Çamlıyayla/Bayram Babalar Günü

ÇAMLIYAYLA/ BAYRAM/ BABALAR GÜNÜ

M. Demirel Bababacanoğlu

Çamlıyayla’dayım, bahçe işleriyle uğraşıyorum. Toprakla uğraşmak o kadar güzel ki; rahatlatıyor insanı. Her gün öğleden sonra yağmur yağıyor. Evler çamlar arasında; her yer ağaçlı, çam kokusuyla besleniyor insanlar…

Bayram geliyor, bayramlaşıyoruz. Bayramlaşmak çok güzel. Sevindiriyor insanı. Sakın bayram geçti demeyin, her gün bayramı yaşayın.

Köyümüzde, eski bayramlar da güzeldi. Sabahleyin camiye gidilir, bayram namazı kılınır; avluda başlardı bayramlaşma. Evde anamızın, babamızın elini öper, harçlığımızı alırdık. Sonra komşularımıza, yakınlarımıza gideri, sevinçler yaşardık…

Bayram bir güçlük, bir zorluk, bir başarı sonunda yapılır. Şu uzun günlerde 30 gün oruç tutmak Müslümanlar için büyük bir başarı.

Oruç tutmak demek, açlığın önemini anlamak demektir. Açlığı anlayacaksın, muhtaçlara yardım edeceksin. İslamlık bunun için zekat, fitre gibi vermeyi ilke olarak getirmiştir, varsıllar için farz kılmıştır. Böylece oruç ibadeti, varsıllık ibadeti yerine getirilmiştir. Bu ibadetler sonucunda Tanrı bayram yapılmasını buyurmuştur. Yalnızca bu ibadet yetmez, bayram ibadeti de yerine getirilmeli.

Bayram demek barış demektir. İslamlıkta üç günden fazla küslük yoktur. Ama kimi insanlar yıllarca küsebiliyorlar. Barışmaları gerekir. Bayramda bu barış ibadeti yerine getirilmelidir diyor Tanrı. Komşunu, arkadaşını, yakınını, tanıdık-tanımadıkları hoşnut etmelisin, hoşnut olmalısın. Kalbindeki karayı kaldırmalısın. Eğer bir kimseyle küs isen, düşmanlık yapıyorsan, o da. sen de rahatsız olursun. Yıllarca bu rahatsızlık içinde yaşamak niye? Hoşnut olmak, barış içinde yaşamak da bir ibadettir…

Babalar günü de geldi. Benim babam yakışıklıydı, güzel giyinirdi. Az topraklıydı. Oradan kışlık yiyeceğimiz çıkardı. Berberlik yapardı Durak İstasyonu’nda(*). Bizi büyütmek, yetiştirmek, okutmak için çok çalışırdı.

Küçük yaşlardayken babasını (yani dedemi) yitirmişti. Haydi askere demişler dedeme alıp götürmüşler Arap çöllerine… Bağdat Basra arasında çarpışmış dedem. İlhan Selçuk, “Bir Yüzbaşının Romanı” adlı kitabında anlatılır Irak Cephesi… İşte dedem bu savaşta şehit olmuş. Öksüz kalmışlar iki kız kardeşiyle babam; birkaç yıl sonra da annesini yitirmiş. Hem öksüz, hem yetim kalmışlar bu kez.

Yaşam çok zor. Çobanlık yapmış babam ağaların beylerin yanında. Kız kardeşleriyle büyümüş babadan kalma evde. Sonra kız kardeşleri kaçarak evlenmiş. Babam da nişanlanmış anamla. Düğün yapacak para yok, onlarda kaçmışlar. Anam on bir çocuk doğurmuş, yedisini vermiş toprağa. Göz yaşı kurumadı hiç. İşte bakınız, ikisini de anıyorum. Neden ayırırlar analar, babalar gününü?

BAYRAMINIZ, BABALAR GÜNÜNÜZ BARIŞLI, KUTLU, MUTLU, OLSUN.

(*).Yenice İstasyonu’ndan Toroslara doğru 20 km. uzaklıktaki istasyon.

*****

About Kemal Gönüleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.