bir yağmur damlası olup sevgilinin yanağından koynuna düşmeyi hayal eder. Sevgili yaşam kaynağıdır. Nefes misali koklanan nazlı bir çiçek, su gibi berrak saf vazgeçilemeyen, olmazsa olmaz sevdamızdır. Dilinden dökülen bir kelime ile hayatımızı zindan ederken bir bakışı ile dünyaya güneş gibi doğandır. Suskun ama varlığıyla yanımızdayken bile ruhumuzda müzikal havası estiren, yangın yerimiz, bestelerin ilhamı, uğruna can verilendir.

Aşk bir hayal bile olsa benliğimizdeki yoğunluğuyla, gerçeklerden daha gerçektir.

Aşkın karşılığını tam olarak bulan var mıdır? Doğruları nelerdir? Aşkın bayrağını dik tutmaya çalışarak taşıyan insanoğlu günümüz de aşkın yaşanırlığını ne kadar koruyabiliyor? İnsanın özü olan bir sürü değer yitirilirken aşk, ilk gün ki kimliğine nasıl sahip çıkıyor? Eksilmiyor, kaybolmuyor, yıkıntılarının altından kalkarken nasıl da hemen sığınılacak yeni bir liman bulunuyor.

Aşk algısı hep açık kalıyor. Her şeye rağmen insanoğlu bu değerden vazgeçmiyor. Ben duygusunun tam anlamıyla tavan yaptığı günümüzde, çıkara dayalı ilişkiler arasında bile yerini buluyor. Şekil değiştirdiği kesin *bir günlük* aldatmacasıyla süslenmiş olarak karşımıza çıkıyor olsa da dayanılmaz büyüsü aşkı cazip kılıyor. Aşka sarılmak, aşkla avunmak, yaşama sevincini kayıp etmemek, ait olduğunu, düşünüldüğünü hissetmek, sevmek ve sevilmek…

Aşk duygu ve beyin sarsıntısı yaratan bir enerjidir. Hissedildiğinde, ruhun depremidir. İnsana var olduğunu hissettiren duygu patlamasıdır. Aşık tüm varlığı ile sevgiliye yönelir. Sevgisini, benliğini sorgusuz ve sualsizce sunar. Bedeli her ne olursa olsun, razıdır.

Aşkın içinde özlem, hüzün ve gözyaşı saklıdır.

Aşk deniz misali kimi zaman dalgalı kimi zaman sessiz ve durgun bazen de deli dalgalara teslimdir. Mutluluk getiren aşk aslında mutsuzluğu içinde taşır. Bu ikilem doğasında vardır. Kaygılar doğurur, huzursuz eder, sorular içinde bırakır, yürekleri dar eder. Aşka teslim olanların O’nu devam ettirmesi  ne zordur. Güvencesi yoktur, geleceği belirsizdir.

Aşk yıprandığında gölgeler arasındaki nefret filizlenip tüm güzel duyguların üstüne basıp, eziveriyor…  Gönüller inciniyor, kırılıp dökülüyor da bir zaman sonra yıpratan hüzünle baş başa kalınca bile yaşananların hayaliyle bükülmeden, nasılda yola devam ediliyor. Yeni aşklara doğru…

Aşık olmak mutlu olma yolundaki en önemli etkenlerden biri olma özelliğini, yaşamın başlangıcından beri koruyor.  İki insan arasında yaşanan, aşk hala en özel duygudur. Tutkulu, karşılıklı aşkı bulanlar, nasıl da şanslıdırlar.

Kahreden hüzünler yaratan tek taraflı olanının adı aşk  mıdır? Bence değildir. Aşka özlemdir ve sadece hisseden kişiye ait kalır. Tamamlanmazsa aşk olmaz. Hiç bitmeyecek olsa bile.

AH AŞK ! Yaşaması ne kadar mükemmel ve ne kadar da zor, vazgeçilmez bir duygusun.

Her yüreğe ideal bir aşk dileğimle, SEVGİLİLER GÜNÜ kutlu olsun.

*****

About Kemal Gönüleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir