24 Ocak’larda UĞUR MUMCU’YU ANMAK

24 Ocak’larda

UĞUR MUMCU’YU ANMAK

M. Demirel Babacanoğlu Yazdı

Uğur Mumcu’nun bedensel varlığı ortadan kaldırılalı yirmi beş yıl oluyor. Biz her yıl 24 Ocak ölüm yıldönümünde anıyoruz. Bunca çaba, bunca emeğe, bunca söyleve karşın Uğur Mumcu’nun bedenini yok edenler bir türlü bulunamıyor(!). Oysa teknik o kadar ilerledi ki, bin kat yerin altında fısıltı olsa bile algılanabiliyor.

Demokratik kurum, kuruluşlar Atatürk Parkı Atatürk Anıtı önünde ve Ziraat Mühendisleri Odası Salonu’nda anma etkinliği gerçekleştirdiler. Uğur Mumcu’yu kapitalist/kapitalizm yapılar öldürdü, bunları bilmeden, tanımadan olaylar çözümlenemez dediler.

Tetikçiler bulunuyor! Asıl katiller bulunamıyor. Dünya üstünde kapitalistlerin sayısı o kadar çok ki? Kendi elleriyle yapamazlar bu işi… Birini, birkaçını bulurlar, öldürtürler, ceplerini doldururlar, hapiste beslerler…

Peki bu kapitalistler/kapitalizm nasıl kaldırılacak? Tarihin başından beri var olmuşlardır. Kapitalizmin olmadığı bir aşamaya gelinince para, sen ben kavgası olmayacaktır! Üretilen mallar (yiyecek, içecek, vs.) eşit, dengeli paylaşılacaktır! Buradan bakınca böyle bir olgu ulaşılmaz görünüyor…

Bugünkü anlamda olmasa bile, tarihin başından beri kapitalistler/kapitalizm vardı! Diyelim toplayıcılık dönemi: Kimin depolanmış çok malı varsa onlar kapitalizmi oluşturuyordu. Aç kalan insan malı çok olandan istiyordu. Bunu da uygun mevsimlerde dağlardan toplayarak fazlasıyla ödüyordu…

Diyelim ki taş devrindeyiz… Kimin taşı çoksa o zengindi. Taşı olmayanlar barakasını yapabilmek için o kapitalistten taş alıyordu. Karşılığını da o kapitalistin deposuna taş taşıyarak ya da işinde çalışarak ödüyordu…

 

Demir devri, bakır devrinde de böyle oldu. Kimin demiri, bakırı çoksa o kapitalistti. Olmayanlar ondan demir bakır alıyorlar; bin bir türlü emekle ödüyorlardı. Altın gibi değerli madenler, petrol gibi değerli yakıtlar bulununca da değişmedi bunlar…

Taşınması zor olan bu maddeler karşılığında kolayca taşınabilir, saklanabilir parayı icat ettiler. Para yeryüzü üzerinde kullanıma girdi. Parası, malı olmayanlar, ya da az olanlar yoksullar sınıfını oluşturdular. Irgat, işçi olmak konumunda kaldılar. Ara sınıflar kendi yağıyla kavrulup yaşadılar… Çelişkiler derinleşince azgın kapitalizm oluştu.

Yoksullar (işçi, ırgat, çalışan) örgütlendiler. Kapitalizme karşı yasal protestolara başladılar, haklarını istediler… Sınıflar arası uyuşmazlık iyice derinleşti… Olayları basın yoluyla köşe yazarları, aydınlar anlatmaya başladı. Kapitalistler/kapitalizm bundan rahatsız oldu. Bundan sonradır ki şu veya bu nedenle ezilenlerden yana olan aydınların yaşamları son buldu.

Uğur Mumcu da bu aydınlardan biriydi. Gözünü budaktan sakınmıyordu. Ezilen sınıflarla, ezenler arasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyordu. Araştırmacı gazeteciliğin örneklerini veriyordu. Sakıncalı piyade yaptılar, olmadı. İçeri attılar… 93 yılının karlı bir gününde (24 Ocak) evinin önünde havaya savurdular bütün bedenini.

Yine bitmedi çelişkiler, sürüyor…

Aydınları korumak gerek.

Bunun için güvenlik güçlerimizin yanı sıra , aydın severler, aydın izleyiciler önlem almalılar…

*****

About Kemal Gönüleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.