Arp’e aşık bir sanatçı Zeynep Öykü

Arp’e aşık bir sanatçı

Zeynep Öykü

Haber: Erol Ünal

Zeynep Öykü “Barok” Arp Konserini 12 Ekim Cumartesi günü saat: 20:00’de Herodot Kültür Merkezi’nde verecek. Johan Sebastian Bach sadece Barok dönemin değil, gelmiş geçmiş tüm müzik tarihinin tepe noktasında bulunuyor. Onun müziklerini ve hayatını anlamaya çalışırken, birebir eğittiği oğullarını da anlamak gerekiyor. Barok ve klasik dönemin arasında bir geçiş döneminin çocukları, bazen iki tarz arasında kalmış bazen bir tarafa yönelmişler. Yaşadıkları dönemde babalarından çok ses getirmişler müzik çevrelerinde. Bu konserde klasik müziğin üzerinde büyük etkisi olan bu bestecileri tanıyacak, hem oğulların hem de babalarının eserlerini dinleyeceğiz.

Zeynep Öykü, arpa geleneksel yollarla başlamamış, arpa olan tutkusunun peşinde dünyayı gezerek tüm dünyadan farklı arp tekniklerini harmanlamış bir arpist. Tek bir disipline bağlı kalmadan, Irlanda’da kelt arpistlerinin tekniklerini incelemiş, klasik arp okulunun en büyük isimleri olan Fransa’da Isabelle Perrin, Emmanuel Ceysson, Marie Pierre Langlamet, Hollanda’da Erika Waardenburg, Ernestine Stoop, Saskia Kingma ve caz arpisti Rosetty de Ruiter, Amerika’da doğaçlama müzik ustası Susan Allen ile çalışmış. Bir müzisyen olarak bağımsız olmayı amaçlayan Zeynep Öykü, arp çalışmaları dışında Middlesex University’den Ses Mühendisliği alanında B.Sc diploması almış ve halen Berkelee’den bestecilik eğitimi almaktadır.

Zeynep Öykü Arp hakkında; “Eşini kaybeden deniz kızı saraydaki Arpı çalarak, denizin sesini anlatıyordu. Yıllar sonra gerçek bir arpı ilk kez 14 yaşında, yaz okuluna gittiğim İngiltere’de gördüm. İlk gün şehri gezmek üzere dolaşmaya çıkmış, yolumu şaşırarak yoldan geçen birine sormuştum. Yolu tarif eden amca, parmağıyla ileri işaret ederek gideceğim yönü gösteriyordu. Kafamı kaldırıp da gösterdiği yöne doğru bakınca, karşımda bir Arp gördüm, amcaya hızlıca teşekkür ederek o müzik mağazasına attım kendimi. O gün vitrinde gördüğüm küçük arp, ilk arpım oldu. O günden sonra arp dünyanın bir ucundan bir ucuna götürdü beni… Eskişehir’de Ceren Necipoğlu ile başlayan serüvenim İstanbul’da Şirin Pancaroğlu ve daha sonra İpek Sonakın ile, Fransa’da Isabelle Perrin, Belçika’da Jana Bouskova, Amerika’da Susan Allen, Hollanda’da Ernestine Stoop, Erika Waardenburg ve Saskia Kingma ile devam etti.

İlk stüdyo deneyimimden sonra arpı gerçekten anlayan bir Ses Mühendisi olmadığını fark ederek bu alanla da ilgilenmeye başladım ve Hollanda Rotterdam konservatuarındaki Arp performans eğitimimi yarıda keserek diplomamı Londra’da, Müzik Yapımcısı olarak tamamladım. Farklı ekollerden farklı hocalarla çalışmak, bana çok geniş bir bakış açısı verdi eğitmen olarak. Ve müzisyenliğin dışında ses mühendisi de olmak müziğe çok farklı, teknik bir açıdan da bakmama olanak verdi.

Klasik müziğin dışında Amerikan Wolves in the Throne Room ve Norveçli Imperia gibi rock ve metal grubunun albümünde konuk sanatçı olarak yer aldım, Murat Aydemir, Salih Bilgin gibi isimlerin yanında Türk Sanat Müziği ve dansı birleştirerek Taksim Taksim projesinde yer aldım. Hatta Senfonya isminde bir senfonik metal grubuna katılma deneyimim dahi oldu. Kendi albümümü ise maalesef mükemmeliyetçiliğim nedeniyle henüz hazırlayabilmiş değilim, bu amaçla kendime bir kayıt stüdyosu ve yapım şirketi kurma aşamasındayım. Bir yandan arp kursumda her yaştan öğrenciye eğitim veriyor, arpı daha ulaşılabilir kılmak için çalışıyorum.” diyor

Zeynep Öykü Kimdir?

Zeynep Öykü, arpa geleneksel yollarla başlamamış, arpa olan tutkusunun peşinde dünyayı gezerek, tüm dünyadan farklı arp tekniklerini harmanlamış bir arpist. Arpı ilk kez çocukluğunda izlediği bir Japon filminde gördüğünde, çok uzak bir hayalden ibaretti. Taa ki Cambridge’de bir vitrinde arpı ilk kez yakından görene kadar. Orada gördüğü ilk arp ile başlayan serüveni onu ilk olarak İrlanda’ya götürdü, kulaktan kulağa aktarılan kelt arpı geleneği ile tanıştı. Daha sonra Kaliforniya’da doğaçlama müzik üzerine çalışan arpist Susan Allen ile arpa daha farklı bir bakış açıdan bakmaya başladı. Klasik arp dünyasında ise yine bu türün en büyük isimleri, Fransa’da Isabelle Perrin, Marie Pierre Langlamet, Hollanda’da Erika Waardenburg, Ernestine Stoop ve Saskia Kingma, ve caz arpisti Rosetty de Ruiter ile çalıştı.

Stüdyo deneyimlerinden memnun kalmadığı için arp eğitimi dışında, İngiltere’de Ses Mühendisliği alanında eğitim aldı. Arp ile yapılabileceklerin sınırını zorlamak isteğiyle, Amerika’lı Black Metal grubu Wolves in the Throne Room, Finlandiya’lı Senfonik Metal grubu Imperia, Finlandiya’lı Hard Rock grubu Lazy Bones’un albümlerine çaldı, Osmanlı saray müziği ve danslarının izini süren Taksim Taksim isimli projede dansçı Berrak Yedek, tanburi Murat Aydemir ve neyzen Salih Bilgin gibi isimlerin yanında yer aldı. Yine başka bir ilk olarak, Açık Radyo’daki 47tel2el isimli programı ile arp tarihi ve geleneklerini Türkiye’ye tanıttı.

Şu an Istanbul’daki stüdyosunda eğitim vermekte, arpın tanınırlığını arttırma misyonu ile konserler vermektedir.

*****

About Erol Ünal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.