Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Etkinliği

YENİ KUŞAK

KÖY ENSTİTÜLERİ ETKİNLİĞİ

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

koy-enstituleri-066

  • 6. Akdeniz Buluşması Etkinliği 11-13 Kasım günleri Adana-Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi, Mehmet Akif Ersoy Salonu’nda gerçekleştirildi.

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Ağustos 2010 yılında kurulmuştu. O günden bugüne 6. Akdeniz Buluşması Etkinliğini 11-13 Kasım günleri Adana-Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi, Mehmet Akif Ersoy Salonu’nda gerçekleştirdi.

Salonu izleyiciler doldurdu.

Az sonra Seyhan Belediyesi Kültür Müdürü Güven Boğa izlenceyi uygulamaya koydu. Atatürk ve köy enstitülerinin kuruluşu gelişiminde emeği geçmiş dünyamızdan ayrılan eğitimciler için saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı söylendi.

YKKED Adana Şubesi Başkanı Dr. Bayram Ali Taparlı açış konuşmasını yaptı, Atatürkçü eğitim anlayışını tam olarak uygulayan köy enstitüleri olduğunu söyledi, konuşmasını bu açıdan sürdürdü.

Sahne alnacında yazılı olan Tonguç Baba’nın, “Elimde gelse bütün dünya okulları programına insanın insanı sömürmemesi adlı bir ders koyardım…” sözleri ilgiyi çekti. Bu söylem bugün bile geçerli. Çağımızın kapitalistleri terör olayları ve savaşlar çıkarıyor, insanların neyi var neyi yok elinden alıyor, yeraltı-yerüstü zenginliklerini ele geçiriyor… Milyonlarca kişi ölmüş umurunda değil. Onun için önemli olan zenginlik varlıklarıdır.

koy-enstituleri-062

Ardından Düziçi YKKED Başkanı Selahattin Beyaz, Seyhan Belediyesi Başkan Yardımcısı Ertan Karabulut, YKKED Gene Başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş konuştular. Ortak noktaları, köy enstitülerinin iş içinde eğitimle aydınlanmacılığa önem vermek, köylüyü kalkındırmak, eğitmek, çağcıllaştırmaktır…

Sıra açıkoturumdaydı.

Eğitimci yazar Mustafa Onar, Ali Uysal, Yrd. Doç. Dr. İbrahim Bozkurt, İsa Küçük, Şahap Cesur, Serdar Erkan konuştular. Özetle şöyle dediler:

Köy enstitüleri, kendi binalarını kendileri yaptılar, elektriğini suyunu kendileri getirdiler. Tarlada bağda derste çalıştılar, gereksinimlerini kendileri ürettiler. Devlete yük olmadılar. Kitap okudular, bilgi edindiler, spor yaptılar, oyun oynadılar beden ve beyin yapılarını geliştirdiler, dostluğu, arkadaşlığı, barışı, tarımı, sağlığı (…) öğrendiler, öğretmenlik oldukları köylere taşıdılar, uyguladılar, halkın yolunu açtılar. İçlerinden araştırmacılar, ünlü şair yazarlar çıktı…

koy-enstituleri-063

On dakikalık arada çay kahve içildi. Bu sırada Ferhat İşlek, Ruhsan Bey, Mevlit Kaplan’la ve birçok arkadaşla karşılaştım. Ruhsan Bey, Karahan Kitapevi’nden “Atatürk Şair Şiir” adlı kitabımı almış, imzalattı bana, çantam da “Çöp Kutusu” adlı kitabım vardı, onu da imzalayıp verdim kendine. Mevlit Beyle, 1987’de İzmit-Değirmendere’deydik, anılarımızı konuştuk. Ferhat fotoğraflarımızı çekti, fesbuka koymuş, gördüm.

İkinci oturumda, Prof. Dr. Yakup Kepenek, Prof. Dr. İbrahim Ortaş, Dr. Alper Akçam, Prof. Dr. Süleyman Bozdemir konuştular. Anlamca şöyle dediler:

Eğitim, insanın özgürleşebildiği kadardır. Köy enstitüleri böyle bir eğitim vermiştir. Hallacı Mansur, “Düşünüyorum öyleyse varım” demiş. Özgür insan düşünür. Düşünmek sorunları çözmeye doğru gitmektir. Köy enstitülerinde düşünen, sorgulayan, çözümleyen insan yetiştirilmiştir. Son yıllarda bu yol kapatılmış, “biat-itaat” eden kuşaklar yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Bunları, halka anlatacak ortak dilimiz olmalıdır. Halk ne düşünüyor, ne soruyor bilmiyoruz? Haklın dilini, düşüncesini anlamak, bilmek gerekir. Köy enstitüleri bunu başardı. Eğitimde başarılı olmanın gizi buradan geçiyor.  Bu konuda Ümit Kaftancıoğlu’nun “Yelatan” adlı kitabını okumak yararlı olacaktır.

About Kemal Gönüleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir