ÇÜ Güzel Sanatlar Bölümü Öğrencileri Resim Sergisi

ÇÜ Güzel Sanatlar Bölümü Öğrencileri

Resim Sergisi

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde 24 Mayıs 2019 günü Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Egitimi Bölümü Resim-İş Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Resim Ana Sanat Atölyesi’nden mezun olan öğrencilerin resim sergisi açıldı. Sergide Küratör (düzenleyici) Dr. Öğr. Üyesi Muzaffer Tire, öğrenciler, veliler, davetliler, sanatseverler bulundular. Sergiyi hayranlıkla izlediler…

Sergide; Dr. Öğr. Üyesi Muzaffer Tire‘nin yanı sıra, Dicle Bulut, Dilara Tatar, Dilek Küçükler, Ecem Tümen, Eda Aysu, Erkan Kavak, Evin Saylemez, Ferda Nur Topak, Gizem Teberik, Gülçin Sünger, Hasan Altuğ Aldemir, Merve Çakır, Merve İzen Alıcı, Mihriban Göktaş, Mustafa Aydemir, Semir Cucu, Seyhan Saygı, Şeyma Atalan, Şeyma Tayfur, Teoman Ateş ve Zeynep Aydın adlı öğrencilerin resimleri yer aldı.

Tablolara baktığımız zaman daha çok sıcak renklerin devinimleriyle birlikte, ellerin kalemsel fırçasal ritimleriyle yüksek hazlara ulaşan dansını izliyoruz. Tire, bir anahtar verdim onlara, o anahtar üzre resimlerini yaptılar diyor özetle! Elbette. Çizmişler, renkler çizgiler düzlem üzerinde biçimlenerek resme dönüşmüş, dans ediyorlar… Kendi müziklerini kendileri yaratıyorlar… Bakın tablolara, et, kemik, deri, ten, kabuk, metal, teneke, saz, söz, gitar, ağaç, dere, su, ırmak, elma, kiraz, domates, patates, saz, keman, tar, lir, can, ten, ruh, kavga, savaş, topluluk, barış, kuş, böcek, at, eşek, inek, tosun, deve, keçi, koç… saymakla bitecek gibi değil.

Giriş Salonun’da Bülent Mühür, Seval Eroğlu’yla karşılaştım. Bülent Beyi uzun süredir görmüyordum. Taşmekan Sanatevi’ni açmıştı. Sanatçılar, yeni yetmeler orada toplanıyorlardı. Bülent Bey de bir sanat eridir. Haydi dedim fotoğraflarınızı alayım. İnsanlaşan hayvanlar tablosunun önünde fotoğraflarını aldım…

Yukarı salona çıktım. Orada cıvıl cıvıl öğrenciler. Yakınlarıyla, davetlilerle, resimleriyle giriftar olmuşlar. Bir tablo önünde durdum. Metalik bir tabloydu bu. Portre olarak insan yüzünde neler yoktu ki? Sanki o portre bir dünyaydı. Alt yüzler, kapalı yüzler, bilinmeyen yüzler, sözde yüzler; yüzler yüzler… Kimin bu tablo? Gizem Teberik’in.

Gizem Adanalı. İlk, orta, Güzel Sanatlar Lisesi’ni, Üniversiteyi Adana’da tamamlamış. Resim öğretmenliğine adım atmış. Meslektaşız. Öğrenciyken sergiler açmış, birincilikle bitirmiş okullarını. Büyük umut vaat ediyor… Onu uluslararası ressamlar arasında görmemiz olası… 21 öğrenciden biri mi? Aşk olsun! Bilmem? Kim bilir hepsi

Bence gençler, genç beyinler yönetmeli insanları. Atatürk boşuna dememiştir, “Gençler gençler bütün ümidim sizde…” Büyük Nutku boşuna söylememiştir. “Ey Türk Gençliği birinci vazifen…“Gerçekleri söylemekten korkmayınız.” “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” “En gerçek yol gösterici bilimdir.

Bilimin adı Atatürk…

Tire öğrencileri arasında, haklı gururu yaşıyor… Biz de gençlerin böylesine ürün vermesinden sevinç duyuyoruz… İlginç tablolar arasında geziyoruz. Gençler, tablolar kadar ilginç, tablolardan yüksek…

İşte ülke haritası üzerinde gösterilmiş, şemsiyeli çöp ayak üstünde, al sarı, mavi renkli bir tablo… Hey koca yurdum benim, bu gençler yükseltecek seni…

Başka bir portre arılı bir yüz… bal mı alacak? Derin bakışlar umut dolu…

Evet burada da bir kovan veya boru içi gri, mavi, kırmızı renk ve alaşımları… yükseltiyor umudu…

Şurada da yüzlerce el bir baş için çalışıyor, topluyor akılları başa, o akıllar yükseltecek insanlığı…

Asabi bir portre, zayıflamış bir yüz, dolaşmış saç, eller yüzde… ama umut gözde…

Bir portre daha… genç bir kız… gözüne doğru girmiş balık, saçlar taralı, düzgün cilt, bakış uzak…

*****

About M.Demirel Babacanoglu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.