GÜRSEL FIRAT’ın ÇOĞULLAMASI

GÜRSEL FIRAT’ın ÇOĞULLAMASI

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Gürsel Fırat tiyatro oyuncusu. Oyun biçimlemelerini birleştirip kimi tek, kimi birkaç kişiyle oynuyor oyunlarını.

Onu 92’den beri izliyorum. 27 Kasım 2018 Salı günü, Çukurova Belediyesi Orhan Kemal Salonu sahnesinde Handuvarları ile çıkıyor karşımıza. Yan oyunlarla tamamlıyor onu.

Berrin Yüzereroğlu ile sahnedeler. Sahneye, Nazım Hikmet, Faruk Nafiz Çamlıbel, Ümit Yaşar Oğuzcan, Orhan Kemal, Enver Gökçe, Aşık Veysel, Gülten Akın, Orhan Veli… gibi şairlerin fotoğraflarını sıralamışlar… şiirlerini seslendiriyorlar…

Aşık Veysel’in; “Uzun ince bir yoldayım/ gidiyorum gündüz gece/ Bilmiyorum ne haldeyim/ Gidiyorum gündüz gece” türküsüyle başladılar işe…

Atatürk bir konuşmasıyla beliriyor: “Türk milleti zekidir” diyor. Hani şu Fidel Castro var ya, Küba’nın başkanı, Atatürk’ün nutkunu eksik etmiyor yanından, okuyor fırsat buldukça… Biz de okuyalım, o bir okuyorsa biz beş okuyalım.

İlgiyle izleniyor Berrin’in dansı…

Ahmet Kaya’nın giriyor sıraya…

Sonra;

Gürsel Fırat

Han Duvarları’nı canlandırıyor Gürsel. Binmiş bir at arabasına Toroslardan kırbaç şaklatarak Ulukışla’ya, oradan Niğde’ye, Faruk Nafiz’in yolunu izleye izleye gidiyor…

“Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı/ Bir dakika araba yerinde durakladı/…/ Gidiyorum, gurbeti gönlümde duya duya/ Ulukışla yolundan Orta Anadolu’ya/

/ Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı/ Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları/…/ Ara sıra geçiyor bir atlı iki yayan/ Bozuk düzen taşların üstünde takırdayan/

/ Geçiyordu araba yola benzeyen bir sudan/ Karşıda hisar gibi Niğde yükseliyordu/… Ben garip çizgilerle uğraşırken baş başa/ rastladım duvarda bir şair arkadaşa/…

“Garibim namıma Kerem diyorlar/ Aslımı el almış harem diyorlar/Hastayım derdime verem diyorlar/Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış’ım ben”

Diyor.

Gürsel ayıktırıcı bir şey daha yapmış oldu bu Han Duvarları’yla! Unutulmaya yüz tutmuş ünlü şiirlerden birini daha anımsattı herkese…

Ne olur, şairler okurlar… Okuyunuz Handuvarları’nı.

Rüya/ Özgür ikilisi saz eşliğinde… Ne kadar güzel çalıp söyledi… Bella şarkısını da söylediler.

Berrin Yüzereroğlu

Kamışla mamış… Ne çok ilgilendiriyor insanları. Onsuz yaşayamayacaklar… Berrin’in omuzunda davul, “ey ahali duyduk duymadık” der gibi kamışla mamışı anlatıyor. Havva ile Adem’in kamışı ile mamışından söz ediyor… Meğer ordan geliyormuşuz…

Sahneye çıkıyor Fatma Hanım, elinde tekerlekli çantası… Uzun yoldan gelmiş belli. Anlatıyor yaşantımızı, söylüyor şarkılarımızı… Ulaş, ulaş… diye.

*****

About Kemal Gönüleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.