2018 Yazında Okuduğum Kitaplar

2018 Yazında Okuduğum Kitaplar

M. Demirel Babacanoğlu

(2)

*Mustafa Emre,ADANA’NIN YÜREĞİ KARASOKU, 124 s., 2. Bsk, Heyemola y., 2013/ Gençliğin Fotoğrafçısı Mesut Eray’ın fotoğraflarıyla bezenmiş olan kitap 114 başlıkla, Adana-Karasoku Mahallesi’ni yalın betimlemelerle çarpıcı bir biçimde anlatılıyor…

Mahalleyi, dolayısıyla kebap, et, şırdan, şalgam kokulu Adana’yı birlikte gezmiş oluyorsunuz. Her sokaktan, her caddeden, her evden, her esnaftan, ünlü yazarlardan(Orhan Kemal, Yaşar Kemal gibi) önemli bilgiler ediniyorsunuz…

Saydam Caddesi’nde Adana’nın ünlü çerçilerinden, Çerçi Yusuf’u tanıyorsunuz:

“Az ileride bir dizi çerçi var. Çerçilerde kırk çeşit baharat bulunur. Tümü de Çerçi Yusuf’un adını anar. Çerçi Yusuf, çerçilerin piridir. Uzun yıllar köylerde, mahallelerde eşek sırtında iğneden ipliğe birçok şey satarak halka hizmet etmiş, daha sonra bu cadde üzerinde dükkan açarak herkesin tanıdığı bir insan olmuş. Ölümünden sonra çerçiler çoğalmış ve onun adını almış…”(s. 36)

Şimdide Büyüksaat yakınında kurulan kuş pazarı:

“-Kuş Pazarı kaldırılmış, öyle mi? Çarşı Hamamı’nın karşısında, Arasta’nın girişindeydi. Bir kez gelmiştik ama çok oldu. Nerede şimdi? -Regülatör Köprü’nün öteki ayağında. Özelliğini yitirdi. Tavuk, horoz, koyun satılıyor daha çok. Oysa eski yerinde şenlik olurdu. Her Pazar sabah erkenden ciğer ocakları kurulur, salatalar yapılır, isteyen içkisini alır gelir, başlardı içmeye. Kuşlar ötüşürdü. Kuşunu buraya getirenler ya satar, ya da değiştirirdi. Ortalık ciğer kokusu, ocak dumanı, kuş ötüşü, kuş kanatları ile ilginç bir görünüme girerdi. Bu şenlik öğleye kadar sürerdi….”(s. 115)

*Honore De Balzac,VADİDEKİ ZAMBAK, 320 s., İşbankası y, 1. Bsk. 2016 (Volkan Yalçıntoklu çevirisi) / Klasik tarzda, uzun uzun betimlenerek Felıx’sin aşkı anlatılmaktadır. Felıx, aşkının (Kontes) yanında yaşadığı halde, sınıf ayrımından ona ulaşamaz. Platonik bir aşkın pençesinde kıvranırlar.

“… Kaçıp gitmek mi? Peki ya çocuklarım! Ayrılmak mı? Ama on beş yıllık bir evliliğin ardından, babama Mösyö de Motsauf’la anlaşamadığımı nasıl söyleyeceğim? Babam, annem geldiğinde ağırbaşlı, uysal, kibar, nüktedan davranacak. Zaten evli kadınların babaları, anneleri var mıdır? Tüm varlıklarıyla kocalarına aittirler. İtiraf edeyim ki mutlu olmasam da huzurlu yaşardım, iffetli yalnızlığımda biraz olsun gücümü toplardım, ama bu uygunsuz mutluluktan da yoksunum, ben de aklımı kaçıracağım. Direncim şahsi olmayan güçlü gerekçelere dayanıyor. Daha başında sonu gelmeyecek bir kedere mahkum olmuş zavallı yaratıkları dünyaya getirmek günah değil midir? Bu arada tutumum tek başına üstesinden gelemeyeceğim ciddi sorunlar yaratıyor; hem yargılayan, hem yargılananım….”(s. 176)

*Vasili Yan, CENGİZ HAN, 432 s., Siyah Beyaz y., I. Bsk. 2015 (Rauf Aksungur çevirisi)/ Geniş zamanlı fiiller kullanılarak yazılmış tarihsel bir roman. Moğollar ve Harzemşahlar arasında geçen olaylardan söz ediliyor. Moğollar, Harzemşahları kılıçtan geçiriyor!… Dünyaya sığmayan komutan Cengiz Han sonunda mezara sığıyor!

Bir alıntı, kitaptan olduğu gibi yazıyorum:

“Moğol ordusunun sistemi Cengiz Han tarafından tespit edilir. Her süvari onluk, yüzlük, binlik içindeki kendi yerini bilir. Bin savaşçıdan kurulu büyük müfrezelerin başbuğları kendilerine has emirleri doğrudan Cengiz Han’dan alan ordunun sağ, sol kanat komutanlarından alır…”(s. 221)

“Moğollar çok geçmeden düşman üstüne gelir kaleyi kuşatır. Kuşatılanların dış dünya ile her türlü bağlantısını kesmek için kayanın çevresine sağlam bir duvar inşa ettiler. Kuşatma dört ay sürer, sarnıç ve mahzenlerde depolanmış su tükendiği zaman Türkan Hatun (Harzem Şah’ın annesi) teslim olmaya karar verir. Moğollar, Ana sultanı ve Harzem Şah’ın bütün haremini ve küçük yaştaki oğullarını ele geçirirler. Erkek çocuklarını derhal öldürürler. Şah’ın karıları ve kızları ile Türkan Hatun Cengiz Han’ın kampına gönderilir, diğer erkanın tümü ve muhafızlar kılıçtan geçirilir.”(s.253)

Moğol hükümdarı, Harzem Şah’ın kızlarını, oğullarına ve yakınlarına dağıtır, Türkan Hatun’u ise ziyafetlerinde teşhir etmek için alıkor…” (s. 254)

*****

About Kemal Gönüleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.