Öykü – BİR SİZDEN BİR BİZDEN

Öykü – BİR SİZDEN BİR BİZDEN

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Karatepeli iki kardeş, birine Ahmet diyelim, birine Mehmet, karşı karşıya oturmuşlar, çiftçilikten, şundan bundan konuşuyorlarmış.

Ahmet: “Tarlaya ne ekelim?” diye sormuş.

Mehmet: “Fıstık ekelim” diye yanıt vermiş.

Ahmet: “Olmaz” demiş.

“Peki öyleyse ne ekelim” diye sormuş Mehmet.

“Ekin ekelim abi” demiş, “çok verimli oluyor.”

“Olur” demiş Mehmet, “ekelim.”

Ekim ayı gelince, öküzleri, üç demirliyi hazırlamışlar, doğru tarlaya gitmişler, çift koşmuşlar.

Ahmet sürmüş tarlayı, Mehmet ekmiş buğdayı.

Yağmurlar yağmış, aradan zaman geçmiş; demişler;

“Tarlaya gidelim, bakalım ekine, ekin bitmiş mi?”

Sabahtan erken kalkmışlar, atlara binmişler, doğru tarlaya gitmişler.

Ekin daha yeni çıkıyormuş topraktan..

“İyi, iyi” demişler, sevinmişler. “Bu sene buğdayımız çok olur, kimseye muhtaç olmayız.”

“Öyle” demiş Mehmet, “muhtaç olmayız.”

“Biraz daha bekleyelim” demiş Ahmet, ekinler büyüsün, yeniden geliriz.”

Eve dönmüşler.

Aradan uzunca bir zaman geçmiş.

“Tarlaya gitmenin vakti geldi” demiş Ahmet.

Mehmet, “geldi Ahmet” demiş.

O sabah, yeniden atlara binmişler, tarlaya gelmişler.

Tarlayı gezmişler. Ekinler diz boyu olmuş. Yel estikçe, deniz gibi dalgalanıyor. Yemyeşil ekinler, bulut gibi kaplamış tarlanın yüzünü.

Bakmışlar ki sinek var tarlada, ekinlere konuyor… Bundan huylanmışlar. “Bu sinekler ekinlere zarar verir” demişler.

“Verir” demiş Mehmet.

Kış kışlamışlar sinekleri, sinekler gitmiyor.

Ahmet; “ne yapalım abi” demiş “bu sinekleri?”

Mehmet, “evdeki tüfekleri alıp gelip vuralım, bakalım nasıl gitmezlermiş?”

“Öyle yapalım” demiş Ahmet, “vuralım gitsin, bir daha da gelmesinler tarlaya.”

Atlara binmişler, eve gitmişler, duvarda asılı olan tüfeklerini almışlar, geri dönmüşler tarlaya.

İki kardeş kızgın öfkeli.

Sıkmışlar sineklere.

“Güm güm!”

Sinekler uçuşmuşlar, yine gelmişler, konmuşlar ekine.

Bir daha “güm güm!”

Yine uçuşmuş sinekler… Biri Ahmet’in alnına konmuş.

Ahmet “füüşşt, füüüüşt!” diye ıslık çalmış, işaretle göstermiş alnındaki sineği.

Mehmet, nişan almış, dokunmuş tetiğe;

“Gümmmmm!”

Ahmet yıkılmış yere.

Mehmet bir o yana bakmış, bir bu yana.

Umarsız!

Ahmet ölü, sinek ölü…

Şöyle seslenmiş:

“Bir sizdennn, bir bizden.”

*****

About Kemal Gönüleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.