Tolga Ertem’den “Ben Mustafa Kemal”

Tolga Ertem’den “Ben Mustafa Kemal”

Haber : Kemal Gönüleri

Tolga Ertem’in “Ben Mustafa Kemal” isimli ilk kişisel sergisi Beşiktaş Belediyesi’nin katkılarıyla İstanbul Fulya Sanat Merkezi Sergi Salonu’nda 29 Ekim 2016 tarihinde açıldı.

Mustafa Kemal Sergisi ile Atatürk’e duyduğu minnet ve vefa borcumun karşılığını verebilmeyi umduğunu vurgulayan Tolga Ertem ; “Ne Mutlu Türküm Diyene! cümlesi ile yetişmiş nesiller, içlerinde birer Mustafa Kemal hissederler. Hissetmeliler de. İlk kişisel sergimde Atamıza olan minnet ve vefa borcumun naçizane karşılığını verebilmeyi, ben ve bizdeki Mustafa Kemal’ lerin içlerindeki gücü bir kez daha hissedebilmelerini amaçlıyorum. BEN MUSTAFA KEMAL ruhumla ürettiğim Atamızın çağdaş anlayışla yorumlanmış portrelerini, SEN MUSTAFA KEMAL olarak izle ve yeniden yorumla istedim. Sergideki resimler bu yoğun duygu ve enerji ile yapıldılar.” dedi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün farklı dönem ve yaş aralıklarını içeren ve 14 adet portresinden oluşan ; Tolga Ertem‘in ilk kişisel sergisi, “Ben Mustafa Kemal” , Cumhuriyet Bayramı kutlama programıyla birlikte 10 Kasım 2016 Atatürk’ün ölüm yıldönümü anma programına da dahil olan sergi 16 Kasım 2016 tarihine kadar görülebilir.

Adres: Hakkı Yeten Caddesi No:10 Dikilitaş İstanbul

Tolga Ertem Kimdir?

1972 Manisa’da doğdu. İlk, orta okul ve lise öğrenimini Manisa’da tamamladı. 1991/1995 Yılları arasında İstanbul’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Bölümü’nde Lisans Eğitimi aldı.

1995’ten 2008 Yılına kadar İstanbul’da, ulusal ve çok uluslu reklam ajanslarında, reklam sanat yönetmeni olarak görev yaptı. Çok kısa bir dönem eş zamanlı olarak mizah dergilerinde karikatür ve çizgi romanları yayımlandı.

2008/2013 Yılları arasında yine İstanbul’da sağlık iletişimi sektöründe faaliyet gösteren Clinic İletişim’i kurup, yaratıcı yönetmenliğini üstlendi.

2013/2015 Yılları arasında free lance olarak çeşitli firma ve reklam ajanslarına reklam sanat yönetmenliği desteği vermeye devam etti.

Profesyonel yaşamı süresince yerli, yabancı çok sayıda marka ve kurum için yaratıcı reklam çözümleri üretip, tanıtım faaliyeti ve kampanyaya imza attı. Bu projelerden bazıları, sektörel yarışmalarda ödüller aldılar.

Aldığı Ödüller:

2010 Yılı Farmaskop Sağlık İletişimi Yaratıcılık Ödülleri

/  En İyi Ürün Lansman Kampanyası, Başarı Ödülü

/  En İyi Sağlık İletişimi’nin Kullanıldığı İlaç Dışı Alanlar, Başarı Ödülü

2012 Yılı Farmaskop Sağlık İletişimi Yaratıcılık Ödülleri

/  En İyi Süreli Yayın, E-Yayın, Birincilik

/  En İyi Kurumsal Sosyal Sorumluluk Kampanyası, Birincilik

Tolga Ertem Yaratım Süreci

SPONTAN REALİZM / Gerçekliğin Ardındaki Özü Arayış

“Spontan” sözlük anlamı yönünden; doğaçlama, emprovize etme, birden bire gelişen, kontrolsüzce, içine doğduğu gibi, doğaçtan ifadelerini içermekte. Bu kavramdan hareketle “Spontan Realizm” geleneksel gerçekçiliğe çağdaş bir yorumu içermekte.

Bu yorumun en belirgin özelliği şüphesiz yaratım süreci. Seçilen konu, hikaye ya da öğe ne olursa olsun sanatçıyı ve yapıtı sürpriz sonuca götüren bir duygular şöleni. Resmi, son halinin nasıl görüneceğini bilmeden yapmanın verdiği haz yoğunluğu. Resmederken seçilen konudan ziyade onun yarattığı duygusal yoğunluk ve motivasyon daima ön planda. Bu süreçte herşey, yaşayanı ya da yaşanılmışı anlık bir kayıt altına almayla başlar. Ama kurgusal ya da tasarlanmış bir yaklaşımla değil. Bir eskiz misali, sonradan ana hatlarını anımsatıcı bir not gibi. Vizörden kadraja bakmadan deklanşöre basılmış bir fotoğraf gibi.

Resmederkende belli bir durum ön plandadır. O anda duyuları aktive edenin ne ve neler olduğu tam olarak belli olmayabilir. Etkileyici bir olay, ses, görüntü ya da yaşanılanın yansıttığı ruhani yoğunluk. Üretim süreci çok hızlı gelişir; çizgi, form, leke ve planlar. İşte bu, sanatın tam da başlangıç noktasıdır. Temel eylem bütünün öze indirgenmesidir. Bu da ancak bütünü bilmekle ilgilidir. Süreçte ışık ve gölge yansımaları ekspresif renk lekelerini oluşturur. Renkler biçim ve plan algılarına dönüşür. Emprovize tavırlar, düşünce ile resmetmenin hayali yarışını getirir beraberinde. Fikir sanatsal eylemin bir nefes önündedir daima. Her tablo bir ilk fikirle başlayıp, tuale son darbe ile biten doğaçlama bir meydan okumadır.

Tüm bu yaratım sürecinde; insan-yaşam ilişkisindeki kontrol, hükmetme, programlama ve aidiyet kavramlarına temel ve insani bir başkaldırı yatmakta. “İnsan mı yaşamı, yaşam mı insanı kontrol eder?” sorusu sorulmakta. Kendisini, çevresini ve yaşamın tamamını kontrol altında tutmaya eğilimli insana, yaşamın ve gerçeklerin şekillenmesinde raslantıların, kendisi dışındaki bilinmezlerin ne kadar etkili ve yönlendirici olabileceği hatırlatılmakta. Bu açıdan;  insan-yaşam-sanat ilişkisini betimleme ve konumlandırabilme adına öznel bir yaklaşım oluşturulmakta.

******

About Kemal Gönüleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir