KEDİ

KEDİ

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Çamlıyayla’dayız. Bir de kedimiz var. Ev kedisi değil sokak kedisi. Adını Sarman koydum ama, Sarman diye çağırınca bakmıyor, ille pisi/pisi diyeceksin.

030-1-450-x-600

Her yıl yavru yapıyor, cins bir kedi.

Bu yıl tek yavrusu vardı, tıpkı kendisine benziyordu. Getirdi yavrusunu bizimle tanıştırdı. Evin bahçesine yuvalandı. Biz evde ayrılınca nerede kalıyor bilmem?

Bu kez yavrusu karşıladı bizi. Bir sevinç bir sevinç. Ayağımıza dolanıyor, üstümüze tırmanıyor. Kucağıma aldım, sevdim, okşadım.

Hayvanların da sevgiye gereksinimi var. Sevilmek onları yaşama bağlıyor. Sizden sevgiden başka istedikleri bir şey yok. Kuş, fare, kertenkele tutuyor, aç kalmıyorlar.

040-533-x-400

Miyavlıyor, bizimle konuşuyor, teşekkür ediyor. Yavrularını emziriyor, titizlikle koruyor. Günlük temizliğini yapıyor, karınlarını doyuruyor. Küçük bir yiyecek bulsa hemen yavrularına getiriyor. Eğitiyor. Nasıl aç kalınmayacağını öğretiyor. Büyütünce özgür bırakıyor. Bağımsızlaşıyor kedi.

Evden ayrılacağımızı içgüdüsüyle seziyor, bizden önce çekip gidiyor.

Eskiden köylerimizde sokak hayvanı diye bir kavram yoktu! Herkesin bakabileceği kedi köpek gibi hayvanları vardı. Kente inince öğrendik bu kavramı.

Kentte zor hayvanları işi!

Denebilir ki Çamlıyayla köyden çok farklı değil. Farklı olan yanı, kaymakamlığın, belediyenin olmasıdır. Sokak kedisi, köpeği burada da var. Köpekler kışı nasıl geçiriyor diye sorduğumda kurum kuruluşların artığından diyenler oldu.

Kediler öyle değil, kendileri sağlıyor yiyeceklerini. İnsana da, eve de yakın olmak istiyorlar. Tek istedikleri şey sevgi.

Özgürlükçü, direngen, bağımsızlıkçı bir yapısı var. Siz bir parça yiyecek verdiniz diye yalakalık etmezler.

About Kemal Gönüleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir