Öykü – Bokböceğine Çatmanın Karşılığı

Öykü – Bokböceğine Çatmanın Karşılığı

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Bokböceği yazın ortaya çıkar. Siyah, ayakları güçlü, bir buçuk iki santimetre kadar boyunda bir böcektir. Özellikle sığır tersini yuvarlar, bilyeler haline getirir; yuvasına götürür. İçine yumurtalarını bırakır. 24 gün sonra yavruları doğar. Etçil, otçul hayvanların dışkısıyla geçinir.

Adamın biri bokböceğini görmüş, işlevine pek akıl erdirememiş… Onun doğadaki görevini anlayamamış…

“Hey Tanrım, bu bokböceği çok mu gerekliydi, niçin yarattın” diye söylenmiş, durmuş.

Gel olmuş, git olmuş,bir gün böyle diyen adam hastalanmış. Boğazında bir karıncalanma, gıcıklanma oluşmuş, bir kaç gün sonra da sesi kısılmış, konuşamaz olmuş… Aylarca, yıllarca sürmüş, geçmemiş bu sayrılık. Olçumlara gitmiş, bilicilere gitmiş, koca karı ilaçları içmiş, yatırlara adaklar adamış, yine geçmemiş bu hastalık…

Derdine derman aramayı sürdürmüş… O yıllarda doktorlar da yok denecek kadar azmış, olsa da uzak diyarlardaymış. Oralara da gidememiş. Adamcağız çok kötü duruma düşmüş. Ama umudunu da kesmemiş. Em aramaya çalışmış. Gelene gidene sayrılığını anlatmış, çaresini sormuş.

Memleketin birinde bir koca karı var, bilicilerin bilicisi, ona git senin sayrılığına çare bulur demişler. Adam yatmamış, uyumamış, sabah erkenden kalkmış o memlekete gitmiş, koca karıyı bulmuş. Kapısı hasta doluymuş. Sırasını beklemiş, gelmiş sırası, hastalığını anlatmış koca karıya.

Koca karı; “Oğlum” demiş, “bokböceği yiyeceksin… O zaman geçer senin hastalığın… Başka da çaresi yok! Bok böceğini ezeceksin, macun gibi edeceksin, üç gün üç gece yutacaksın, üstüne de koca bir tas su içeceksin… Üç gün ara vereceksin, yine aynı işlemi yapacaksın. Bir daha üç gün ara vereceksin, yine aynı işlemi yapacaksın. Üç gün sonra bir şeyciğin kalmaz” demiş.

Adam, düşünmüş,taşınmış, kaşınmış, gezinmiş bir kaç gün. Bok böceğini yemek hoşuna gitmiyormuş. Ama ne yapsın başına gelmiş bir kere, söylenmiş kendi kendine:

“Gördün mü başıma geleni?” demiş. “Ne yapmalı, etmeli, umarı yok, koca karının dediğini tutmalı.” “Tanrım, bu bok böceğini niçin yarattın diyordum. Şimdi onu, aramaya, bulmaya gidiyorum” demiş. Başlamış aramaya, o dağ senin, bu dağ benim derken sonunda üç bokböceği bulmuş… Koca karının dediği gibi, üç gün araya ezmiş bok böceğini, yutmuş geceleri, yatmış beklemiş… Üç gün sonra bakmış ki;

Aaaaa hastalığı geçmiş.. Sesi düzelmiş. Boğazında karıncalanma, gıcıklanma yok. Bir sevinmiş, bir sevinmiş, havalara uçmuş…

Kendi kendine demiş ki:

“Bundan sonra konuşmalarıma çok özen göstereceğim… Tanrı bir şey yaratmışsa mutlaka bir sebebi vardır diyeceğim. Bundan sonra Tanrının işine karışmayacağım. Bir karıştım, bokböceği yedirdi. Bir daha karışırsam kim bilir neler yedirir?”

*****

About M.Demirel Babacanoglu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.