Cumhuriyete Giden Yolda Cemil Nardalı

Cumhuriyete Giden Yolda Cemil Nardalı

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının düşmana karşı verdiği savaş sonucunda Cumhuriyet kuruldu.

Bu ölüm kalım savaşında direniş cepheleri (çeteler) kurulmuş her aileden şehitler verilmiştir.

Bu direniş cephelerinden biri de Adana-Akkapı’da yaşamış Cemil Nardalı  tarafından kurulmuştur. Bu nedenle düşmana karşı karargah kurduğu konağı müze konumuna getirilmiştir.

Konağı görmeye gittiğimde gelinleri Selda Nardalı Hanım karşıladı beni. Konağı gezdirdi, bilgiler verdi.

Asıl adı “İsa” olan Cemil Bey, Şeyh Cemil Nardalı adıyla tanınmaktadır. 1875 yılında doğmuş, 1955 yılında dünyamızdan ayrılmış. Dokuz çocuğu bulunmaktadır.

Konak 1905’te iki katlı olarak inşa edilmiş, on üç odalı, Osmanlı tarzı bir yapıya sahiptir. Yanında cephane deposu, hamamı, bahçesi yer almaktadır. 2011’de Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmiş, Cemil Nardalı müzesi olarak hizmete sunulmuştur.

Konakta Milli Kahraman Cemil Nardalı portresi, Adana’nın ilk kurtuluş bayramında Ulucami-Büyüksaat arasına çekilen bayrak, Taşköprü, saat, pamuk toplayanlar, traktör, vitrin, eski yazı örnekleri, madeni kahve takımı, halı kilim sergileri, el yıkama leğeni, fitilli lamba, iki genç heykeli, Cemil Nardalı karyolası, Yeni Adana, Bugün, Berdan, Türksözü, Seyhan gazeteleri, kitaplar,  belgeler, Çukurova kahramanları, ilgili yazı levhaları, fotoğraflar yer almaktadır.

On dönüm kadar olan bahçesinde ise Nardalı’nın büstü; 245, 680 yaşlarında iki anıt ağaç ilgiyi çekiyor.

1918’de I. Dünya Savaşı sona ermişti. Düşmanlar yurdumuzu işgale başladılar. İstanbul’u İngiliz-Fransız-İtalyanlar; Ege’yi Yunanlılar, Antalya’yı İtalyanlar, Çukurova’yı Fransızlar, Doğu Anadolu’yu Ermeniler, Musul yöresini İngilizler işgal ettiler.

Fransızlar, yanlarında getirdiği Ermenilerle 17 Aralık’ta  Adana’ya girdiler. Hükümet konağına, belediye binasına, İstiklal Okuluna yerleştiler. İlk iş olarak bayraklarını astılar, Türkçe konuşmayı yasakladılar, halkı kulüp kulüp ayırdılar, ulusalcı gazeteleri kapadılar. Albay Bromond ve Şişmanyan yönetiminde katliamlara başladılar.

Yetinmediler, Cemil Nardalı’na burayı bize terk et dediler. Hayır dedi Cemil Bey. Kanlı girişimler sonucunda kaç-kaç başladı. Halk Toroslara, Akkapı’ya Akdeniz’e doğru göç ettiler. Kaçanlardan yüzden fazla insanı Kahyaoğlu Çiftliği’nde öldürdüler.

1920 Ağustos’unda Akkapı’ya saldıran düşman Cemil Nardalı’yı kurşuna dizmek istiyordu. Başaramayınca,  Şeyh Cemil’in kardeşi Ali’yi, Tuhafiyeci Aliağa’yı, Çerçi İbrahim’i, Şeyh Kamil’i tuttular, nar dalıyla günlerce dövdüler. Olayın anısı kalsın diye soyadı yasası çıkınca “Nardalı” soyadını aldı.

Fransızlara karşı kaya gibi duran Cemil Nardalı yaklaşık seksen bin kişiyi ölüm ve zulümden kurtardı

Batı Kilikya Komutanı Sinan Tekelioğlu yönetiminde düşmana karşı büyük çarpışmalar gerçekleştirildi. Pozantı işgal komutanı Binbaşı Menil Toroslar-Karboğazı’nda teslim olmak zorunda kaldı. Adana’da, Mersin, Gaziantep, Maraş’ta tutunamadı düşman. 5 Ocak 1922’de çekilip gittiler.

Ülkenin her yerinde Atatürk öncülüğünde düşmana karşı savaşlar, direnişler verildi. 9 Eylül’de sürüldü düşman. Lozan Anlaşmasıyla sınırlarımız  çizildi. Cumhuriyet kuruldu.

CUMHURİYET BAŞRAMINIZ SEVİNÇLİ, KIVANÇLI, MUTLU OLSUN…

*****

About Kemal Gönüleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir