TACEDDİN DERGAHI’nda MEHMET AKİF ERSOY

TACEDDİN DERGAHI’nda

MEHMET AKİF ERSOY

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Taceddin Dergahı’na 31 Aralık 2018 Pazartesi günü gitmiştim. Pazartesileri kapalıymış, Mehmet Akif Ersoy’un kaldığı odaları görememiştim. 25 Ocak 2019 Cuma günü yeniden gittim…

Dergah Hamamönü karşısında, Hacettep Üniversitesi sınırlarında yer almaktadır. Dergahın kuruluşu, gelişimi hakkında verilen bilgiler biraz varsayımlı!..Kurucusu Taceddinzade Mustafa Efendidir. Ailesinin, Samsun, Niksar yöresinde beylik kuran Taceddinoğullarına dayandığı belirtilmektedir.

Taceddin Sultan Camisi ve Dergahı 1850’li yıllarda yapılmış. Dergahın son Şeyhi Galib Efendioğlu Mustafa Taceddin Efendi. Cami içinde Taceddin Sultan’ın türbesi bulunmaktadır. Böğründe bir mezarlık var. Burada, elim bir helikopter kazasında yaşamını yitiren siyasi bir partinin genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun da mezarı yer almaktadır.

Mehmet Akif 20 Aralık 1873’te İstanbul’da doğdu. 17 Aralık 1936’da dünyamızdan ayrıldı. İlk, orta, liseden sonra 1893’te Veterinerlik Fakültesini bitirdi. Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Rumeli, Anadolu, Adana, Arabistan, Şam’da görev yaptı. Yurtdışına Almanya’ya gönderildi. Batı dünyasını tanıdı. Yurdumuzun işgal edilmesiyle 20 Nisan’da Ankara’ya geldi.

Ankara kasaba görünümündeydi, kalacak yer yoktu. Taceddin Dergahı’da kaldı. Burdur milletvekili olarak görev oldu. Konya’da, Kastamonu’da… camilerde, konuşarak halkı aydınlattı, Kurtuluş Savaşı’nda görev almalarını sağladı. Mecliste Dergahta çalışmalarını sürdürdü. Birçok şiirlerini ve İstiklal Marşı’nı (17 Şubat 1921) burada yazdı.

Güçlü bir iradeye sahip olan Şair; Atatürk için “Güvenirim ben o çocuğa, ülkeyi kurtaracaktır” dedi.

Savaştan sonra dostu Abbas Halim Paşa’nın çağrısı üzerine Mısır’a gitti, Mısır Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi. Yaz dinlencelerini İstanbul’da geçirdi. Şiirlerini Safahat’ta topladı. Halktan yana tavır aldı, halk için yazdı.

Mehmet Akif Ersoy’un kaldığı Dergah kutu gibi eski bir yapı. İçeri girince ahşap merdivenlerden çıkılıyor. Yan tarafta iki, altta iki oda, yönetim odası var. Alttaki ve üstteki odaların birinde dervişlerin mumdan yontusu, diğerinde şairin yatağı var.

Oldukça çok izleyiciler arasından geçerek kapıdan girdim, merdivenden çıkıyorum, sağlı sollu duvarlarda fotoğraflarını görüyorum… Rus Ressam Feedman’ın çizdiği portreye bakıyorum. Aydınlık bir yüz ileriye bakış, kararlı duruş, dışarıya yansımış bir düşünüş…

Evliliğin ilk günlerinde çekilmiş bir portesi sakal yok, bıyık kaplamış üst dudağı, başta kalpak, gömlek, kravat, jaket, kaşlar, gözler, yakışıklı bir poz…

Yine bir portesi millet vekilliği günlerinden, kararlı bakış, açık yüz, başta kalpak, savaşa hazır… Oğulları Emin ve Tahirle çekilmiş yaşam dolu bir fotoğraf… Kızları Feride ile Suad’ın fotoğrafı saçlar örgülü, belik yapılmış, bakıyorlar yaşama umutla…

Bir başka fotoğrafda da eşi, oğlu, kızı birlikte görülüyor, alın, yüz, baş açık, umut dolu, kararlı bir duruş…

Şairin iki nüfus cüzdanını da görüntülemişler, biri eski yazıyla, diğeri fotoğraflı, yeni Türk harfleriyle yazılmış…

Dışarıda içeride, daha birçok fotoğrafı var şairin… Hepsine değinme olanağım yok, gidip görmenizi öneririm. 30.01.2019, Adana

*****

About Kemal Gönüleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.