Han Festivalinde Kına Gecesi Ritüeli

Han Festivalinde

Kına Gecesi Ritüeli

Haber ve Fotograflar : Kemal Gönüleri

Kültür Bakanlığı , Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen‘in himayelerinde Han Belediyesi ve Rekreasyon Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği “Han’da Bahar Çiçekleri” 4.Kültür ve Sanat Festivali bu yıl 12 Mayıs 2017 Cumartesi günü dördüncü kez yapıldı. Han’da Bahar Çiçekleri 4.Sanat ve Kültür Festivali kapsamında düzenlenen festival şenliklerinde Türklerin en önemli geleneklerinden biri olan Yöresel Halkın katıldığı “Kına Gecesi” Ritüeli de yapıldı.

Manilerle, türkülerle, ağıtlarla yapılan , oldukça ilgi çeken “Kına Gecesi” Ritüeli sırasında “Gelin eline açmıyor Başkan diye “ seslenilmesi üzerine; adet üzerine  seslenilen kişi Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı, Geline bahşiş vererek elinin açılmasını sağladı.

Türklerde Kına Gecesi ?

Kına ritüelinin adetlerine değinmeden önce “Kına gecesi nasıl yapılır?” sorusuyla başlayalım. Yöreden yöreye farklılık gösterse de genellikle geleneksel kına geceleri düğünden bir gün önce yatsı ezanından sonra gelinin babaevinde yapılır ve o gece evde sadece kadınlar olur. Hazırlıklar, kına gecesinden bir gün önce erkek tarafının gelin evine kına ve ikram edilecek çerezleri göndermesiyle başlar. Kına sabahı evin kapısına bayrak ve tüller asılarak düğünün başladığının sinyalleri verilir.

Yatsı ezanıyla birlikte misafirler kız evine gelir. Çerezler, tatlılar, kına helvası ve yiyecekler içerisinden ilk ikram dağıtılır. Sonrasında gelin yöresel bir kıyafet ya da şık bir elbise giyerek mum taşıyan bekar kızlar eşliğinde salona gelip bir kenara oturur. Bekar kızlar ve misafirler şarkılar söyleyip oynarken gelin sessiz bir şekilde onları izler. Gelindeki tüm bu mahzunluğun sebebi tabii ki babaevinden ayrılacağı için içindeki burukluktur. Kısa süren müzik ve oynama merasiminin ardından kına yakma ritüeli başlar.

Geline Kına Nasıl Yakılır?

Sıra geldi kına gecesinin en mühim anı olan kına yakmaya! Gelin, kadife üzeri sırma ile kabartma dal ve yaprak işlemeleri bulunan bindallı adı verilen bir kıyafet giyerek başına kırmızı tülden işlemeli bir örtü örter. Kınayı hazırlama ve yakma görevi mutlu evliliği olan bir kadına verilir. Kına bakır bir tas içinde hazırlandıktan sonra mumlarla süslenmiş kına tepsisinin üzerine konur. Bekar kızlar ellerinde mumlar eşliğinde gelinin etrafında dönerek türkü söylerken bir aile büyüğü de kına tepsisini taşır. Gelin ağlatma adetinden sonra sağ eline kına yakılır ve bir mendil ya da tülbentle sarılıp eldiven takılır. Kınanın yakılmasından sonra şerbet ile yiyecekler ikram edilir ve gelin de misafirlerle birlikte eğlenir.

Kına Gecesi Gelenekleri

Kına gecesi gelenekleri yöreden yöreye farklılık gösterse de ortak paydada buluşulan birkaç adet de yok değil. En bilinen kına gecesi adeti kına merasiminden önce baba ocağından ayrılan gelinin ağlatılmasıdır. Bunun için kına yakılmadan önce gelinin etrafında dönen kızlar “Yüksek Yüksek Tepelere” ya da “Kınayı Getir Aney” gibi anne-baba temalı içli kına türküleri söyler. Kına yakma sırasında gerçekleşen bir diğer adet ise “Gelin elini açmıyor” söylemidir. Kınayı yakan kişi “Gelin elini açmıyor” dediğinde kayınvalide kına hediyesi olarak gelinin avucuna bir altın koyar.

Kına geceleri genellikle gelinin yaşıtları tarafından yürütülen neşeli ve çok sesli bir gecedir. Türkiye’nin her tarafında birbirine yakın adlar verilen bu geceye kına gecesi, el kınası, gelini kınaya çekme, kına düğünü, kına basma, baş bağlama, gelin okşama vb. adlar verilse de genel adı kına gecesidir. Kına geline bakireliğin simgesi olduğu için, gelini güzelleştirdiği için, gelin olduğunun belli olması için, söz getirmeden gelin olduğu için ve geleneğe bağlı olduğu için yakılır.

Kına gecesi adetlerinden biri de hazırlanan kınanın içerisine konulan bozuk paradır. Bu bozuk para çiftin hayatında hep bolluk bereket olsun diye konulur. Adete göre misafirler ellerine yakmak için kınadan alırken bu para kime gelirse o kişinin kısmetinin açılacağına inanılır.

Geline kına yakılır, çünkü gelinin ailesi kızını gelenek ve göreneklerimize göre baba ocağından başka bir eve göndermekte, kocasına ve yeni evine kurban etmektedir. Kına aynı zamanda temizliğin, saflığın, iyi niyetin simgesi olduğundan geline kına yakma coşku ile kutlanır. Bu kutlama gününe kına gecesi denir. Kına gecesi, gelinin ve güveyinin gerdeğe girmeden önce yapılan büyük eğlencenin ve şenliğin adıdır. Bu gecenin en çarpıcı uygulaması ağıtlarla birlikte yakılan kınadır. Kınanın bir tepsi içerisinde üzerinde yanan mumlarla taşınması, buna gelinin kız arkadaşlarının eşlik etmesi gelenektendir. Kına yakan kimsenin çoğunlukla başı bütün olarak tanımlanan evli, mutlu ve ilk çocuğu hayatta olan bir kimse olmasına özen gösterilir. Gelinin avcuna kına yakılırken kayın valide gelinin avucuna altın koyar. Oyunlar, türküler, mâniler, deyişler kına gecelerinin en önemli unsurlarıdır. Kına yakılırken söylenen mâniler, türküler, yakımlar kız ile anasında duygu çelişkilerini açığa çıkarmaktadır. Bir taraftan ağlanır, öte yandan eğlenilir. Zaten kına türküleri gelin ve anneyi ağlatmak için düzenlenmiş yakımlardır. Kına yakma deyimi de ağıt yakma gibi türkü yakma sözüne dayalı olarak oluşmuş bir söz kalıbıdır

Kına gecesi, Anadolu’da hanım hanıma yapılan eğlence olup Sabaha kadar sürebilir. Aslında kız evinde gelin kınası, oğlan evinde de güvey kınası yakılırken günümüzde modern yaşamın getirdiği yeni olanaklar çerçevesinde kız ve oğlan evleri bir araya gelip ortaklaşa bir eğlence düzenleyerek kına gecesi geleneğini yerine getirmektedir. Geleneksel kültürümüzde ayrı yapılan etkinliklerdir. Hemen her yörede uygulanan bu gece için yakılmış türkülere kına türküsü denir. Kına gecesi söylenen kına ağıtları tıpkı ölüm ağıtları gibi belli bir tören unsuru taşıyan ağıtlardır. Kına ağıtlarının tamamı anonimdir. Sadece kadınlar tarafından gelin kıza kına yakılırken genellikle sazsız, çalgısız söylenir. Bu türkülerin saz eşliğinde de icra edildiği bilinmekle beraber genellikle gecede bulunanlarca sazsız söylenir. Kına ağıtları hiçbir zaman para karşılığı okunmaz. Eğlenceye katılan kadınlar ve kızlar tarafından okunur. Ölüm ağıtlarında olduğu gibi para karşılığı ağıt okuyan ağıtçı kadınlar olmaz. Bu ağıtlar için kesinlikle para verilmez. Kına ağıtlarında her konu ele alınmakla birlikte ağırlıklı olarak işlenen konu ayrılık ve gurbettir.

Kına sadece geline yakılmayıp damada da kına yakılmaktadır. Anadolu’da evlenen erkeğe damat ya da güveyi denir. Damada yakılan kınaya da güveyi kınası adı verilir. Bu tören güvey evinde yapılır ve törene sadece erkekler katılır. Oğlana yakılacak kına genellikle kız evindeki törenden gönderilir. Kız evinde hazırlanan kınanın bir kısmı kıza yakılırken bir kısmı da bir tepsi üzerine konulup etrafı mumlarla süslenerek yanına konan baklava, çörek, börek vb. yiyecekle birlikte güveyi evine gönderilir. Kına töreni için toplananlar hocanın dua okumasından sonra yörelere göre değişen biçimlerde belli bir tören çerçevesinde ve eğlence ağırlıklı olarak kınayı yakarlar. Kimi yerlerde kına güveyinin avuç içine, kimi yerlerde serçe parmağına, kimi yerlerde sağ elinin tamamına kına yakılmaktadır. Kına yakılırken güveyinin avucunun içine arılık olsun diye arkadaşlarınca para koymak adettir. Ayrıca güveyinin eline kırmızı bir mendil sıkıştırılır. Sabah ilk gelen arkadaşı bu mendili alır.

Not : Bilgiler Yard. Doç. Dr. Mehmet Yardımcı’dan alınmıştır.

*****

About Kemal Gönüleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir