Etnospor Kültür Festivali Başlıyor

Etnospor Kültür Festivali Başlıyor

Haber : AA Muhabiri Mehmet Fatih Duman

  • Etnospor Kültür Festivali , Küçükçekmece , Bezirganbahçe Meydanı’nda 26-27-28 Ağustos’ta gerçekleşecek
  • Organizasyonda, geleneksel Türk sporlarından; mangala, kökbörü, kuşak güreşi, aba güreşi, atlı cirit, atlı okçuluk, aşık oyunu, şalvar güreşi, mas güreşi, yaya okçuluğu ve yağlı güreş müsabakaları yapılacak
  • Festivale katılım Ücretsiz olup,Festival mahaline otobüsler, Katılımcıları ücretsiz taşıyacak.

etnospor1

Geleneksel sporların yeniden canlandırılması amacıyla Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından organize edilen Etnospor Kültür Festivali‘ne İstanbul ev sahipliği yapacak.

Küçükçekmece’deki Bezirganbahçe Meydanı‘nda 26-27-28 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyonun tanıtım toplantısı, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, Ak Parti İstanbul Milletvekili ve Okçular Vakfı Başkanı Haydar Ali Yıldız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ve çok sayıda yetkilinin katılımıyla etkinlik alanında düzenlendi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Bilal Erdoğan, Kırgızistan’dan bir heyetin yaklaşık 2 yıl önce İstanbul’u ziyaretinde gündeme gelen çalışmada, geleneksel sporların popüler hale getirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla Dünya Etnospor Konfederasyonu‘nu oluşturduklarını aktararak, “Bu görevi üstlenirken gerçekten önemli bir misyon olduğunu düşünmeme yol açan şey, Türkiye olarak bizim yitik birçok değerimizi geri kazanarak, geleceğe yürüme azminde olmamız gerektiğine olan inancımdı.” dedi.

“Bizler, çok eski bir birikimin bugün mirasçılarıyız”

Türkiye’nin son 150-200 yılda maalesef bazı değerlerinden hem uzaklaştığını hem de uzaklaştırıldığını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Türkiye daha güçlü bir konuma gelmiş durumda geleceğe yürüyecekse, yitirilmiş değerlerini tekrar kazanarak bunu yapabilir. Bizler, çok eski bir birikimin bugün mirasçılarıyız. Bu topraklarda 1000 yıllık geçmişimiz var. Ondan önce, binlerce yıllık Orta Asya geçmişimiz, geleneğimiz, inanç sistemimiz var. Bunlar, bizim DNA’mızda olan, bize ait değerler. Bu değerlerle gerçek anlamda buluşabildiğimiz zaman, daha mutlu geleceğimizi kurabileceğiz. Geçtiğimiz süreçte maalesef bize ait olmayan değerlerin dayatılmasıyla, bir nebze topal bırakıldık, öz güvenli hareket edemedik. Ne zaman öz güvenli bir duruş sergilemeye çalışsak, yeni baskılarla, vesayetlerle karşı karşıya bırakıldık. Geçtiğimiz 15 Temmuz tecrübesi göstermiştir ki milletimiz, kendi geleceğini kendi kurma azmindedir. Bu festivalde halkımızla buluşturmak istediğimiz spor dallarından kültürel aktivitelere kadar bütün unsurlar, gerçekten bize ait olan ancak ihmal ettiğimiz şeyler.”

“Mirasımıza sahip çıkmalıyız”

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç konuşmasında, Etnospor Kültür Festivali‘ne verdikleri önemi anlatarak, “Burada, Türkiye’deki birçok vatandaşımızla ilk kez buluşacak olan geleneksel ama unutulmaya yüz tutmuş spor dalları ön plana çıkarılacak. Bu açıdan çok önemli.” şeklinde konuştu.

Etkinliği, başarılı şekilde geleceğe atılacak adımların ilki olarak gördüğünü aktaran Bakan Kılıç, “Organizasyon içinde yer alacak farklı spor dallarımız, kendini gösterme imkanı bulacak. Medeniyetimizden gelen mirasa sahip çıkmamız gerekiyor. En önemli yollarında biri de spor çalışmalarının gelenek, görenek ve medeniyetimizle içi içe olmasıdır.” ifadelerini kullandı.

Organizasyon 3 gün sürecek

Küçükçekmece‘deki Bezirganbahçe Meydanı‘nda kurulan özel alanda gerçekleştirilecek Etnospor Kültür Festivali, 26 Ağustos Cuma günü başlayacak ve 3 gün sürecek.

Vatandaşların, spor yarışmalarını izleyip, kültürel faaliyetlere dahil olabilecekleri etkinlikte, Serkan Çağrı ve Uğur Işılak ile “Dombıra” şarkısının bestecisi Kırgız halk ozanı Arslanbek Sultanbekov‘un konserlerini de takip edebilecek.

Organizasyonda, geleneksel Türk sporlarından; mangala, kökbörü, kuşak güreşi, aba güreşi, atlı cirit, atlı okçuluk, aşık oyunu, şalvar güreşi, mas güreşi, yaya okçuluğu ve yağlı güreş müsabakaları gerçekleştirilecek.

FESTİVALDE YER ALACAK OYUNLARI TANIYALIM.

Mangala

Orta Asya’daki Türk topluluklarından Osmanlılara dek uzanan bir zeka ve strateji oyunudur. En önemli özelliği her yaş ve kesimden insan tarafından oynanabiliyor olması ve oynamak için mekâna ve malzemeye bağımlı kalınmamasıdır. 2 oyuncu tarafından 48 taş ile oynanır. Oyunca 12 çukur ve kazanılan taşları koymak için 2 hazne bulunur.  24 taşa sahip olan oyuncu bu taşları önündeki 6 çukura 4’er adet şeklinde dağıtır. Zeka, strateji, kurnazlık, öngörü ve sabır gerektiren bu oyunun sonunda en az 25 taş toplayan oyuncu, oyunun galibi olur.

Gökbörü

Orta Asya Türklerinin düğünlerde ve eğlencelerde oynadığı geleneksel atlı sporlarından biri olan gökbörü, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde son yıllara kadar “ödül kapmaca” adıyla yaşatılmaktaydı. Bu oyunun amacı at koşturarak oğlağı kapmaktır. Çizilen geniş daire ile belirlenen oyun alanında biniciler aynı uzaklıktan atlarını “şikâr” denilen oğlağa doğru koşturur ve eyerden kayarak oğlağı kapmaya çalışır. Oğlağı kapan, dörtnala kaçmaya başlar. Diğer atlılar oğlağı elinden almak için takip eder. Atlı, oyun alanı çevresinde, şikâr ile bir tur atabilirse bir sayı kazanmış olur ve ardından şikârı yere bırakır. Bu defa bir başka oyuncu şikârı alarak kaçırır. Oyun böylece sürüp gider. En çok sayıyı toplayan binici veya grup, oyunun galibi sayılır.

Kuşak Güreşi

Özellikle Kırım Türkleri arasında yaygın olan kuşak güreşi, diğer geleneksel güreş çeşitleri gibi davul zurna eşliğinde yumuşak toprak veya yeşil düz zeminde eğlence amaçlı yapılır. Yaş ve ağırlıklarına göre üç boya ayrılan güreşçiler, bele sarılan iki metre uzunluğundaki özel dokuma kuşaklardan tutarak rakibin iki omzunu yere getirmesi şalka düşmesi için mücadele eder.

Aba Güreşi

Orta Asya kökenli en eski güreş türlerinden biridir. Güreşçiler sırtlarına aba giyerek ve bellerine kuşak bağlayarak mücadele eder. Günümüzde Hatay ve Gaziantep yörelerinde kapışmalı ve aşırtmalı şeklinde, uygulanış bakımından farklılık gösteren biçimde sürdürülmektedir. Dünyada giysilerle yapılan ilk güreş türlerinden olması itibariyle judo ve İsveç’te yapılmakta olan pantolon güreşinin atası kabul edilmektedir.

Atlı Cirit

Orta Asya’dan günümüze taşınan, Türklerin yüzyıllardır oynadığı ata sporudur. At üzerinde süngü ve mızrağın düşmana daha iyi savrulması amacıyla ortaya çıkmış, zaman içerisinde kurallı bir oyun haline gelmiştir. Genellikle gösteri amaçlı oynanır. Bir ciritçi oyun sahasında rakip sporculardan birine yarım veya tam çark yapmak suretiyle ciridini atar. Sporcu rakibinin kendisine atacağı ciritten sakınmak için çeşitli hareketler yapar, atın sağına soluna, karnının altına veya boynuna yatar. Bazı sporcular rakiplerini kaçış çizgisine ulaşana kadar kovalar ve ardından cirit atar. İsabet ettirebildikleri için puan kazanırlar. Oyun puanlaması kriterleri takımlarca müsabakadan önce kararlaştırılır. Toplam puanı yüksek olan takım galip sayılır.

Atlı Okçuluk

Türklerde okçuluğun, özellikle de atlı okçuluğun önemi tarih öncesi zamanlara kadar uzanır. Tarihteki Türk atlı okçuları, dörtnala giderken eyer üstünde dönüp arkaya ok atarak hedefe tam isabet ettirme ustalıklarıyla tanınmışlardır. Asya’da geçim kaynağı ve askeri tatbikat niteliği olan sürek avları, Türk atlı okçuluğunun gelişmesini sağlamıştır. Savaşçılık, avcılık, sporculuk gibi alanların dışında sosyal alanda da okçuluk önem teşkil etmiştir. Örneğin milli bayramlarda, dinsel törenlerde, düğünlerde çeşitli sportif okçuluk yarışmaları toplumsal hayatta yer almıştır.

Aşık Oyunu 

Koyunların ve keçilerin arka bacaklarında bulunan dört yüzlü kemikle oynanan tarihi bir Türk oyunudur. Kadim çağlardan günümüze gelene kadar Türkistan ve Türkiye başta olmak üzere Türklerin yayıldığı tüm coğrafi bölgelerde bu oyuna rastlamak mümkündür. Aşık oyunu günümüzde de Türk köy, kasaba ve hatta şehirlerinde oynanmaktadır.

Aşık kemiğinin yüzleri cuk (ya da çik), tok, allı ve kazak olarak adlandırılır. Aşık oyunlarından birisi zıdalıdır. Aşık kemikleri her oyuncudan eşit sayıda, yerde zıda adı verilen bir dairenin ortasına tek sıra halinde dizilir (allı ya da kazak olarak adlandırılan yüzeyleri yere gelecek şekilde dik olarak). Daha sonra oyuncular ellerinde bulunan ve genellikle daha iri ve/veya içi kurşunla doldurulmuş enek adı verilen aşıklarını daire içinde bulunan diğer aşıklara vurarak daire dışına çıkarmaya çalışırlar. Dışarı çıkan aşık atışı yapan oyuncunun olur. Dışarı çıkaramama ya da ıska geçme durumlarında oyun sırası diğer oyuncuya geçer. İlk atış daire dışından oyuncuların belirlediği bir mesafeden yapılır. Daha sonraki vuruşlarda sırası gelen oyuncu daire kenarından atış yapar. Eğer daire kenarından yaptığı atışla daire içindeki aşıklardan bir veya daha fazlasını daire dışına çıkarırsa oyuncu atış sonrası eneğin kaldığı yerden oyuna devam eder. Enek genellikle daire içinde diğer aşıklara yakın konumda kaldığından oyuncu sonraki atışlarda daha avantajlıdır.

About Kemal Gönüleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir