Halk Ozanları Buluşması Görkemli Oldu

Halk Ozanları Buluşması Görkemli Oldu

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Adana Valiliği , Adana Büyükşehir Belediyesi, Çukurova Edebiyatçılar Derneği Başkanlığı girişimleriyle halk ozanları , Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde ve Büyük Sürmeli Oteli salonunda buluştular…

Ozanlık bizim geleneğimizde vardır. Atasözleri, deyimler, deyişler, şiirlerle başlarız söze. Bir örnek vereyim: Davut Sulari gelmişti bizim okula (Düziçi İlköğ. Ok.), onunla söyleşi yapıyordum. Her soruma şiirle yanıt veriyordu…

Ozanların şiirlerinde aşk, deyiş, yaşam, yön vericilik ağırlıktadır. “Dinle sevdiceğim sana bir nasihat edeyim/ hatırdan gönülden geçici olma/ Yiğidin başına bir hal gelince/ Onu yad ellere açıcı olma/…”(Karacaoğlan)

Toplandık Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’de. Akşam da Büyük Sürmeli Oteli salonunda, Aşık Feymani, Gül Ahmet Yiğit, Ilgar Çiftçioğul, Mahmut Karadaş, Fuat Çerkezoğlu, İhsan Yavüzer, Rahim sağlam, Adem Aydın, Mustafa Aydın, Nihat Sönmez, Burhan Ertaş, Temel Turabi, Yavuz Altay, Ali İhsan Öksüz, Aşık Postacı, İ. Hakkı Tanrıkulu… toplandık…

Vali Mahmut Demirtaş, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Hüseyin Sözlü, Çukurova Edebiyatçılar Derneği Başkanı Halise Tekbaş özetle şu sözlerde birleştiler: Tarihin derinliklerinden gelen geleneklerimizi yaşatan, Türkçe konuşan, sazlarıyla sözleriyle şiirler söyleyen, neşe verip güç katan aşıklarımıza teşekkür ederiz.

Aşıklar başladılar söze: Önce san ile söz ile hoş geldin faslı geçtiler, sonra atışmalar yapıldı, deyişler, kahramanlıklar, övgüler, yergiler, usta malı şiirler türküler… söylediler…

Aşık Feymani aşıkların gözdesiydi. Feymani çok tanınan aşıklarımızdan biri.. Bestelenmiş olan şiirleri az değil. Ahu Gözlüm’den iki dörtlük: “Ahu gözlüm tut elimden/ Vaz geçmeden emelimden/ Aşkın beni temelinden/ Yıkmadan gel, yakmadan gel/…/ Feymaniyem kaçma benden/ Usanmadı gönül senden/ ecel Tatlı canı tenden/ Çekmeden gel, çıkmadan gel”

Aşık Tanrıkulu da ünlü aşıklardan biri. Şöyle sesleniyor: “Dağlarına yaylalara gidilir/ Sökülünce karı köyümün/ Odalarda güzel sohbet edilir/ Ne hoş olur tatlı sözü köyümün/…/ Herkes yaslı olur biri ölürse/ Halaylar çekilir düğün olursa/ Bir de Tanrıkulu çıkar gelirse/ Düzen tutar çalar sazı köyümün”

Kırşehir’den Burhan Ertaş, Ertaşlardan geliyor soyu, Neşet Ertaş’ın türkülerini seslendirdi: “Seher vakti çaldım yarin kapısını/ Baktım yarin kapıları sürmeli/ Boş bulmadım otağını yapısını/ Çıka geldi bir gözleri sürmeli/…/ Açtırdım kapıyı girdim içeri/ Aklımı başımdan aldı o peri/ Dedim sende buldum halis cevheri/ Dedi yoh yoh bir mehenge sürmeli/…”

Yöremizin aşıklarından Gül Ahmet Yiğit öğretmenlik, okul yöneticiliği yapmış bir aşığımız. Öğretmen adlı şiiriyle öğretmenlerin gününümüzü kutladı… Şu şiiri okudu: “Öğrenci susamış kır çiçeği gibidir/ Bilgi pınarının seli öğretmen/ Okutur yazdırır hem de öğretir/ İrfan kapısının dili öğretmen/…/ Karda kışta okuluna koşuyor/ Atatürk’ün potasında pişiyor/ Mesleği uğruna şehit düşüyor/ Bayrağımın rengi al’ı öğretmen/…/ Sevgi bahçesine nefret ekilmez/ Cahil insanların kahrı çekilmez/ Gül Ahmet’im der ki asla bükülmez/ Çelikten yaptırmış kolu öğretmen”

Karslı aşıklardan Ilgar Çiftçioğlu, Mehmut Karadaş sazlarını konuşturdular. “Gamı kederi verdin bana/ Kaldım yana yanan dünya/ Gelen gelir giden dönmez/ Aklım ermez sana dünya/…/ Görünmez yarin diyarı/ Ayırdılar benden yari/ Bu sefil aşık İlgar’ı/ koydun sen dar güne dünya” (…) “Karalar bağlarım sen olmayınca/ Beklerim yolunu gel diye diye/ Sevenler sevene hasret kalınca/ Dökülen gözyaşımı sil diye diye/…/ Bu aşık Mahmut’a zulüm eyleme/ Gönül sarayını viran eyleme/ Gönül arzusunu bul diye diye”

Bu kadar söze daha ne ekleyelim? Gönlüm isterdi ki bütün aşıklardan birer dörtlük yazayım. Bağışlasınlar beni, olmadı. İnledi salon, dinledi izleyenler…

*****

About Kemal Gönüleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.