BİLSEN BAŞARAN’dan “S/ÖZÜN İZİ”

BİLSEN BAŞARAN’dan

“S/ÖZÜN İZİ”

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

BİLSEN BAŞARAN- S/ÖZÜN İZİ, 464 sayfa, Ozan yayınları, 1. Baskı 2015// Yazar, 1954 Erzurum doğumlu. Erzurum İlköğretmen Okulu; Anadolu Üniversitesi Önlisans’ı bitirdi. Devlet okullarında yöneticilik, öğretmenlik yaptı, emekli oldu. İstanbul dershanelerinde çalıştı İzmir’e yerleşti.

Yazın ürünleri 1985’ten beri birçok gazete ve dergilerde yayınlanmaktadır. İlk şiiri 1972’de Bayrak Radyosu’nda; ilk şiir kitabı “U Dönüşü Yok” 1990’da; “Bu Sokak Delisi” adlı şiir kitabı da aynı yıl Şemsi Belli’nin “Şiir Defteri” dergisinde yayınlandı.

Yazın yaşamında, özellikle şiirde içe dönük yoğunlaşmalar yaşadığını, bitiminde rahatladığını öğreniyoruz yazılarından. “Tek olan, biricik olan, yaratan sanatçıdır” diyor. Türkçe konuşma yazmada oldukça titiz ve özenlidir. Yerel sözcüklerden yeni tatlar sunuyor betimlemelerinde. Doğaya, insana hizmeti görev biliyor, çalışmalarını bu ilkelere göne yürütüyor. Şairleri yazarları köleleştiren kimi yayınevleri olduğunu belirtiyor, eleştiriyor. Çocuklar için de yazmaktadır. 10 şiir, 3 öykü, 3 roman, 2 deneme, 1 özgeçmiş kitabı yayınlanmış, 6 şiir, 1 çocuk yazını ödülü almıştır.

“S/Özün İzi” 6 bölümden oluşmaktadır: 1.Bölüm Söyledim 21; 2.Bölüm Söylediler 43; 3. Bölüm Yazarlar İçin Yazılanlar 4; 4. Bölüm Edebiyata Yolculuk Yazıları 2; 5.Bölüm Söyleşiler 10; 6.Bölüm Denemeler 9 ara başlıkla anlatılıyor.

Kitabın; baştan sona özenle, titizlikle, sanat, edebiyat, kültür… içinde olmak, anlamak, anlatmak için yazılmış olduğunu açıkça her okur görebilir diyorum! Her bir olay, her bir sözcük, her bir tümce, her bir ayrıntı yoğunlaştırılarak, okura sunuluyor. Kangren olan yaralarımız gözlerimiz önüne seriliyor!

Bakınız ne diyor:

“Fırat’ın üstüne yapılan barajların su tutmasıyla; köylerden biri Tille’nin höyükleri, Şeyh Türbesi, yatırları, nar bahçeleri, Gülistan dedikleri cennet benzeri bağı, bostanları, okulu, bin bir acının tezgahı evleri, komları, ahırları, evlek evlek tarlaları, üzüm bağları hep su altında kalacak boğulacaktır.”(s. 41)

Yalnızca bunlar mı, ya orada yaşayan insanlar… Bir yıkım, bir yaşamın yok olacağı haber veriliyor bize. Bizim insanımızın yapacağı bir şey yok! Öyle mi? Koç nere giderse oraya gidiyorlar. Felaketi yaşayınca anlıyorlar amma iş işten geçiyor…

Aklımız gözümüzde bizim… Beynimizi kullanamıyoruz!

*****

About M.Demirel Babacanoglu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.