Duran Aydın’ın 40. Sanat Yılı

Duran Aydın’ın 40. Sanat Yılı

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Adana’ya öğretmen olarak atandığımın ilk yıllarıydı. Duran Aydın ve arkadaşlarıyla tanıştım. Edebiyatla uğraşıyorlar, gazetelerde dergilerde sanat ürünlerini yayınlıyorlardı. Düşün dergisi çevresinde toplanmışlardı ama olmadı; benim de katkılarım olan Akdeniz dergisini (1983-84) yayınladılar. Dergi altıncı sayıdan sonra kapandı.

Şubat 1984’te Akdeniz Şiir Gecesi, Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirildi. Ben de bu gecede Edip Cansever’in “Yerçekimli Karanfil” şiirini okudum. Bir de At filmi getirdiler arkadaşlar. Sonra Karacaoğlan şiir dinletisi yapılacaktı, güvenlikten izin çıkmayınca yapılamadı.

12 Eylül’ün baskısı zehir gibi sürüyordu. Atatürk Parkı’nda karşılıklı iki birahane vardı, elimizde dergiler gazeteler girdik, oturduk bir masaya bir şeyler içecektik, garson geldi ayrı masalara oturmamızı söyledi, (O yıllarda üç kişinin bir arada oturmasını istemiyorlardı.) ayrıldık oradan…

 

Şubat 87’de, şairin “yoklar sahibi” adlı şiir kitabı yayınlandı. Kitabı yeniden gözden geçirdim. Çok da güzel anlamlı şiirler yazılmış. İmlediğim şiirlerden birini geçiyorum:

“Herhangi bir şey- ‘Hazır ol kalbim’

Şiir basacak evini

Şimdi ağaçlar kara gün kuşlarını

Göklere salacak

On yedisinde bir kız

Karanlık ve kırk bir camdan

Kırmızı bir intihara kaçacak

‘Hazır ol kalbim’

Bu şiir de yarıda kalacak.”

On bir yıl sonra İkinci şiir kitabı “Hayatı Yeniden Denemeye” adını taşıyor, bende yok… Üçüncü şiir kitabı “Su Çatlağı” Ocak 2018 doğumlu…

25.11.2017 günü Ziraat Mühendisleri Odası Salonu’ndayız. Salon dolu. Duran Aydın’ın 40. Sanat yılını yaşıyoruz. Etkinliği düzenleyen Adana Yaşam Sanat Derneği Başkanı Mehmet Taşar yapıyor açış konuşmasını. “Kırk yıldır kardeşliğimiz sürüyor” diyor. “Sanatın gücü büyük, hepimizi birleştirdi burada. Birlikte gazete çıkardık, dergi çıkardık. İyi şeyler yaptığımıza inanıyorum…” Duygulandı, tutamadı kendini, Duran Aydın geldi kucakladı…

Ferhat İşlek az özverili biri değil; nerede sanatçı görse belgeselini hazırlıyor. Duran Aydın’ın belgeselini “Yenice yolları bükülür gider” türküsü eşliğinde sundu. Sonra da Ruşen Aydın.

Çukurova’dan, tarla, pamuk, narenciye, meyve sebze, işçi, ırgat görüntüleri, yayınladıkları dergilerin, gazetelerin, fotoğrafları, Hidayet Karakuş’la dostluğu gösterildi. Liseyi yarıda bıraktığı belirtildi.

Can Yücel’i tanımakla şiire başlamış, birçok gazete ve dergide yazın ürünleri, “Hergele Yolu, Kirekör” adlı kitapları yayınlanmış.

Ödüller almış.

Ahmet Özer, kısa şiirler yazan, sözcüklere önem veren; Hüseyin Atabaş, “Şiirlerinin başat özelliği insan yaşamına küçük fiskelerle dokunan; Ali Ozanemre, saf şiirlerle aşka giden diye niteliyor…

Ben de, işçi, yoksul mahallesinden gelen, Yılmaz Güney ardından sinemalara koşan, halkı, çevreyi iyi tanıyan, dostlarına sevgi gösteren, şiirlerinde bunları açığa vurmayan bir şair olarak tanıdığımı söyleyebilirim…

Burada bir şiirinden örnek verelim:

“Atık- Bir nokta olsun

Bulunmazsa üzerinde

Hiçbir iz

***

Bir kağıdı

Buruşturup atmadan

Arasına iyice bakmalı

***

Bir kıvrımında

Birkaç imge kalmış mı

Yaşayan şair adına”

Başkalarının küçümsediğini o büyümsüyor, tözü çıkarıyor içinden; saklı bir imgenin koşuyor ardından… Behçet Necatigil, Orhan Veli de öyle yapmıyor mu?! Sinemanın şiirini yazmalı derim.

Şahin Taş, Akdeniz dergisinin son sayısı olan Hasan Hüseyin özel sayısından söz etti. “Herkes işten döner, o şiirden döner” dedi. Gülderen Canyurt da Duran Aydın ve arkadaşlarının çıkardığı Turunç dergisinin yöneticiliğini yaptığını belirtti. Şiirlerinden örnekler okudu.

*****

About Kemal Gönüleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir