ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN 104. YILINDA DUYGULARIM

ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN

104. YILINDA DUYGULARIM

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Size bir öykü anlatacağım. Bu öykü dedemle ilgili bir öykü. Eşe (Ayşe) teyzemin anlattıklarından aktaracağım.

Dedemin babasına Gök Murtaza; dedeme Gök Mehmet derler. Dedemin iki kızı olmuş Fatma nenemden; Eşe (Ayşe), Zeynep. Zeynep benim anam.

Dedemin sürülerle koyunları davarları varmış. Yazın Toroslara yaylaya çıkarlar, kışı köyde (İncirgediği) geçirirlermiş. Yaylaya gidiş gelişler bir saltanatlı olurmuş!

Bir gün haydi askere demişler. Dedem, koyunları, davarları altın para karşılığında satmış birazını bırakmış nenemlere… Vedalaşmış ayrılmış askere.

O yıllarda araç filan yok. Yürüyerek, ya da at katır eşek kiralayarak Varmış Çanakkale’ye, katılmış Atatürk’ün ordusuna.

Siper kaz, hendek kaz, saklan, hücum… düşmanla gel boğaz boğaza Anafartalarda, Conkbayırda, tabyalarda, denizde… Düşman göz açtırmıyor… Yağmur gibi yağıyor kurşunlar. Kurşunun üstüne gidiyorsun. Biçilmiş ekin gibi toprağa düşüyorsun.

Göğüs göğse geliniyor düşmanla. Süngü tak, süngü süngüye gel. Mayın topluyor Nusrat Gemisi denizde. Toprağın, denizin rengi dönüşmüş kırmızıya. Yüzlerce kişi gitmiş iki taraftan… İngilizlerin has askerleri yok. Getirmişler Anzakları…

Yaralanmış dedem bir gün, kalbura dönmüş bedeni, kaldırmışlar hastaneye… Bakmışlar, ne kadar baktılarsa, iyileşmemiş dedem; çıkmadık canda umut var demişler, bindirip trene yollamışlar… Dedemi indirmişler Pozantı’ya (O yıllarda Pozantı’ya kadar raylar döşenmiş.) teslim etmişler askerlere.

Askerler de dedemi köyüne götürmesi için bir Pozantı’lı vermişler, yüklemiş katırına getirmiş köye. Karşılığında savan çul gibi şeyler vermiş nenem… Çocuklar babasına, nenem eşine kavuşma sevincini yaşayamamışlar! Süt yoğurtla falan beslemişler, kocakarı ilaçları kullanmışlar ama iyileşmemiş dedem, birkaç gün sonra şehit olmuş…

İşin garip tarafı diyorum ben, çok istediğim halde, dedemin savaştığı Çanakkale’ye gidemedim. Şehitlerin mezarını, büyük komutan Atatürk’ün anıtlarını göremedim… Dedemin şehit arkadaşlarına merhaba diyemedim.

Dedemin eşi de, çocukları da yok artık. İkinci göbekten, üçüncü göbekten torunları var.

Geçtiğimiz günlerde kızım Estin, torunum Asya, damadım Levent ; Çanakkale’ye gitmişler. Büyük dedelerinin savaş alanlarını gezmişler. Şehitlerin mezarlarını ziyaret etmişler, ‘Fatiha’ vermişler. Atatürk ve askerlerin anıtlarını görmüşler, fotoğraf çektirmişler.

Sevgili dedeciğim ben de göreceğim savaştığın yerleri… Hiç meraklanma, üçüncü göbekten torunların gördü; dua etti, ‘Fatiha’ verdi sana.

Çanakkale Savaşı’nın 104. Yıldönümündeyiz şimdi. Geçen yıl, 100. yıldönümü için “Çanakkale Zaferi” adlı şiirimi yazmıştım. Sevgili dedeciğim, sana, silah arkadaşlarına, Atatürk’e armağan ediyorum bu şiiri.

ÇANAKKALE ZAFERİ

“Çanakkale bir oval deniz

Açılır İstanbul Boğazı’na

Düşmanlar dizilmiş

Karadeniz’i Akdeniz’i almaya

Senin deden benim dedem

Mustafa Kemal’in ordusu

Düşman duramaz karşısında

Çarpışırlar boğaz boğaza

Şehit olur dedelerimiz

Geçemez düşman Çanakkale’yi

Mustafa Kemal kazanır savaşı

Bugün 100. Yıldönümü zaferin (*)

Kutlu mutlu olsun hepimize”

….

(*) Siz 104. Diyebilirsiniz.

*****

About Kemal Gönüleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.